İnsan Hakları Örgütleri Çin'i kısa bir süre önce, Doğu Türkistan'da yaşayan Uygur Türkleri'nin haklarını çiğnemekle suçlamışlardı. Çin ise bu suçlamaları reddetmişti. Bir yandan bu gelişmelerin yaşandığı Çin'in başkenti Pekin'in dar sokaklara sahip New Je Mahallesi'nde ise her yer İslamiyet kokuyor.
Büyük camiinden, İslami lokantalarına, Müslüman tüccarlarına kadar Müslümanlar için bütün hayat şartları kolaylaştırılmış bu mahalleye çalışmak için gelen diğer kavim mensupları da aynı şekilde hiç yabancılık hissetmiyorlar. Hoşgörü ve karşıdakinin görüşlerine saygı bu mahallenin temel prensiplerinden bir tanesi. Diğer taraftan Çin Hükümeti de bu mahalle sakinlerinin olumsuz şartlarını iyileştirmek için faaliyetlerde bulunuyor.
Pekin'in güneyinde bulunan New Je Mahallesi'nin, lokantaları ve binalarına bakıldığında burada Müslümanların yaşadığını anlamak hemen mümkün oluyor. Bir tarafı evlerin dizili olduğu dar sokaklara sahip New Je Mahallesi'nde, Huwe ırkından gelen 10 binden fazla Müslüman yaşıyor.
Amaç kötü imajı değiştirmek
Pekin Belediyesi, 1997 yılından bu yana, New Je'de olumsuz hayat şartlarını daha iyileştirebilmek için çalışmalarını sürdürüyor. Türkistan Bölgesi'ndeki Müslümanlara karşı baskıcı tavırlarıyla bilinen Çin Hükümeti, New Je Mahallesi'ndeki yenilik projeleriyle yıllardır sahip olduğu kötü imajı değiştirmeye çalışıyor. Tisyan Yan Ya Çin Haber Ajansı, 40 metre boyunca sokağı uzanan New Je Mahalle sakinlerinin yeni evlere taşındıkları haberini verdi.
Ayrıca bu mahallede bulunan İslami lokantalar, farklı eşyalar satan dükkanlar, Huwe Kavmine ait ilk ve lise dereceli okullar, hastane ve yaşlılar evi mahalle Müslümanlarına büyük rahatlık ve kolaylık sağlıyor.
Pekin'deki En Eski Camiler
New Je Mahallesi'nde ünlü New Je Camii bulunuyor. Tarihi 1000 seneden daha fazla zamana dayanan bu camii, Çin'in en eski ve en büyük camii. Genişletme ve restore çalışmalarından sonra bu camii, Çin'in kuzeyinde önemli bir dini merkez halini aldı. Huwe Kavmi, toplam mahalle halkının 5'te 1'ini oluşturuyor. Bu kavim halkının büyük çoğunluğu Müslüman ve camiinin yakınında yaşamayı seviyorlar. İslam kültürünü yaşatmaya çalışan bu Müslümanlardan bir kısmı namazlarını düzenli olarak camiide eda etmeye özen gösteriyorlar.
New Je Camii İmamı İn Ku Fang, her gün camiide namaz kılanların sayısının 100 ila 150 arasında değiştiğini, bu sayının Cuma namazında 500 ila 800'e kadar ulaştığını ifade etti. Ramazan bayramında ise, camiide namaz kılanların sayısı 2000'e kadar çıkıyor.
Üniversite Eğitimi
New Je Mahallesi'nden geçtiğimiz yakın yıllara kadar mahallede çok az üniversite mezunu bulunurken, bu sayı her yıl belirgin bir şekilde artış göstermeye başladı. 2004 yılında toplam 54 kişi üniversiteye girme hakkı kazandı. Mahalle öğrencileri, üniversite eğitimleri için, Çin'in en meşhur iki üniversitesi olan Pekin ve Tişinguhu Üniversiteleri'ne gidiyorlar.
