İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Harekete geçmek gerekli

Türkiye
|

Çernobil kazası sonrası açıklamalar yapan yetkililer bugün de aynı tavrı sürdürüyor. Ülke çapında faaliyet gösteren bir kanser kayıt merkezi kurulmalı ve bütün veriler toplanmalı

Çernobil faciasının üzerinden 19 yıl geçmiştir. Bugün gelinen noktada, ülkemizde hâlâ ülke çapında kanser verilerini toplayıp değerlendiren bir kanser kayıt merkezimiz (KKM) yoktur. Ülkemizde kanser konusunda kayıt toplayan tek merkez 1992 yılında kurulan İzmir Kanser İzleme ve Denetleme Merkezi'dir. Ancak ne yazık ki bu merkezin çalışma bölgesi de İzmir ili ile sınırlıdır. Çernobil faciasından sonra ülkemizde hâlâ ülke çapında veri toplayacak bir KKM olmamasının nedeninin iyi anlaşılabilmesi için sadece Çernobil olayına değil, genelde çevre ve halk sağlığına 'ilgili'lerin bakış açılarının çok iyi anlaşılması gerekir. Günümüzde, toplum bilinçlenmesine paralel olarak, Çevre ve Halk Sağlığına zararlı endüstriyel faaliyetler bu konuların ciddiye alınmadığı Türkiye ve Üçüncü Dünya ülkelerine kaydırılmaktadır. O nedenle de ülkemiz, son yıllarda yabancı şirketlerin yatırım yapması için çok cazip (!) bir ülke konumuna gelmiştir. Yabancı şirketlerin kimileri altın arama ve işletmeye, kimileri sigara üretimine, kimileri de nükleer ve zehirli çöplerini dökmeye gelmektedir... Bu liste uzar gider. Bu oyunda ülkemize 'küresel köyün' çöplüğü olmak layık görülürken, tüm bunların faturası da ülkemiz doğasına ve halkına çıkarılır. Bir kısır döngüdür bu! Bu koşullarda Çernobil ve kanser konularında neler yapılabilir? İnanıyorum ki, işin en önemli kısmı ülkeyi yönetenlere düşmektedir. Aslında olay onlarda başlayıp onlarda bitmektedir. Kirlilik haritaları oluşturulsun Ülkemizde KKM'ye paralel olarak yeni doğan bebek sağlığı ile ilgili veriler de ciddi şekilde toplanmalıdır. Yine benzer şekilde ülkenin toprak, su, vs. kirlilik değerlerini gösteren haritaları da oluşturularak ikinci Çernobil ya da olabilecek diğer çevresel felaketler için hazırlanılmalıdır. Dileğimiz, ülkemizin bu tür felaketlerle bir daha karşılaşmamasıdır. Ancak, bu isteğimiz hazırlıklı olmamamızı gerektirmez. Sorunları yokmuş gibi göstermenin, o sorunları çözmeye hiç bir yararı yoktur. Sağlık Bakanlığı, halkı insan ve çevre sağlığı konularında eğitme görevini ciddi şekilde yürütmelidir. Bu çalışmalarda bakanlığın, Çevre Bakanlığı ve ilgili sivil toplum örgütleri ile en üst düzeyde eşgüdümü zorunludur. Dr. Berrin Köse RADİKAL 19.07.2005
AKRA