İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Hazar savaşı…

Dünya
|

Hazar petrolü ve enerjisi, tıpkı Ortadoğu petrolleri gibi, dünya politikasını belirleme gücüne sahip. Petrol şirketlerinin ve küresel sermayenin çıkarları ise bütün ülkelerin politikalarını belirliyor. Onlar bir boru hattı için ülkeler işgal ettiriyor, bir petrol kuyusu için haritalar çiziyor, bir varil petrol için rejim değiştiriyor. Akdeniz, Karadeniz ve Hazar...

Kafkaslar ve Orta Asya’nın geleceği üzerinde Hazar merkezli bir kriz giderek yaklaşıyor. Bölge yeni bir Ortadoğu olarak öne çıkıyor. Hazar merkezli zenginliğin paylaşılması, paylaşımdan ziyade bir kapışma, çatışma şeklinde kendini gösteriyor ve bu gerilim giderek bütün merkezi güçlerin rol aldığı küresel ölçekli bir alev topuna dönüşüyor... Rusya, Çin ve İran arasındaki yakınlaşma Hazar’ı hedef alan ABD ve müttefiklerini durdurmaya yönelik. Bugüne kadar Basra Körfezi’nden gelen tehditlere göre konuşlandırılan İran ordusu, Kuzey’den gelecek yeni tehdide karşı hazırlık yapıyor. Hazar’a yönelecek ve Gürcistan, Türkiye, Azerbaycan tarafından desteklenecek ABD müdahalesi, Rus-İran tarihi ittifakını parçalayabileceği gibi, Rusya’yı Karadeniz ve Hazar’dan uzaklaştırabilir... Çeçen mücadelesinin yeniden ivme kazanması ihtimal dahilinde. “Yeni Avrupa”, NATO’nun genişleme haritası ile Ukrayna ve Azerbaycan atağının dışında ABD Romanya, Macaristan ve Bulgaristan’a yerleşiyor. Bu ülkelere dev askeri üsler kuruyor. Bu adımlarla hem Doğu Avrupa, Karadeniz çevresi ve Kafkaslar’a yerleşiyor hem de AB’nin Rusya, Kafkaslar ve Orta Asya’ya açılan kapılarını kapatıyor. Bunlarla yetinmeyen ABD’nin, Türkiye’den Sabiha Gökçen, Samsun, Trabzon hatta Sinop ve Hopa ile Ordu’nun Ünye bölgelerinde üs istediğini hatırlayalım. ABD, Bulgaristan, Romanya, Türkiye’nin Karadeniz’e açılan liman ve havaalanları ile Gürcistan ve Azerbaycan’a yerleşince nasıl bir harita ortaya çıkacak? Tabii ki, Kuzey Kafkaslar karışacak. Tabii ki, Karadeniz tam anlamıyla bir Amerikan gölü haline gelecek. Bu süreçte Doğu Karadeniz, belki de Doğu Akdeniz kadar hassas bir bölge haline gelecek. ABD, AB ve Rusya’nın Doğu Akdeniz’deki mücadelesinin bir benzerini Doğu Karadeniz’de görebiliriz… Hazar petrolü ve enerjisi, tıpkı Ortadoğu petrolleri gibi, dünya politikasını belirleme gücüne sahip. Türkiye gibi bölge ülkelerinin politikaları bu projelere göre şekilleniyor. Petrol şirketlerinin ve küresel sermayenin çıkarları ise bütün ülkelerin politikalarını belirliyor. Onlar için ulusların kaderinin, çektiği ızdırabın hiçbir önemi yok. Onlar bir boru hattı için ülkeler işgal ettiriyor, bir petrol kuyusu için haritalar çiziyor, bir varil petrol için rejim değiştiriyor. Akdeniz, Karadeniz ve Hazar... ABD bu üç denize de hakim olmak istiyor. Ancak 21. yüzyılı tek başına belirlemeye kalkışan Amerika’nın her istediğini yapabileceğine inananlar yanılıyor. Bunu dar anlamda Irak’ta gördük. Biraz zaman geçsin Irak’ta daha fazlasını göreceğiz. Başka bölgelerde de göreceğiz. ABD siyasi olgunluk sınavını kaybetti. İnsanlığın vicdanında mahkum oldu. Avrupa’dan Doğu Asya’ya kadar bir çok siyasi oluşum, bölgesel yakınlaşma arayışları öncelikle ABD’yi hedef alıyor. ABD’nin ekonomik ve askeri gücü bu direnci ezmeye yetmeyecek. 5.7.2005 / İBRAHİM KARAGÜL / YENİ ŞAFAK
AKRA