New Je Mahallesi, diğer kavimler için de önemli bir iş sahası haline geldi. Dışarıdan gelen bu kişilerle New Je Mahallesi halkı arasında kavim farkı gözetilmiyor. Herbiri diğerinin örf ve adetlerine saygı gösteriyor. Han Kavmi'nden kısa bir sıra önce New Je Mahallesi'nde işe başlayan Teşavi Şi Min, bu mahallede sanki Huwe kavmi değil, kendi kavmi yaşıyormuş gibi rahatlık hissettiğini ifade ediyor.
DinÎ İnanışlar Hakkında Yasa
Çin Hükümeti, İslami hususları ilk defa tam olarak kapsayan 'Dini Haller Satırları' başlığı altında çıkardığı kanunla, vatandaşların dini hak ve çıkarlarını, dini inanışlarını, mezheplerini, dini organize mekanlarını gözetiyor. Aynı kanunla ayrıca, vatan ve toplumun genel menfaatleri de koruma altına alınıyor. Kanun, 01.03.2006 tarihinde yürürlüğe girecek.
Çin İslami Cemiyeti Başkanı Helaleddin Teşan Kuvang Yuvan, yürürlüğe girmesi beklenen bu kanunla, dini işlerin yasallık kazandığını, Çin İslami Cemiyeti'nin bu kanun bentleri çerçevesinde çalışmalarına devam edeceğini, ayrıca değişik kavimlerden böylelikle İslamiyete geçenlerin sayısının artacağını söyledi. Çin İslami Cemiyeti, Müslümanların vatan örgütü olarak nitelendiriliyor.
Cemiyet, bilgilerin, İslami örf ve adetlerin yayılması, İslami şahsiyetler ve farklı ülkelerden farklı kavimlerle karışmasının sağlanması, Çin Müslümanları ile diğer Müslümanların ilişkilerinin geliştirilmesi hususlarında sorumluluk üstleniyor. Çin, farklı inanışlar ve farklı gruplardan insanların yaşadığı bir ülke. Nitekim bu ülkede dünyanın başlıca dinleri olan İslamiyet, hristiyanlık ve budizm ile farklı bazı inançlar görülmekte.
Çin'de 100 milyon inanç sahibi kişi ve 300 bin de din adamı bulunuyor. 1949 yılında Çin Cumhuriyeti'nin kurulmasının ardından, Çin Anayasası'na, dini inanış özgürlüğü bendi konuldu. Bu bende göre, hiç kimse, resmi bir birim, kurum veya kişiler tarafından başka bir dine geçmeye zorlanamaz. Bir dine inanan kişiler inanmayanlara veya inanmayanlar inananlara zulmedemezler. Devlet dini organizasyonları destekliyor. Bunun yanında dinin kullanılarak genel düzenin, eğitim düzeninin, vatandaşların selametinin bozulmasını ayrıca dini cemiyetler ile dini işlerin yabancıların kontrolü altında olmasını yasaklıyor.
Doğu Türkistan'da baskı ve zulüm
Ancak insan hakları örgütleri, bu iyi gelişmelerin görülmesine karşın, Çin'in en büyük bölgelerinden olan Doğu Türkistan'da insan haklarının çiğnendiğini, Müslümanlara karşı baskı rejimi uygulandığını ortaya koyuyor. Çin bölge halkı şiddetle karşı çıksa da bölgenin ismini de ısrarla Doğu Türkistan'dan Şinciyanc'a çevirdi. Doğu Türkistan 1 milyon 600 bin kilometre kare yüzölçümü ile bugün Çin'in %17'lik büyük bir alanını kapsıyor.
Merkezi Amerika'da bulunan İnsan Hakları Örgütleri'nin (Human Right Watch) 12.04.2005 tarihinde ortak çıkardıkları 'Çin'de insan hakları' isimli raporda, Çin'in Doğu Türkistan'da yaşayan Uygur Türkleri'ne baskı rejimi uyguladığını, dini, kültürel haklarını, terör ve ayrımcılık yapıyorlar gerekçesiyle çiğnediği açıklanmıştı. Bu rapora karşın Çin, bu suçlamaları kabul etmedi.
VAKİT 06.07.2005