KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat , Türk tarafına yönelik ambargoların tümüyle kaldırılması karşılığında Maraş kentinin Rumlara iadesini önerdiklerini, ancak bunun şiddetle reddedildiğini açıkladı.
İlk kez düzenlediği aylık basın toplantısında, bir süre önce Brüksel'de gerçekleşen gizli görüşmeler hakkında bilgi veren Talat, Kuzey Kıbrıs'taki hava ve deniz limanlarının uluslararası trafiğe açılmasını, Kıbrıslı Türklere uygulanan sportif ve kültürel ambargoların kaldırılmasını önerdiklerini söyledi. Talat, bunun karşılığında 31 yıldan beri kapalı tutulan Maraş kentinin Rumlara iade edilmesi önerisinin kabul edilmemesi üzerine toplantının dağıldığını ifade etti.
Brüksel'deki görüşmelerde esnek davrandıklarını ve uzlaşıcı bir tavır sergilediklerini anlatan Talat, buna karşın Rum tarafının doğrudan ticarete kesinlikle karşı çıkması yüzünden sürecin çöktüğünü vurguladı.
'Ek protokol tanıma değil'
İki toplum arasındaki temasların arttırılmasına katkı sağlayacak olan Bostancı ve Lokmacı sınır kapılarının açılabilmesi için Kıbrıs Türk tarafının olumlu bir tavır sergilediğini ve üzerine düşeni yapmakta olduğunu anlatan Talat, Lokmacı barikatının açılmasını Türk askerinin engellediğine ilişkin Rum iddialarının tümüyle yalan olduğunu söyledi. Talat ''Karar verilmiştir, bütün kurumlarımızın onayı vardır, Bostancı'dan sonra Lokmacı'yı açmaya biz hazırız'' dedi.
Türkiye'nin, Kıbrıs Cumhuriyeti'ni de kapsayacak şekilde AB ile ek protokol imzalamasına karşı olmadığını belirten Talat, bunun Rum tarafını tanıma anlamına gelmediğini savundu.
Türk basın mensuplarının yanı sıra, Rum basın mensuplarının da izlediği toplantıda Talat'a yöneltilen sorulardan biri de mülkiyetle ilgiliydi. Özellikle Rum gazeteciler, Türk tarafındaki inşaatların yoğunluğuna dikkat çekerek Talat'ın bu konudaki görüşlerini öğrenmek istediler.
'Tutuklama çözümü zorlaştırır'
Kıbrıs sorununun çözümüyle mülkiyet sorununun da çözümleneceğini belirten Talat ise, Avrupa tutuklama emri ya da Interpol aracılığıyla çıkartılan tutuklama emirlerinin Kıbrıs sorununun çözümünü zorlaştırdığını vurguladı.
Kıbrıs sorununun iki toplumun siyasi eşitliğine dayalı bir formülle çözülebileceğini, birinin öteki üzerinde tahakküm sağlamaması gerektiğini ifade eden Talat şunları söyledi:
''Liderler kendi siyasi arzularına teslim olduğu ölçüde halklarını uçuruma sürüklerler. Bunun yerine ortak yaşamın gerektirdiği olabilirlik ölçülerini unutmadan yeni bir yaşam kurabiliriz. Biz bu yoldayız. Bencil çıkarlar üzerine kurulmuş politikalar üretmek yerine, Kıbrıs Türk halkının ortak çıkarlarını gözeterek koruyarak ve geliştirerek Kıbrıs Rum halkının da çıkarlarına saygı duyarak kurulacak bir ortak yaşamı arzuluyoruz.''
KKTC ile ilişki kurmayın
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Yemen'de gerçekleştirilecek 32. İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesi üye ülkelere birer yazı göndererek Türkiye'nin KKTC'nin ''meşrulaştırılması'' için yapacağı girişimleri geri çevirmelerini istedi.
İKÖ ülkelerine bugün başlayacak toplantı öncesinde gönderilen yazıda Rum Yönetimi, bu ülkelerin Türkiye'nin girişimlerini reddederek uluslararası hukukun ilke ve kurallarına, BM Şartı'na ve BM Güvenlik Konseyi kararlarına saygı göstermiş olacaklarını öne sürdü.
Söz konusu yazının bir kopyasını ele geçiren Cidde'de yayımlanan Arab News gazetesine göre, yazıda İKÖ üyeleri ile ''Kıbrıs'ın işgal altındaki kısmındaki yasadışı oluşum'' arasında ekonomik, ticari ve diğer alanlarda doğrudan ilişkilerin kurulması girişiminin ''uluslararası hukuk ve BMGK kararlarının ihlali'' anlamına geleceği öne sürüldü.
'Yazılı çekince koyun'
Rum Yönetimi, yazıda İKÖ ülkelerini İKÖ'nün resmi belgelerinde ''Kıbrıs Türk Devleti'' ve KKTC ile ''resmi veya gayri resmi ilişkiler'' in kurulmasına atıfta bulunulmasına karşı çıkmaya çağırdı. Rumlar ayrıca, İKÖ ülkelerinden Sana'daki toplantı sırasında Kıbrıs konusunda alınacak kararlara istenen yönde ''yazılı bir çekince'' koymalarını da istedi. Sana'daki toplantıya Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül de katılıyor.
CUMHURİYET 28.06.2005