İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

İnsanlık yok edildi

Dünya
|

Irak Dünya Mahkemesi’nin 25 Haziran günkü oturumunda söz alan Iraklı Avukat Amal Sawadi’nin söyledikleri Irak’ta yaşanan baskının ve işkencenin sınır tanımadığını gösteriyordu. 3 yıla yakın bir zamandır Iraklı masum insanları yıldırmaya ve sindirmeye çalışan ABD ve işbirlikçileri, mahkemede tanıklıkların yaptığı konuşmaların her kelimesinde mahkum ediliyor ve lanetleniyordu.

Irak’ı hapishane yapmak istiyorlar Iraklı tutuklu ve savaş esirlerinin hakları için mücadele eden Avukat Amal Sawadi, “Tutuklamalar, gözaltılar ve hapishane koşulları” hakkında korkunç bilgiler verdi. Mahkeme heyetine ve izleyicilere, “Gerçek problemlerle sizin huzurunuzda bulunuyorum” diyen Sawadi, “Belki vicdanları ölmemiş insanlar kafamdaki onlarca soruya cevap verebilir” dedikten sonra sorularını sıraladı ve yaşadıklarını anlattı. İşte ABD demokrasisi Iraklıların gözaltına alınma ve hapse atılma süreci hakkında bilgi veren Amal Sawadi şunları anlattı: “Gayri hukuki ve gayri kanuni bir takım işlemler sonucunda hapse atılıyor Iraklılar. Sindirme politikası tutuklama sürecinden başlıyor. Önce bir helikopter evin üzerinde uçuyor, silahla donatılmış askerlerle dolu birkaç zırhlı geliyor. Gecenin bir yarısında, herkesin uykuda olduğu sırada ansızın eve giriyorlar. Haliyle makul bir şekilde girilmiyor eve. Birtakım patlatıcılarla dış kapıyı, iç kapıyı yıkarak giriyorlar. Askerler içeri girip herkese silahlarını doğrultuyor. Erkeklerin ellerini bağlayıp kadın ve çocukları bir tarafa erkekleri başka tarafa koyuyor ve kadınları erkeklerinin gözü önünde aramaya başlıyorlar. Kadınların elbisesini giymesine bile izin vermiyorlar, bu onların demokrasileri tabii…” Amerikalı askerlerin bu baskınlar sonucunda bazen ailenin tamamı, bazen sadece erkekleri tutukladığını anlatan Sawadi, Irak’taki hapishanelerle ilgili araştırma yaptığı sırada öğrendiklerini ise şöyle ifade etti: “Evin içindeki her şeyi kırıyorlar, ateş ederek, patlatıcıyla, göz yaşartıcı bombayla… Çok kötü kokulu çuvalları Iraklı mahpusların başına geçirerek bir hayvan taşıma aracına koyup üst üste insanları yığarak götürüyorlar. Tabii Amerikalı işgalciler evlere girdiğinde değerli ziynet eşyasını, tapu gibi resmi belgeleri, araba ruhsatını, paraları çalıyorlar. Kadın mahpusları arzu ettikleri yerlere götürüyorlar. Sonra soruşturma faslı başlıyor. Neyi sorguluyorlar, neyle itham ediyorlar? Bunları sorduğumuzda, ellerindeki maddi delilleri, avukatı var mı, savunabiliyor mu diye sorduğumuzda maalesef elimiz boş dönüyoruz. Tutuklu için hukuki bir belge düzenleniyor mu? Maalesef böyle bir şey yok.” Din adamlarına sapkın tacizler Irak’ta kadınların tecavüze uğradığını fakat bunların dünya kamuoyuna duyurulmadığını söyleyen Sawadi, Amerikalılar’ın işkence konusunda uzmanlaşarak çalıştığını belirterek din adamlarının da özellikle çok kötü muamelelere maruz kaldığını söyledi: “Çok önemli bir sorun yaşanıyor bugün Irak’ta. Din adamlarımız işgalcilere karşı durduğu için tutuklanıyor. Amerikalı askerlerin, bir cami imamını alıp ilk yaptıkları şey sarığını yere atmak, sakalından tutup itip kakmak, yerlerde sürüklemek. Irak toplumunu psikolojik olarak çökertmek istiyorlar. Irak’ı büyük bir hapishane olarak düşünüyorlar. Birtakım cinsel sapıklıkları din adamlarına uygulamaya çalışıyor, üzerine işemeye kalkışıyor, çırılçıplak soyuyorlar. Irak toplumunun saygı duyduğu bir makamı bu şekilde aşağılıyorlar.” “BM, işbirlikçi ve boyun eğen oldu” BM’yi Irak Dünya Mahkemesi’nde değerlendiren BM eski Genel Sekreter Yardımcısı Halliday: Irak Dünya Mahkemesi’nin ikinci gününde jüri karşısına çıkan tanıklardan biri de Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreter Yardımcısı Denis Halliday’di. Halliday Birleşmiş Milletlerin Irak savaşı ve işgali sırasındaki tavrı üzerine tanıklık yaptı. Halliday Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına değinerek başladığı konuşmasında “1945’ten beri manipüle edilen güvenlik konseyinin güçlülerin çıkarları doğrultusunda hareket etmeye başladı” dedi. Birleşmiş Milletler’in Irak’ı başarısızlığa uğratmak için Amerikan güdümlü yapılandırıldığını söyleyen Halliday “BM korkunç sonuçlara neden olan silahların yerleştirilmesine, uçuşa yasaklı bölgelerde yapılan yasadışı bombalamalara ses çıkartmadı, kendi şartlarını ihlal etti, insan hakları bildirgesinin maddelerini ihlal etti, çocukları koruyamadı” diye konuştu. Irak işgaliyle birlikte kandırılmaya niyetli olan herkesin nasıl kolayca kandırılabildiğinin görüldüğünü söyleyen Halliday “ Tüm dünya ümitsizce kitle imha silahları saçmalığına inanmaya çalıştı. Blair 45 dakika içinde Irak’ın Londra’ya korkunç bir saldırı yapabileceğini söyledi, insanlar da inandı. BM Irak’ın egemenliğini Amerika ve Britanya askeri müdahalesinden koruma çabasına girmedi” dedi. Irak istilasının BM şartının 42. maddesindeki yetki olmaksızın başlamasının uluslararası hukukun ihlali anlamına geldiğine değinen Halliday “Suçlamalar Bush ve Blair’e yöneltilmelidir. Bush ve Blair fiziksel ve zihinsel devlet terörizmini kullanmakla suçlanmalıdır” diye konuştu. BM’nin devlet terörizmini tanıma konusunda hala ürkek davrandığını belirten Halliday “BM işbirlikçi ve boyun eğen oldu, Irak halkını korumak için hiçbir şey yapmadı, trajik bir biçimde bütün yaşananları sessizce izledi, genel sekreter de kendini tamamen bu işin dışında tuttu” dedi. MİLLİ GAZETE 12.07.2005
AKRA