İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Afrika İslâm'a koşuyor

Afrika İslâm'a koşuyor
Dünya
|

Zimbabwe Müslüman Alimler Meclisi ve Zimbabwe Üniversitesi Arapça ve İslâmi Dersler Kısmı Başkanı Ömer Biri, ülkede Müslümanların durumunun görünür bir şekilde iyileştiğini ifade etti.

İslâmi kurumlar; İslâmiyet'in gerçek anlamda tanınması, gayrimüslimlerin İslâm'ı öğrenmesi ve İslâm'ı hedef alan tüm kötü saldırıların önüne geçilebilmesi açılarından önemli rol oynuyor. Ömer Biri, Müslümanların, eskiden sömürü hükümetleri döneminde olduğu gibi kötü muamelelere maruz kalmadıklarını açıkladı. Öyle ki bu hükümetler, Müslümanları öldürdükleri zaman kutlamalar düzenliyorlardı. Şu an Zimbabwe Müslümanları, layık oldukları yere geldiler. Afrika kıtasında en faal Müslümanlardan olan bu azınlık, İslâm'ın tanınması yolunda büyük başarılar kazanıyor. Vesne Kabilesi halkı arasında İslâm giderek yayılmaya başladı. Bu kabileden tam 7000 kişi Allah'ın izniyle İslâmiyet'e ikna olmak üzere. Afrika kıtasında İslâmiyet giderek yayılıyor ve değişik Afrika dillerine Kur'an-ı Kerim tercümeleri yapılıyor. İŞGALCİ SÖMÜRÜ YÖNETİM DÖNEMİ Zimbabwe, bir dönem İngiliz işgali altında kaldı. Bu dönem boyunca Müslümanlar, her türlü eğitim ve öğretim hakkından mahrum bırakıldı. Öyle ki, 1000 okulun kapatılması sonucu, Müslümanların % 97'si okuma-yazma bilmez hale düştü. Sömürücü yönetim Müslümanlara karşı ırkçı ayrımcılık yaptı. Bunun en önemli sebebi ise İngiltere ülkenin servetlerine el koymak için kralla antlaşma yapmak isterken, Müslümanların defalarca krala bu teklifi reddetmesi için elçi göndermesi idi. Sonunda işgalci İngiltere bu halden sıkıldı ve Müslümanları hedef almaya başladı. 1000 Müslümanı öldürdü. Ve Müslümanları öldürdüğü için eğlenceler düzenlediler. Topraklarına el koydular. Şu anda bile Zimbabwe halkının tapulu ziraat alanları, belgesiz olarak İngiliz vatandaşlarının kullanımı altında bulunuyor. Bu ayrımcılık ayrıca, Avrupalılar ve Afrikalılar arasında haklar ve görevler alanlarında da kendisini gösteriyordu. 1965 yılı Kasım ayında, ülkenin başında bulunan İngiliz Seseel Rodos, ülkesine isyan ederek, Zimbabwe'de bağımsızlığını ilan etti ve Afrikalılar'ın dahil olmadığı bir beyaz hükümeti kurdu. Tabii bu hal dünya devletlerinin tepkisini topladı. Güvenlik Konseyi de bu hükümetle ekonomik ilişkilerin kesilmesi ve hükümetin cezalandırılması yönünde kararlar aldı. Müslüman halk, bu hükümete karşı ayaklanarak 1980 yılının Nisan ayında özgürlüğünü ilan etti. ZİMBABWE ESKİDEN İSLÂM DEVLETİYDİ Zimbabwe, eskiden bir İslâm ülkesiydi. 1888 yılında toplam nüfus 2 milyon iken Müslümanların sayısı 1 milyonu aşıyordu. Kalan kısmı ise Vesne kabile halkı oluşturuyordu. Bugün ise Müslümanlar, 10 milyon nüfusun arasında % 2 gibi bir oranla ancak azınlık oluşturuyorlar. Buna rağmen Müslümanlar; kimliklerini, akidelerini korumayı, çocuklarını İslâm terbiyesi çerçevesinde yetiştirmeyi başarabilmişler. Zimbabwe'de İslâm daveti ve eğitimi için çalışan bazı İslâmi kurumların yanı sıra, Müslüman Alimler ve İslâmi Durumlar-İşler Meclisi, Fetva Evi ve Müslüman Cemiyeti ile İslâmi uyanışın yayılması, Kur'an kütüphaneleri, camiler ve Kur'an okullarının kurulması yolunda çalışan farklı İslâmi cemiyetler bulunuyor. Bu kurumlar ayrıca hayır işlerinde çalışıyor. YÜZLERCE İSLÂMİ OKUL AÇILDI Zimbabwe'de işgalin son bulduğu 1980 yılına kadar, Müslüman halk eğitimden mahrum kaldı. Öyle ki İngilizler arasında ilkokul mezunu oranı % 100, lise mezunu oranı % 90 iken, Afrikalılar arasında genel eğitim görmüşlerin oranı sadece % 3 idi. 1978 yılında 1000 okul kapatıldı. 