Ortada Irak-Amerikan çelişkisinin bir başka görüntüsü var. Irak yönetimi ile Irak’ta savaşan örgütlerin arasındaki uçurumun derinleştiği bir zamanda Amerikan Savunma Bakanlığı bu örgütlerle veya en azından bazılarıyla gizli görüşmeler yapıyor. Rumsfeld, resmen bunu itiraf etti ve görüşmelerin ‘eli kana bulaşmayan’ örgütleri içerdiğini ifade etti.
Fakat kimin kanına, Iraklıların mı yoksa Amerikalıların mı olduğunu belirtmedi. Sonra Irak ve Amerikan güçleriyle savaşan bu silahlı ‘melekler’ kim?!. Hem neden Iraklılar değil de Amerikalılar görüşüyor ve bu, nasıl bir görüşme ki Irak yönetiminin sırtında ve ona danışmaksızın hatta bilgisi olmaksızın yapılıyor? Aynı olay Vietnam’da olmuştu. ABD, Vietnam Özgürlük Cephesi güçleriyle Washington destekli Saygon hükümetinin haberi olmadan görüşmeler başlatmıştı. Bu görüşmeler anlaşmayla meyvesini verince Amerikan güçleri Saygon’u Özgürlük Cephesi’ne bırakarak çekildi. Güney Vietnam, intikam ateşiyle tutuşan Kuzey Vietnam için kolay bir lokma oldu. Dolayısıyla Amerikan güçlerinin daha önce Kuveyt’te yaptığı gibi sınırlı bir hedef için Irak’ı işgal ettiğini düşünmek saflık olur. Soğuk Savaş sonrası dünya öncesi gibi değil artık. Daha büyüğü geliyor.
8.7.2005 / M. EL SEMMAK / EL MÜSTAKBEL / ZAMAN