İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

'Tüketiciler artık daha bilinçli'

'Tüketiciler artık daha bilinçli'
Türkiye
|

Geçen hafta Konya'da yapılan "Tüketici Yüzyılında Haklarımız, Tüketici Hakem Heyetleri ve Tüketici Mahkemeleri "konulu eğitim çalışmasında konuşan Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Av. Bülent Deniz; "Tüketiciler artık daha bilinçli ve doğru tercihlerde bulunuyor" dedi.

'Yerli ürün kullanalım' Bu topraklarda yaşayan herkesin memleketin kendi kendine yetebilmesi ve tam bağımsızlık içinde kendi kurallarını koyup ona göre hareket eden bir ülke olması arzusu, bir noktadan sonra kapital ile ilgilidir. Dünya, ya 'tam bir kapitalist' ya da 'kapitalist olmaya çalışan' ülkelerle 'kapitalizme direnmeye çabalayan' ülkelerden oluşuyor. Azınlık olan bizler, kapitalizm batağından sıyrılmak için, sömürü üzerine kurulu bu duygusuz sistemi anlatmaya çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki ya sömürüleceğiz ya sömüreceğiz. İşte sömürülmemek adına çaba sarf ediyor, herkesi bu çabaya ortak etmeye çabalıyoruz ve bunun en önemli yollarından biri de ekonomik bağımsızlığınıza sahip olmanızdır. KENDİ KENDİNE YETEBİLME Eğitim sistemimiz içerisinde Türkiye'nin ne kadar bereketli ve önemli bir coğrafyada olduğunu okuduk durduk. Her ne kadar artık pirinci bile ithal ediyor olsak da bu, Türkiye'deki tercihin değişimiyle ilgilidir. Bizler sahip olduklarımıza sahip çıkamadığımız andan itibaren, biz bize sahip çıkamadığımız andan itibaren maalesef "bağımlı" sıfatını giyinmeye başladık. Oysa sahip olduklarımızla sadece kendi kendimize yetmenin ötesinde, ekonomimizi güçlendirebilecek gerek teknolojik, gerekse tarımsal güce sahibiz. DÜNE BAKIŞ Dün, okullarımızda Yerli Malı Haftası'nı kutlardık. Okula meyveler ve yemişler götürürdük. Annemiz bizlere Sümerbank'tan alınan kumaşlarla kıyafetler dikerdi. Pazardan alınan taze sebzelerle yemekler pişerdi evlerimizde. Bizimdi bütün bunlar. Ve biz, bizim olanlara sahip çıkar, daha iyi olmaları için onlara destek olurduk. Şimdi sabah kahvaltılarında çocuklarımıza konfleks yediriyoruz. Adlarını zar zor telaffuz ettiğimiz mağazaların kıyafetleriyle giydirip, ithal yemeklerle sofra kuruyoruz. Bu arada satılmayan meyve ve sebzesi için artık toprağını ekmeyen çiftçimiz, satamadığı malı yüzünden kepenklerini kapatan esnafımız, adı "marka(!)" olmadığı için, ürettiklerini satamadığı için işçisini çıkarıp, fabrikasını kapatan sanayicimiz ne olacak hiç düşünmeyiz. DOLAYLI SONUÇLAR Bu ülkede neden asgari ücret bu kadar az dersiniz? Çünkü sanayici, serbest piyasa ekonomisi içerisinde ya kaliteli mal yapacaktı ya da ucuz. Kaliteli mal yapabilmesi için sermayeye ihtiyacı vardı, ama düzen büyümesine engel oldu. Ucuz mal üretip satmaktan başka bir çare bulamadı ve bunun için de maliyetleri düşürdü. Ve buna, çalışanına az maaş vermekle, sigortasını asgariden göstermekle başladı. Oysa teri kurumadan hakkını vermediği kul hakkıyla bu işin bereketi de olmayacağı gerçeğini unuttu. Kısaca, az maaşla çalışanının alım gücünü azaltan sistem, kendi müşterisini öldürdü. "Yerli malı kullan, ülke ekonomisine sahip çık" Tüketiciler Birliği'nin "Yüzde 100 Türkiye - Yerli Malı Kullan, Ülke Ekonomisine Sahip Çık" kampanyası desteklenmelidir. Ekonomimizi bağımsız hale getiremezsek bu gidiş hiçbirimiz için istenen sonuç olmayacaktır. Bu sebepten dolayı geçtiğimiz hafta ATO Başkanı Sinan Aygün'ün "Türkiye ekonomisi bugün güçlü ekonomiler karşısında bağımsızlık savaşı veriyor. Bu savaşta parolamız 869'dur. Yani Türk'ün şifresi 869'dur. 869'u al" sözleri ülkede bir 869 duyarlılığı çıkardı. Ancak hemen altını çizelim, bu 869 sevdası yanlış bir hedeftir. Hedef Türk malıdır, oysa tüm 869 ile başlayan ürünler Türk malı değildir. Bu sebeple Aygün'ün açıklamasından sonra Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Şubesi Başkanı Kemal Özer konuyla ilgili bir açıklama yaptı. Özer, yaptığı açıklamada "869 ile başlayan barkod, sadece Türk ürünlerine verilen bir barkod değildir. Çin'den, ABD'den ya da bir başka ülkeden barkodlu ya da barkodsuz, ambalajlı ya da ambalajsız olarak ülkemize ithal edilen ürünlere 869 ile başlayan barkod numarası verilebilmektedir. Bu durumda aslında ithal olan ürün, Türk malı haline dönüştürülebilmektedir. Bu nedenle, 'yerli malı satın alıyorum' düşüncesiyle, 869 barkod numarasını esas alan tüketici belki de, ithal bir ürünü satın almaktadır" dedi. Özer, "Yerli ürünleri tercih ederek ulusal sanayimize katkı yapmak isteyen tüketici, ürünün sadece barkot numarasını esas almamalı, çok yakında derneğimiz tarafından ülke çapında başlatılacak 'Yüzde 100 Türkiye - Yerli Malı Kullan, Ülke Ekonomisine Sahip Çık' kampanyası çerçevesinde derneğimizce gerçekleştirilecek sosyal etiketleme sürecinde oluşacak yerli mallar listesine itibar etmelidirler" dedi. MİLLİ GAZETE 11.07.2005
AKRA