350 bin öğrenci okullarından uzaklaştırıldı. Bugünse durum oldukça iyi. Zimbabwe'nin her tarafında yüzlerce İslâmi okul açıldı. Yüzlerce cami inşaa edildi. Her bir camide Kur'an ezberleme, Arapça öğrenme okulları kuruldu. Müslüman Alimler Meclisi de Zimbabwe'de, kız ve erkek öğrenciler için ayrı ayrı, birçok yüksek İslâmi enstitü kurdu. Yine diğer İslâmi kurumlar da birçok İslâmi enstitü kurdular. Zimbabwe Üniversitesi'nde Arapça ve İslâmi dersler kısmı açıldı. Bu kısımdan İslâm davetçileri, öğretmenler ve İslâmi araştırmacılar mezun oluyor. Ayrıca Müslüman öğrenciler için külliyeler açıldı. Zimbabwe Müslümanları, İslâm dini ve Arapça eğitimi görmek için Arap ülkelerine gidip orada bursla okuma hakkı da kazanabiliyorlar. ARAPÇA DERSLER VERİLİYOR Arapça, Zimbabwe halkı arasında pek yaygın bir dil olmamasına rağmen, bu eksiğin kapatılması için büyük bir çaba sarfediliyor. İslâmi eğitimin verilmesinde, Arapça bilen öğretmen sorunu, cami imamlarına Arapça dersler verilerek çözülmeye çalışılıyor. Bu hususta ise, İslâmi terbiye ve ilim kurumlarıyla yardımlaşılıyor. Hatta bazı cami imamları eğitimlerini tamamlamak üzere Mısır'ın Ezher Üniversitesi'ne gönderiliyor. Zimbabwe Müslümanları, Arapça'yı bilmeseler de üstün istek ve çabaları sonucu bazı haklar elde etmişler. Bunlar; 50 Müslüman ailenin yaşadığı bir mıntıkada, isterlerse Arapça eğitim veren İslâmi okul ve cami kurabilme hakları. Nitekim, Müslüman aileler bazı bölgelerde bu hakka dayanarak okul ve camiler inşaa etmişler. Zimbabwe halkı, Kur'an dili Arapça'yı günlük dilleri gibi kullanacak düzeyde yaşantılarına sokmak istiyorlar. Ve bu dilin öğrenimi için Arap ülkelerinden destek bekliyorlar. KUR'AN-I KERİM TERCÜMELERİ Zimbabwe'de bazı İslâm ülkelerinden hediye edilmiş Kur'an-ı Kerim'in İngilizce, Zula ve Şuna (Afrika'nın Zimbabwe'de kullanılan en önemli iki yerli dili) dillerine tercümeleri, aynı zamanda hadis-i şerif ve İslâm dünyasınca önemli bazı İslâmi ilim ve dini kitap tercümeleri, cami bodrumlarından çıkarılmış, tarihi nadir İslâmi hat eserleri de bulunuyor. Zimbabwe Müslümanları, bu hatların çözülmesi ve ülkelerindeki İslâmi tarihin çözümü için çaba sarfediyorlar. KABİLELER ARASINDA İSLÂM YAYILIYOR Zimbabwe'nin % 75'ini Vesne Kabilesi oluşturuyor. Bunlardan % 2'si Müslüman, % 23'ü ise diğer din mensupları. Kalan kısmı ise fıtrat üzere yaşıyor. İslâm davetçileri bu kabileye yönelik çalışmalarından çok olumlu sonuçlar aldı. 200 kişi Müslüman olduğunu ilan etti ve İslâm davetçileri 7000 kişinin daha Müslüman olması yolunda üstün çaba sarfediyorlar. Bunun yanı sıra İslâm davetçileri vesilesiyle, Varumba Kabilesi'nin büyük çoğunluğu İslâmiyet'e girdi. Böylelikle Muhir Köyü'nün hepsi Müslüman oldu. Köylüler, kendilerini ikna eden davetçilerin Pakistanlı olmaları dolayısıyla köylerinin isimlerini İslâm Abad olarak değiştirdiler. Davetçiler, İslâmiyet'i seçen ve kökleri aslen Araplara dayanan bu kabileler arasında İslâmiyet'in tanınması için derslere başladılar. 1980 YILINDA BAĞIMSIZLIĞINI KAZANDI Afrika ülkesi Zimbabwe, İngiliz yönetici Seseel Rodos'a nisbetle Güney Rodos olarak da biliniyordu. Zimbabwe ise, ülkenin en meşhur ırmaklarından birinin adı. 18 Nisan 1980'de bağımsızlığını kazandı. Yüzölçümü 759 bin 390 kilometrekare. Nüfusu 10 milyon. Başkenti Harare. Eski başkenti Selseburi. Güney Afrika'da yer alıyor. Yönetim şekli cumhuriyet. Doğusunda Mozambik, batısında Botswana, kuzeyinde Zambia, güneyinde ise Güney Afrika Cumhuriyeti yer alıyor. Hint Okyanusu'na kıyısı yok. Halkının çoğunluğunu Bantu, Maşun ve Varumba Kabileleri oluşturuyor. Azınlık beyaz ırk 250 bin, Asya azınlık ırkı 30 bin nüfusa sahip. VAKİT 10.07.2005
AKRA