YÖK'ün uygulamalarına değişik kesimlerden tepkiler gelmeye devam ediyor. İstanbul Ticaret Odası (İTO) 49. Meslek Komitesi Üyesi Fatih Mehmet Oruç, YÖK'ün mesleki eğitimin önünü kestiğini belirterek, "YÖK, mevcut uygulamalarıyla yalnız çocuklarımızın geleceğini boğazlamıyor.
Fabrikalarımızın ve işletmelerimizin geleceğine bile müdahale ediyor. Buna izin vermememiz lazım" dedi. İTO'nun Meslek Komiteleri Toplantısı'nda konuşan Oruç, YÖK'ün; Türkiye'deki işgücü potansiyelini üretime ve ekonomiye kazandırmamak için elinden gelen her şeyi yaptığını ifade etti.
7 sene önce başlatılan üniversitelere girişteki katsayı farkının YÖK tarafından daha da derinleştirildiğini hatırlatan Fatih Mehmet Oruç, "Konu yeni bir boyut kazanmıştır. Mevcut yara YÖK tarafından daha da derinleştirilmiştir" dedi. YÖK kontrolündeki üniversitelerin bilimsel olarak ulusal ve uluslararası başarılara imza atamadığına dikkat çeken Oruç, "Dünyadaki başarılı ilk 500 üniversite içerisine hiçbir üniversite sokamayan YÖK, başarısızlığını kamufle etmek ve ellerindeki menfaatleri kaçırmamak için irticayı bahane edip, başörtülü kızlarımızın eğitim haklarını gasp ediyor. Mesleki eğitimin önünü kesip, gençlerimizin ve çocuklarımızın eğitimine engel oluyor" şeklinde konuştu.
ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ BOĞAZLIYORLAR
Sanayileşmiş ülkelerde meslek liselerine giden öğrenci oranının yüzde 65, düz liseye gidenlerin oranının ise yüzde 35 olduğunu vurgulayan İTO üyesi Oruç, "Türkiye'de ise tam tersi bir tablo söz konusu. Son değişikliklerle birlikte tüm öğrenciler düz liselere yönlendirilerek, meslekten yoksun lise mezunu işsizler ordusuna yeni ilaveler yapılmak istenmektedir. YÖK, Türkiye'deki işgücü potansiyelini üretime ve ekonomiye kazandırmamak için elinden gelen her şeyi yapıyor. Bu uygulama ile yalnız çocuklarımızın geleceğini boğazlamıyorlar. Fabrikalarımızın ve işletmelerimizin geleceğine bile müdahale etmiş oluyorlar" eleştirisinde bulundu.
EĞİTİMİN ÜZERİNDE ÇİRKİN OYUNLAR OYNANIYOR
Türkiye ekonomisinin en büyük problemlerinin üretim düşüklüğü, gelir dağılımındaki dengesizlik ve istihdam alanlarının yetersizliği olduğunu bildiren Oruç, şunları kaydetti: "Bu büyük problemlerin nedeni eğitim kurumlarımızın üzerinde oynanan çirkin oyunlardır. Bu sorunları aşmanın en sağlıklı yolu, kaliteli eğitim kurumlarından geçmektedir. YÖK denilen kurum, üniversiteler, fabrikalarla işbirliği yapıp, yüksek teknolojiye dayalı üretim için bilgi üretmesi gerekirken, adeta problem üretiyor ve geleceğimize ipotek koyuyor."
Bu tür önemli konularda İTO'nun tepki göstermesi gerektiğini de belirten Oruç, "Odamız, geleceğimizle ilgili böylesine önemli olaylarda tavır almalı ve menfaatlerimizi birtakım kurumlara ve odaklara karşı korumalıdır" dedi.
VAKİT 26.07.2005