Katliamın yıldönümünde acıları bir defa daha tazelenen Başbağlarlılar, en çok da, yakınlarını hunharca şehid eden katillerin bulunamamasına tepki gösteriyor. Devlet yetkililerine çağrıda bulunan şehid yakınları, bu acılarının dindirilmesi için katillerin bir an önce yakalanıp cezalandırılmasını istiyorlar.
Dizimizin bu bölümünde, Başbağlar Köyü'nde şehid yakınlarıyla gerçekleştirdiğimiz görüşmeleri bulacaksınız.
"HZ. ÖMER'İN ADALETİ NERDE?"
Kocasını kaybeden Hatice Özdemir, en çok katillerin bulunmamasına isyan ediyor. "Hz. Ömer'in adaleti nerde?" diyen Özdemir, "Köyümüzü basanlar, yakınlarımızı öldürenler hâlâ elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Devlet nasıl sessiz kalabiliyor bu olaya? Bizi nasıl böyle sahipsiz bırakıyor? Ama Hz. Ömer'in adaleti yok ki devletimizde. Yoksa bu katil sürüsünü çoktan yakalardı. Bir tanesi bile yakalanmadı. Bir gün bir televizyonda veya gazetede bir katilin yakalandığına dair bir haber alırız umuduyla bekledik. Ama olmadı. Katiller yakalanmadı" şeklinde konuştu.
"Eşimin cenazesini bile bulamadık"
Yürek yakan bir başka olay ise, Hatice Aydınlı'nın yaşadıkları. Aydınlı'nın eşi katliamda yanarak ölmüş ve cenazesi bulunamamış. "Eşimin cenazesi bile bulunamadı" diyen Aydınlı da, diğer şehid yakınları gibi katillerin bulunamamasına isyan ediyor. İşte, Hatice Aydınlı'nın anlattıkları: "Akşam teröristler evimizi bastı. Kadının biri benim elimden tuttu. 'Bırak beni, ne yapacaksın?' dedim. O da, 'Çık dışarı, sen kendi canını kurtar' dedi. Beni dışarı çıkarırken, içerde kalan eşimi öldürdüler. Evi de yaktılar, eşim de alevler arasında kaldı. Cenazesini bile bulamadık. Kadınları ve çocukları vurmadılar. Bize, 'Bu acı size yeter' diyerek, bizi öldürmekten vazgeçtiler.
Süleyman Aydın: Köyümüzü terketmeyeceğiz
65 yaşındaki Süleyman Aydın, katliamda sağ kurtulanlardan, yani bir gazi. Süleyman amca, katliamda vücudunun çeşitli yerlerine 4 kurşun almış. Kurşunlardan dolayı bir ayağı sekiyor. Ama yüreği sapasağlam. Hayata sımsıkı sarılmış. Olayı ondan dinleyelim: "Biz akşam namazında iken teröristler köyümüzü bastılar. Bir kısmı evleri tek tek dolaşırken, diğer kısmı da camiye baskın düzenledi. Bizleri namaz kılarken apar topar camiden çıkardılar. Sonra bizi köy meydanında topladılar. Burda, 'Buralar bizim topraklarımız. Bundan böyle devlete vergi vermeyeceksiniz, çocuklarınızı askere göndermeyeceksiniz' şeklinde 10 dakika kadar kendi propagandalarını yaptılar. Konuşmadan hemen sonra aralarından biri, 'Acımak yok' dedi ve 'Atış serbest' emri verdi. Ondan sonra üzerimize kurşunlar yağmaya başladı. Hepimiz orda yere yığıldık. Ben vücudumun çeşitli yerlerine 4 kurşun aldım ve bayıldım. Gözlerimi açtığımda Elazığ'da hastanedeydim. Tam bir ay hastanede tedavi gördüm. Zaten bayıldıktan sonrasını hatırlamıyorum."
Süleyman Dede; Sivas olaylarının bedelinin kendi köylerine ödettirilmesini, köyün İslâmi duyarlılığına ve devlete olan bağlılığına bağlıyor. Aydın, " Biz yine köyümüze sahip çıkacağız. Terketmeyeceğiz. Şehidlerimizi burda yalnız bırakmayacağız. Çünkü, bizim köyleri bırakmamız demek, köyümüzü yakıp yıkan teröristlerin amacına ulaşması demek" diyor.
Katliamın yetimi, babasına ağlıyor
Henüz 1 buçuk yaşında iken katliamda babasını kaybeden Merve Özdemir, şimdi 14 yaşında. Merve de diğer Başbağlarlılar gibi, yaşadığı İstanbul'dan, şehit olan babasını anmak için Başbağlar'a gelmiş. Merve'ye babasını sorduğumuzda bir süre suskun kaldı. Bir şeyler söylemek istedi, ama olmadı, kelimeler boğazında düğümlendi. Ve ağlamaya başladı. Annesi ve çevresindeki kadınlar, onu teselli etmeye çalıştılar. Merve, sadece "Onu çok özlüyorum" diyebildi. Merve'nin yerine konuşan annesi Hatice Özdemir, "Dün İstanbul'dan yola çıktık. Dünden beri kızım babasını soruyor. Onu çok özlüyor. Köye gelir gelmez babasının elbiselerini aramaya başladı ve onun eldivenlerini buldu. Onları öpüp koklayan kızım, eldivenleri hep saklayacağını söyledi" dedi.
Taşdelen: Katiller bir an önce yakalanmalı
Köyde katliamdan kısa bir süre sonra muhtar olmuş (1994) ve 2004 yılına kadar bu görevi sürdürmüş Mahmut Taşdelen, "Devlet bize sahip çıksın yeter. Bizim devletimizden maddi bir beklentimiz yok. Başbağlar dosyasının artık tozlu raflardan indirilip, yeniden açılmasını istiyoruz. Bu olayın faillerinin artık yakalanmasını bekliyoruz. Bir devlete düşen de bu zaten. Sadece evlerimizin yapılması yetmiyor" ifadelerini kullanıyor.
Başbağlar Katliamı 12.yılında - SALİH BİLİCİ
VAKİT 08.07.2005