İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Filistin'e ihanet merkezi

Güncel
|

Mısır'ın Şarm El Şeyh kasabasına yapılan bombalı saldırılar, bu kasabanın özellikle Filistin davasında oynadığı rolü bir kez daha gündeme getirdi.

Mısır'ın Kızıldeniz sahilindeki "tatil kasabası" olarak bilinen ve bombalı saldırılarla dünya gündemine gelen Şarm el Şeyh, aynı zamanda Filistin davasında da çok önemli bir yere sahip. Ortadoğu'da İsrail lehine olan gelişmelerin ve ABD ile İsrail'in bölgeye olan nüfuzunun tesis edilme tarihinde bu kasabanın çok önemli bir rol oynadığı biliniyor. 1979'da Mısır'ın Filistin davasına ihanetini belgeleyen Camp David anlaşması, ABD ve İsrail ile Mısır'lı yetkililerin Şarm el Şeyh'te başlattıkları sürecin sonucunda gerçekleşti. Bu görüşmeler ve varılan anlaşmanın bedelini, dönemin Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat 1981'de canıyla ödemişti. ŞARM EL ŞEYH OYALAMANIN ADI... 4 Eylül 1999 Şarm El Şeyh'te, dönemin İsrail Başbakanı Ehud Barak ile Filistin lideri Arafat "barış" müzakerelerini başlattı. 13 Eylül'e kadar tam kapsamlı nihai barış anlaşmasının hazırlanması ve 1 yıla kadar bu anlaşmanın imzalanması ilkesi kabul edildi. İsrail askerlerinin çekilme takvimi belirlendi, Filistin'e liman yapma hakkı tanındı. Filistin yönetimini direnişçi gruplara baskı yaptırmaktan başka bir sonuç doğurmayan bu süreçte İsrail askerleri tarafından 70'in üstünde Filistinli katledildi. İKİNCİ ZİRVE İLE ŞARM EL ŞEYH KURUMSALLAŞIYOR 9 Mart 2000'de Barak ve Arafat, yine Şarm El Şeyh'te buluştu, barış müzakereleri için yeni bir takvim belirlendi. 20 Temmuz 2000'de Camp David'de ABD Başkanı Bill Clinton'ın gözetiminde Arafat ve Barak, 9 günlük kapalı maraton zirve yaptı. Anlaşma çıkmadı. Şaron'un Kudüs'te Haremmüşşerif'i ziyaret girişimi sonucu 28 Eylül 2000'de İkinci İntifada başladı ve yüzlerce Filistinli hayatını kaybetti. EKİM'DE YİNE ŞARM EL ŞEYH OYUNU 17 Ekim 2000'de Arafat ve Barak, ABD Başkanı Bill Clinton'ın arabuluculuğunda Şarm El Şeyh zirvesinde ateşkes kararı aldılar, ancak karar İsrail'in zaman kazanmasından ve Filistin tarafının ablukaya alınmasından başka bir sonuç doğurmadı ve anlaşma uygulanmadı. DEMİREL DE OYUNA ORTAK OLDU Kasım 2000'de, yeniden Şarm El Şeyh'teki zirvede karara bağlanan Ortadoğu Araştırma Komisyonu, Clinton tarafından oluşturuldu. Amerikalı senatör George Mitchell'in başkanlığını üstlendiği komisyonda 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, AB Yüksek Temsilcisi Javier Solana, eski Amerikalı senatör Warren Rudman ve Norveç Dışişleri Bakanı Torbjörn Jagland yer aldı. Bu süreçte oldukça güç toplayan İsrail, 29 Mart 2002'de Filistin lideri Arafat'ın 1994'te sürgünden döndüğünden beri en şiddetli saldırısını düzenleyerek, Filistin liderinin karargahının da bulunduğu Ramallah'a girerek Filistin yönetim birimlerini kuşattı. Arafat'ın karargahına tank ateşi isabet etti. İsrail askerleri, Arafat'ın muhafızlarıyla ''oda oda'' çatıştı. İsrail, Filistinli militanları şiddete teşvik etmekle suçladığı Arafat'ı, ABD'nin de desteğiyle, o tarihten Arafat'ın ölümüne kadar Ramallah kentinde tecrit altında tuttu. 2003'TEKİ ZİRVE'DE ŞARON ZAFER İLAN ETTİ Bush, 2003 yılının 3 ve 4 Haziran'ında Şarm El Şeyh'te Arap liderlerle yaptığı zirvede yeni teslimiyet planını hem Filistin'e hem de Arap ülkelerine bir ültimatom şeklinde sundu. Bu zirvede alınan kararları "zafer" olarak nitelendiren Şaron, "İntifada'yı bitirdiklerini" ilan etti. Bush'un zirve sırasında Filistin lideri Abbas'a söylediği "Sizin, beyefendi sorumluluğunuz var. Buradaki diğer liderler gibi, ben de sizinle çalışmak istiyorum. İsraillilerle Filistinliler arasındaki uzlaşmayı, birkaç kişi, birkaç katil ve birkaç terörist engelleyemez" şeklindeki sözler dikkat çekiciydi. İŞTE ŞARM EL ŞEYH'İN ÖBÜR TARİHİ... ¥ 1979'da Mısır'ın Filistin davasına ihanetini belgeleyen Camp David anlaşması, ABD ve İsrail ile Mısır'lı yetkililerin Şarm el Şeyh'te başlattıkları sürecin sonucunda gerçekleşti. ¥ 4 Eylül 1999 Şarm El Şeyh'te, dönemin İsrail Başbakanı Ehud Barak ile Filistin lideri Arafat "barış" müzakerelerini başlattı. Filistin yönetimini direnişçi gruplara baskı yaptırmaktan başka bir sonuç doğurmayan bu süreçte İsrail askerleri tarafından 70'in üstünde Filistinli katledildi. SON ZİRVE BAŞKA OYALAMA SÜRECİ İÇİNDİ 2005'in Şubat ayında yine Şarm El Şeyh'te yapılan son zirvede, yine Filistin'e yönelik ABD-İsrail ve bazı Arap ülkelerinin baskısı söz konusu oldu. Şarm El Şeyh zirvesi sona erdiğinde ateşkes anlaşmasının ilk ihlal edilişi İsrail tarafından gerçekleşti. İsrailli bir yerleşimci, Gazze Şeridi'ndeki Refah kentinde Filistinli bir genci ağır biçimde yaraladı. İSRAİL İÇİN ŞARM EL ŞEYH'İN ÖNEMİ İsrail'in iskan politikaları, resmi ve yarı-resmi pek çok beyanatın da açıkça ortaya koyduğu gibi "Allon Planı" denen, Golan Tepelerini, Gazze Şeridini, Şarm El Şeyh'e uzanan bir şeridi (İsrail Ophira'sı) kapsayacak şekilde Kuzeydoğu Sina'nın bir parçasını, Ürdün Vadisini, Kudüs çevresindeki geniş bir alanı ve Batı Yaka'nın önemli bir bölümünü İsrail'e bağlamaya dönük. VAKİT 26.07.2005
AKRA