Doğu Akdeniz’in en stratejik adası olan Kıbrıs konusunda ısrarcı olan AB’nin niyeti Rum medyasının itiraflarıyla ortaya çıktı. Kıbrıs Rum basını, dünya çapında en büyük ölçekli petrol rezervlerinin Kıbrıs ile Ege’de olduğunu yazdı.
Simerini gazetesi Karamanlis’in zamanında Ege’deki petrol araştırmalarını diplomatik düzeyde kullanarak, Yunanistan’ı AET’ye sokmayı başardığına işaret etti. Gazete, haberinde, Türkiye’nin bölgedeki varlığından rahatsız olduğunu belirterek bu petrolleri ancak ve ancak Rumların kullanacağının altını çizdi.
Kıbrıs Rum tarafının geçen Salı günü Mısır ile işbirliği protokolü imzaladığını, protokolün diğer konular yanında petrol ve doğalgazın kullanılmasıyla da ilgili olduğunu hatırlatan SİMERİNİ Gazetesi, "Türkiye Gözünü Petrollerimize Dikti" dedi.
Gazete, Mısır Petrol Bakanı Amin Sabeh Samir Fami'nin, "Kıbrıs'ın, özel ekonomik kullanım bölgesi içinde petrol ve doğalgaz saptaması ihtimali çok iyidir. Mısır, adanın petrol ve doğalgaz çıkarmaya ve rezervlerinden yararlanmaya başlamasına kadar Kıbrıs ile işbirliğini sürdürecek" açıklamasının da eşlik ediyor olması nedeniyle protokolün daha bir önem ve ağırlık kazandığını yazdı.
"Türkiye Gözünü Petrollerimize Dikti-Kıbrıs ve Ege'de Yayılmacı Görüşleri-Aegean Times'ın Araştırması Neler Anlatıyor?" başlığıyla yansıttığı haberinde şu ifadelere yer verdi:
"Protokolün imzalanmasından 2 gün sonra Ticaret Sanayi ve Turizm eski Bakanı Nikos Rolandis RİK'e yaptığı açıklamada, Türkiye'nin, Kıbrıslı Türklerin ekonomik çıkarlarını savunmak bahanesiyle hükümetin Kıbrıs'ın deniz bölgesindeki petrolü çıkarma planlarını iptal ettirmek için çaba harcadığına ilişkin bilgilerden söz etti. Rolandis Kıbrıs'ın, özel ekonomik kullanım bölgesinde araştırma prosedürlerini süratle ileri götürmesi gerektiğini; çünkü diğer komşu ülkelerin halen pratik önlemlerini uygulamaya koyduklarını bildirdi. Ticaret Sanayi ve Turizm Bakanı Yorgos Lillikas dün Rolandis'i yanıtlarken, bölgede petrol rezervleri varsa bunların milli zenginlik olacağını, Kıbrıs'ın ve tüm Kıbrıs vatandaşlarının çıkarına kullanılacağını söyledi. Lillikas Baf'ta yaptığı açıklamada, bu tür açıklamaların haksız ve temelsiz endişeleri güçlendirdiğini söyledi. Kıbrıs hükümetinin, yapmak zorunda olduğu gibi, iki ülke arasındaki özel ekonomik kullanım bölgelerinin belirlenmesi ve ayrılmasına ilişkin Mısır ile imzaladığı ve onayladığı anlaşmayı Birleşmiş Milletler'e sunduğunu doğruladı.
Lillikas, 'Bölgemizde petrol rezervi bulunması halinde ki bulunmasını umuyorum, bunlar Kıbrıs'ın ve bütün Kıbrıs vatandaşlarının çıkarı için kullanılacak’ dedi.
Taşoz ve Kavala arasındaki bölgede petrol yatakları araştırmaları 1967-1974 döneminde başladı. 5 petrol yatağı saptandı. Bunlardan 4'ü Yunan karasularının 6 deniz millik alanı içinde, biri de 6 deniz millik alanın dışında; ama yine kıta sahanlığı dahilindeydi. 6 deniz millik alan içindeki 4 petrol yatağından 2'si doğrudan kullanılabilir; ancak sınırlı miktardaydı. Ankara tam da o zaman bölgeyle diplomatik düzeyde ilgilenmeye başlamıştı. Ancak petrolün çıkarılması ve işlenmesi maliyetinin yüksek olmasından ve Mosuli bölgesi ve Kıbrıs'ın petrol yataklarına öncelik verdiğinden dolayı Türklerin savaş mekanizması harekete geçmedi.
Cuntanın düşmesinden ve Konstantinos Karamanlis'in yeniden gelmesinden sonra Karamanlis, o güne kadar Ege'de yapılan bütün araştırmalar hakkında bilgi istedi. Karamanlis, petrol fiyatlarını 3'e katlayarak varil başına 14 dolara çıkaran 1973 petrol krizinin bazı yatırımcıları Ege'ye çekmiş olabileceğini değerlendirdi.
HARAVGİ Lillikas'ın açıklamasını "(Türkiye) Petrol Araştırmalarını Engelleyemez" başlığıylayansıtırken ALİTHİA Lillikas'ın, Rum Ticaret Sanayi ve Turizm eski BakanıNikos Rolandis'in önceki günkü açıklamasından rahatsızlık duyduğunu öne çıkararak Lillikas'ın açıklamasına "Petrol: Sayın Lillikas Rahatsız Oldu" başlığıyla yer verdi.
MİLLİ GAZETE 25.07.2005