Filistin Diyanet İşleri Bakanı Şeyh Yusuf Selame, Müslümanların içinde bulunduğu sıkıntlar ve çözümüne ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Selame ayrıca İslam ülkelerine, "Savunmasız Filistin’e karşı işlenen katliamlar karşısında sessiz kalmayın. Filistin’i her çeşit yoldan desteklemeye devam edilmesi" çağrısında bulundu. Selame ile yapılan söyleşinin geniş özetini aşağıda sunuyoruz.
- Müslümanlara karşı Batı tarafından savaş ilanını tarzında bazı beyanatlar yapılıyor. İslam ülkelerinin bazıları, batılı ülkelerin hedefi durumunda. İslam ülkelerine gösterilen bu düşmanlık için 11 Eylül gerekçe gösteriliyor. Bu konu hakkında neler söyleyeceksiniz?
- Evet, bu söyledikleriniz doğru. İslam kendi başına bir güç. Batı alemi bu güçten çok korkuyor. Özellikle İslam aleminin birlik kurmasından, söz birliği etmelerinden... Bunların tahakkuk etmemesi için yoğun çalışmalar yapıyorlar. Onun için, İslam ülkelerinde meydana gelen çatışmaları besliyorlar. İslam ülkelerinde aşırı grupları destekleyenler de bu Batılı ülkelerdir. Bu ülkelerde ekonomik ve siyasi istikrarı bozmak, İslam aleminin birleşmelerinin önüne geçmek için bunları yapıyorlar. İlerlememeleri için her türde hile ve engellere başvuruyorlar. İslam dünyasına yaptıkları saldırılara, 11 Eylül gerekçe gösteriliyor ve terörle mücadele adı altında aslında İslam alemiyle örtülü bir savaş veriliyor.
İslam alemi birleşmeli
- İslam aleminin bu savaşa karşı ne yapması gerekiyor?
- Her ne şekilde mümkünse, İslam dünyasının birleşmesinin yolları aranmalı. Her yönden dayanışma yollarını aralayan çalışmalar yapılmalı. İslam aleminin bunları başarması, gerçekleştirmesi o kadar zor değildir. Ayrılıkları terk etmeyi tercih ettikten sonra birlik kurulmaması diye bir şey olmaz. İslam aleminin birleşmesinden tek bir yönetim altında birleşmesini kastetmiyoruz. Her devlet, kendi varlığını söz konusu birlik içinde devam ettirebilir.
- Siyonist kasapların elinde büyük ıstıraplar çeken, göz yaşları akıtan, savunmasız Filistin halkına karşı ve Müslümanların karşılaştığı düşmanlıklardan kurtulmak için ne yapmalıyız?
- Müslümanların bugün yaşadıkları sıkıntılar en başta birlik olmamalarından kaynaklanmaktadır. Ne yazık ki, uluslararası teşkilatlara ahlak hakim değil. Burada maddi gücü elinde bulunduranların istekleri kanundur. Kanunları da kendi çıkarlarına göre ayarlamakta ve uygulamaktadırlar. Büyük güçler böyle ayrı olduğumuz sürece bizi ciddiye alan bir tavır göstermeyeceklerdir. Yaptıkları düşmanlıklarını da azaltmayacaklardır. Yapılması gerekenler şunlardır: Bize karşı düşmanlık gösterenlerle, ülkemizin çıkarlarını hiçe sayanlarla ekonomik bağlarımızı kesmeliyiz. Filistin direnişine karşı destek vermek için Amerikan ve Siyonist mallarını boykot etmeliyiz. Bunların yanında Filistin halkını ve direnişini güçlendirmeliyiz.
Dünya olanlara seyirci
- Filistin halkına ve İslam alemine karşı gösterilen düşmanlıklar dünyanın gözleri önünde olurken neden bu olup bitenlere seyirci kalınıyor?
- İsrail’in nüfusu az olmasına rağmen dünyayı etkileme güçleri var. Bu gücünü de ABD desteğinden, akı kara göstermede mahir olan Amerika’da faal olan Yahudi lobilerinden alıyorlar. Zalimi mazlum, mazlumu zalim gösteriyorlar. Katliamlarını dünya kamuoyunu teröre karşı girişim gibi takdim ediyorlar. Bu şekilde ikna ediyorlar. ABD’de Filistin’de olan soykırımı ve katliamlara bütün imkanlarını seferber ederek destek veriyorlar. Dünyanın seyirci kalması, işte bunların kafa karıştırıcı propagandalarının etkisiyle olmuştur.
Halk bilinçlendirilmeli
- Kudüs Siyonist müdahalelerden ne zaman kurtulacak? Kudüs’ü bu durumdan kurtarmak için neler yapmak gerekir?
- Kudüs’ü tamamen kurtarmak bütün İslam aleminin ve dünya Müslümanlarının üzerinde dini bir görevdir.
- Arap ülkeleri yönetimlerine karşı söyleyecekleriniz var mı?
- Bizler bütün barışçı yolları denedik, ama hiçbir netice alamadık. Biz Araplar olarak onlara hiçbir şey yapmadık. Ama onlar gelip topraklarımızı işgal ettiler, Filistinlilere karşı katliamlar hala devam ediyor…
- İslam alemi kendisine yönelen kültürel emperyalizm ve globalizme karşı nasıl mücadele edecek?
- İslam dininin inanç ve kültürünü yayarak bu saldırılara karşı konulmalıdır. Halk doğru ile yanlışı bazı noktalarda ayırt edemez. Bunun için halkı bilinçlendirecek girişimlerde bulunmak gerekir. Bu araçlar arasında en etkin olanı medya organlarıdır. Medya aracılığıyla halk kendi kimlik ve inançlarını edinme noktasında bilinçlendirilmeli ve yönlendirilmelidir.
- Bu söylediğiniz metot izlendiğinde Kudüs’ün geri döneceğini tahmin ediyor musunuz?
- Ben görüşme masasında Kudüs ve Filistin sorununun çözüleceğine inanmıyorum. Bu görüşte olmaktan da çok memnun olduğumu söyleyemem. Bütün barışçı uğraşımıza rağmen 1967’deki statüsüne Kudüs geri döndürülemez ise önümüzde savaştan başka bir seçenek yoktur.
MİLLİ GAZETE 25.07.2005