PKK terör örgütünün "yasadışı akaryakıt ticareti" ile finanse edildiği ve Kuzey Irak'taki etnik oluşumun kaynağının yıllık 500 milyon dolarla "sınır ticareti"nden sağlandığı belirlendi.
Meclis Akaryakıt Kaçakçılığını Araştırma Komisyonu Raporu, PKK terör örgütünün finansmanı ve Kuzey Irak'ta Kürt Devleti oluşumunu güçlendiren kaynağın "yasadışı petrol ticareti" ile "sınır ticareti"nden sağlandığını ortaya koydu. Dün açıklanan raporun "Akaryakıt Kaçakçılığının Bölücü Terör Örgütleri ve Bölge Siyaseti Üzerindeki Etkileri" bölümünde şu saptamalar dikkati çekti: "1984 yılında başlayan bölücü terör örgütünün gerek finansmanında gerekse sınır geçişlerinde yasadışı akaryakıt ticareti ile sınır ticareti önemli yer tutmaktadır. Özellikle Habur üzerinden Irak ile yapılan ticaretten yararlanan kesimlerin başında terör örgütü gelmektedir. Örgüt mensupları İran, Irak ve Suriye hattından sınır geçişlerini, at sırtında yapılan akaryakıt kaçakçılığı ile iştigal eden yöre halkı arasında yaparken, bir taraftan da bu ticaretten nemalanmış diğer taraftan güvenli geçiş noktaları bulmuştur."
500 MİLYON DOLAR HASILAT
Raporda; "sınır ticaretinin, yöre halkının teröre bulaşmaması" için düşünüldüğü aynı zamanda Irak'ın kuzeyinde oluşan fiili durumun siyasi ve hukuki bir zemine dayanması için bir anlamda finansmanının koalisyon güçleri ve ülkemiz açısından gerekli olduğu değerlendirmesiyle teşvik edildiğinin altı çizildi. Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar karşısında yayımlanmayan Bakanlar Kurulu Kararlarıyla yürütülen bu uygulamanın 2003 yılına kadar devam ettiği vurgulanan raporda şöyle denildi: "Habur'un karşısında yeralan İbrahim Halil Gümrük Kapısı'ndan yıllık ortalama 500 milyon dolar gelir elde eden K.Irak'taki etnik oluşum, bu gelirle hem bölgesel idarelerini ekonomik ve siyasal anlamda güçlendirmiş, hem Irak'ın kuzeyi için muhatap olarak kabul edilmiş, hem de Irak'a yapılan ikinci müdahale sonrasında yeni dönemde Irak'ın yönetimine talip olan kuzeyde yerleşik etnik oluşuma yaşamsal destek sağlamıştır."
BARZANİ-UDAY ORTAKLIĞI
Rapora göre, 1991 yılındaki 1. Körfez Savaşı sonucunda, Kuzey Irak'ta bölgesel otonom idare oluşturan iki etnik grubun (Barzani ve Talabani kastediliyor) gelir kaynaklarından birisi de, Irak-Türkiye arasında yük taşıyan Türk plakalı araçlara mutad depo (araç üstü depo dahil) kapsamında verilen motorinin satışından temin edilen kaynak oluşturdu. Kuzey Irak'ta 'ASYA' isimli şirket üzerinden Türk plakalı araçlara satılan motorin miktarının 11 milyon varil olduğu kaydedilen raporda, "Belirtilen şirketin ortaklarından birinin Habur'un karşısındaki İbrahim Halil Gümrük Kapısını da kontrol eden KDP liderinin kardeşi N.Barzani ile Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in oğlu Uday'ın olması dikkat çekicidir" ifadesine yer verildi.
Irak savaşı sonrası rant 7.9 katrilyon lirayı buldu
MECLIS Akaryakıt Kaçakçılığı Araştırma Komisyonu, Mayıs 2003-Nisan 2005 döneminde Irak'a yapılan petrol sevkıyatını da masaya yatırdı. İskenderun ve Mersin gümrüklerinden çıkan tankerlerden 37 bin 895'inin Habur'dan çıkış kaydına ulaşamadı. Irak'a yapılan sevkıyatın yüzde 45'inin bu ülkeye gitmediğini belirledi. 2. Körfez Savaşı sonrası Irak'a yapılan akaryakıt ticaretinin yeniden değerlendirilmesini isteyen komisyon, şu tespiti yaptı:
BÜYÜK VERGİ KAYBI
"Irak'ın rafinaj ünitelerinin savaş sırasında devre dışı kalması ve işlenmiş petrol ürünlerine ihtiyaç duyması üzerine başlayan bu ticaret ülkemiz lehine işlememiştir. Küçük karlarla ülkeye döviz girdisi olması beklenirken, bununla karşılaştırılamayacak ölçekte akaryakıt yurtiçinde kalmıştır. Yurtiçinde kaldığı anlaşılan 2.595.160 ton akaryakıt geveya Irak'ın Türkiye'ye ihracat olarak gönderdiği fakat gümrük kayıtlarında görülmeyen 3.157.187 ton akaryakıt yurda kaçak sokulmuştur. Son 2 yılda sadece Irak'tan Türkiye'ye giren veya Irak'a gitmesi gerekirken içerde bırakılan akaryakıt miktarı toplam 5.752.347 ton'dur. Bu, Türkiye'nin yıllık petrol tüketiminin yüzde 15'idir. 5.752.347 ton kaçak akaryakıttan alınacak vergi ise 7 katrilyon 910 trilyon liradır.
Kaçakçılıkta Irak kara delik
KOMISYON, akaryakıt kaçakçılığındaki yöntemlerle bunların nasıl uygulandıklarını, boyutlarını ve ekonomiye verdikleri zararları ortaya çıkardı. Akaryakıt kaçakçılığının yüzde 75'ini Kuzey Irak üzerinden gerçekleşiyor. Bu 3 akaryakıt firmasına 123 milyon dolar rant sağlanırken, 360 trilyon liralık Hazine zararına yol açıldığı belirlendi. Çift fatura ve konşimento ile beyan harici getirilen akaryakıtın dağıtım şirketlerinin antrepolarına konularak uygulanıyor.
İsimsiz ürün icat etmişler
TBMM Araştırma Komisyonu, kaçakçıların akaryakıta kattığı solvent, bazyağı gibi ürünlerin dışında bugüne kadar bilinmeyen bir kimyasalı daha saptadı. Solvent ve bazyağı PİGM ve EPDK iznine tabi iken bu kurumların herhangi bir ithal iznine tabi olmayan ürünün ismi yok numarası var. 2710.19.25.00.00 GTİP (Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu) numarasına sahip olan ve "Orta yağlar sınıfında bir yağ" olarak tanımlanan ürün benzine ve motorine de katılabiliyor ve ithali hızla artıyor.
SABAH 07.07.2005