Bush, iklim değişimini önlemeyi amaçlayan Kyoto Sözleşmesi için, “bu sözleşmeyi imzalasaydım ABD ekonomisi mahvolurdu” dedi.
Uzmanlar, ABD’nin dünyayı felakete sürükleyen bu tutumunun sadece ekonomik kaygılardan kaynaklanmadığını evangelist inanca sahip yöneticilerin büyük felaketler yaşanması gerektiği yönündeki inançlarının da bu politikada önemli rol oynadığını belirtiyorlar.
Dünya genelinde küresel ısınmaya yol açan sera gazlarının yaklaşık yüzde 40’ından sorumlu olan ABD, umursamaz tavrını sürdürmeye devam ediyor.
Bush, iklim değişimini önlemeyi amaçlayan Kyoto Sözleşmesi için, “ bu sözleşmeyi imzalasaydım ABD ekonomisi mahvolurdu” dedi.
ABD Başkanı Bush, Danimarka televizyonuna yaptığı açıklamada, anlaşmanın, Hindistan ve Çin gibi dünyayı en çok kirleten diğer ülkeleri kapsamadığını öne sürerek, “Kyoto, ekonomimizi mahvederdi. Kyoto’yu iyi niyetimden imzalayamazdım” ifadesini kullandı.
ABD, Kyoto Protokolü’nün kendileri açısından gerçekçi olmadığı görüşünü savunuyor. Uzmanlar, ABD’nin dünyayı felakete sürükleyen bu tutumunun sadece ekonomik kaygılardan kaynaklanmadığını evangelist inanca sahip yöneticilerin büyük felaketler yaşanması gerektiği yönündeki inançlarının da bu politikada önemli rol oynadığını belirtiyorlar.
İngiliz Kamu Siyasi Araştırma Enstitüsü, ABD Gelişme Merkezi ve Avustralya Enstitüsü adlı kuruluşlarca ortaklaşa hazırladığı ‘Meydan Okuyan İklim’ raporunda, ‘geri dönülemez’ olarak belirlenen nokta, yeryüzünün 1750 Sanayi Devrimi’ndeki ortalama sıcaklığından iki derece fazlası.
Dünya liderlerini bu konuda uyarmaya yönelik raporda, kuraklık, tarım üretiminde düşüş, su kıtlığı gibi sonuçlara neden olan küresel ısınmada geri sayımın başladığına dikkat çekilmişti.
Raporu haberleştiren İngiliz Independent gazetesi, dünyanın şu andaki ortalama sıcaklığının 1750’den bu yana 0.8 derece arttığını, ‘geri dönülemez’ denilen noktadan sonra büyük kuraklıkların ve su kıtlığının ortaya çıkacağını, ormanların yok olacağını, tarımda verimin büyük ölçüde düşeceğini, denizlerin seviyesinin yükseleceğini ve hastalıkların artacağını kaydetmişti.
“Ortadoğu’ya bağımlılık ulusal güvenlik sorunumuz”
ABD’nin, fosil yakıtları değişik hale sokmanın başka yollarını aradığını belirten Bush, ülkesinin, Ortadoğu petrollerine bağımlı olmasını “ulusal güvenlik sorunu” olarak nitelendirdi.
ABD Başkanı Bush, Irak’ta kitle imha silahı bulunamamasının, kendisini hayal kırıklığına uğrattığını da ifade ederken, Irak operasyonu kararını savundu.
Bush, “Saddam Hüseyin yalnızca bir zorba değil, aynı zamanda dünya barışına bir tehditti... Kitle imha silahlarını bulamasak da onları yapabilecek kapasiteye sahip olduğundan emindik” dedi.
Guardian: Blair, Global ısınmada ABD ile zıtlaşacak
İngiltere’de yayımlanan The Guardian gazetesi, Başbakan Tony Blair’in İskoçya’nın Gleneagles kentinde yapılacak G8 zirvesinin sonunda yayımlanacak belgede, global ısınma konusunda ABD’ye tümüyle ters bir tutum içine gireceğini öne sürdü.
İddiasını Başbakanlıktan sızdırılan bazı belgelere dayandıran gazete, Blair’in dünyanın önündeki en büyük tehdit olarak gördüğü global ısınma konusunda daha önce üzerinde anlaşılan metne ters görüşlerin sonuç bildirgesine girmesini sağlayacağını iddia etti.
Guardian, kabinedeki bakanların Blair’i bu konuda çok kararlı gördüklerini, “silahının kabzasına sıkı sıkı sarılmış” sözleriyle ortaya koyduklarını da yazdı.
Gazete, iddiasının gerçekleşmesi halinde ilk kez bir G8 zirvesinde sonuç bildirgesi üzerinde bölünmüş bir görüntü ortaya çıkacağını ve ilk kez dünyanın en güçlü devletinin böyle bir noktada “yalnız kalacağını” bildirdi.
Guardian, Blair’in çevresinden aldığı uyarılara rağmen bu konuda “kumar oynamakta” kararlı olduğunu da yazdı.
MİLLİ GAZETE 02.07.2005