İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

'Düzeni bozanın düzeni bozulur'

Dünya
|

ABD, 11 Eylül saldırılarını bahane ederek Afganistan ve Irak'ı işgal etmesiyle birlikte bütün dünyayı sonu olmayan derin bir felakete sürükledi.

Adeta Pandora'nın kutusunun açılmasına benzetilen Londra'daki son ölümcül saldırılar, bir anda gözleri yine bu saldırıyı gerçekleştirenlere çevirse bile, unutulan hep şu oluyor: "Neden ABD, Türkiye, İspanya ve Londra bu saldırılara hedef oluyor?" Bu soruya gerçek anlamda cevap verilmediği müddetçe, birçok ülke yeni saldırılarla karşı karşıya kalacaktır. YAPTIKLARINIZIN BEDELİNİ ÖDÜYORSUNUZ Başkalarını terbiye etmekle kendini görevli sayan ABD'nin, Taliban yönetimini, El Kaide lideri Usame bin Laden'i barındırıyor bahanesiyle devirmesinin ardından bütün dünya bombalı saldırılarla tanıştı. Bu saldırıları körükleyen ikinci olay da; Irak'ın haksız ve hukuksuz işgaliydi. Olmayan kitle imha silahlarını bahane eden ABD Başkanı Bush'un yandaşlarıyla birlikte BM'nin karşı çıkmasına rağmen Irak'a savaş açıp, bu ülkeyi işgal etmesi bardağı taşıran damla oldu. ABD'nin yanıltmalarına rağmen başta Uluslararası Atom Enerji Kurumu olmak üzere birçok kuruluş Irak'ta kitle imha silahları yok açıklamasında bulunmuştu. ABD lideri Bush da geçen hafta Kongre'de yaptığı konuşmada; "Irak'ta kitle imha silahı bulamadık, üzgünüz. Ancak bu ülkede bulunmak zorundayız" demişti. Bush'un bu açıklamasına ABD içinden ve dışından birçok tepki gelmiş, "Madem kitle imha silahı yoktu, neden bu ülkede hâlâ duruyoruz. Her gün onlarca sivil ve askerimiz hayatını kaybediyor. Bir an önce bu ülkeden çekilmeliyiz" söylemleri artmıştı. Bütün bu tepkilere rağmen ABD Başkanı Bush'un, Irak ve Afganistan'da kalmanın bölgedeki zengin petrol ve stratejik çıkarları korumak olduğunu söylemişti. CANINIZ YANINCA SES ÇIKARIYORSUNUZ Dünya alem biliyor ki, ABD öncülüğündeki ülkelerin Irak ve Afganistan'da bulunmalarının birinci sebebi ne bu ülkeye özgürlük getirmek ne de olmayan kitle imha silahlarını bu ülkeden arındırmak! Gerçek sebep; bu ülkelerdeki petrol ve diğer yeraltı zenginliklerine sahip olmak... Çünkü bu ülkeler dünya kurulduğundan beri aşağılık emperyalistlerin hep saldırı mekanı olmuştur. Irak ve Afganistan'ın işgaliyle birlikte bu iki ülkede her gün aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu onlarca sivil ABD öncülüğündeki işgalcilerin bombardımanı ya da işkencelerinden hayatını kaybetmekte ya da aşağılık işkencelere maruz kalmaktadır. Irak ve Afganistan'da yaşanan bu çirkinlik ve katliamlar nedense şimdiye kadar sessiz kalan, vicdanları uyanmayan, bugüne kadar kendilerini dünyanın efendisi gören Batılı ülke liderlerinin New York, Madrid ve Londra'daki saldırılardan sonra birden vicdanları uyanmaya başladı. Saldırının bir katliam olduğunu, terörün bir an önce ezilmesinin şart olduğunu açıkladılar. Nedense Filistin'de, Irak'ta, Afganistan'da, Keşmir'de, Çeçenistan'da, Somali'de öldürülen insanlar hakkında bugüne kadar bu ülkelerin vicdanları uyanmadı ya da görmezlikten gelindi. Kurşun kendinizi hedef alınca, canınızı yakınca, ateş ocağınıza düşünce mi ses çıkarmak aklınıza geldi? BU ATEŞİ BİZ DEĞİL, SİZ YAKTINIZ "Neden biz hedef tahtasındayız" diye hiç soruyor musunuz? Bu sorgulamayı yapmadığınız sürece hayali düşmanlıklar üretip, sonunda kaybeden sizler olacaksınız. Evet, Ortadoğu'nun işgalinden bu yana, dünya istenmeyen saldırılarla karşı karşıya kaldı. Hiç kimse, hiçbir vicdan insanların hedefe alınmasını, çocukların, kadınların ve sivillerin öldürülmesini istemez. Bütün vicdanı hür ülke insanları şu soruyu kendine sormalı, "Kendini terbiye edemeyenin başkalarını terbiye etmeye hakkı var mı ya da dünyanın efendisi hakkını Batılılara kim veriyor?" Biz Araplar arasında çok söylenen bir atasözü vardır, "Haksız yere başkasının dengesini bozanın, bir gün kendi dengesi de bozulur." Evet, bu atasözü, şu an dünyada yaşananları özetliyor. Kimse başka ülkelerin içişlerine karışmasın, kendi ülkelerinin işine baksın. Biz Araplar olarak Osmanlı'nın parçalanmasından sonra günyüzü, huzur bulamadık. Emperyalistlerin kurdurduğu küçük küçük devletler yüzünden birbirimizden uzaklaştık ve gelinen son ise korkunç. Şu an halklarımız çoğunlukta olduğu halde, yöneticilerimiz Batı ve ABD güdümlüsü. Gerçek anlamda bu liderlerimiz güdümlü olmasaydı, bizler bugün içine düşürüldüğümüz bataklığın içinde her gün onlarca can vererek, bu zillete düşmezdik. Hastalık varsa, sebebi de vardır. Bugün New York, İstanbul, Madrid ve Londra'daki patlamalar, tabiiki hiç kimsenin istemediği olaylardır. Ordadoğu'daki halklar değil, sömürgecilerin bitmek bilmeyen sömürü iştahlarıdır. VAKİT 09.07.2005
AKRA