Ankara Anlaşması Ek Protokolü'nün Türkiye tarafından imzalanmasıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ekonomisinin ciddi bir yıkımla karşı karşıya kalabileceği ileri sürülüyor. Ek protokolün imzasından sonra KKTC mallarının Türkiye'ye gelişi Rum vizesine bağlanacak, ekonomi çökecek.
Zamanında Turgut Özal 'ın danışmanlığını da yapan yatırım uzmanı Bülent Şemiler, Kıbrıs'ta yayımlanan Halkın Sesi 'nin muhabiri Emin Akkor 'a yaptığı değerlendirmede, ''Kuzey Kıbrıs'taki işgücü, ek protokolün imzalanmasıyla da sermaye Güney'e kayacak. Sermaye de işgücü de, Güney'e kaydığında KKTC'de sadece otellerin kumarhaneleri, üniversitelerin yatakhaneleri kalacak'' diyerek bekleyen tehlikeye dikkat çekti. Şemiler, Halkın Sesi'nin web sitesinde yer alan değerlendirmede, özetle şu noktaları vurguladı:
** Türkiye ve Güney Kıbrıs arasındaki ticaret Yunanistan ve Beyrut üzerinden başladı. Güney Kıbrıs pazarında Türkiye ürünleri dolaşıyor. Rum basınında yaratılan rahatsızlık Kıbrıslı Türkleri ekarte etmek içindir.
** Kuzey Kıbrıs'taki işgücü, ek protokolün imzalanmasıyla da sermaye Güney'e kayacak. Sermaye de işgücü de, Güney'e kaydığında KKTC'de sadece otellerin kumarhaneleri, üniversitelerin yatakhaneleri kalacak.
** Şemiler, ek protokolün imzalanması aşamasında hükümetin yerine getirmesini acil, zorunlu olarak gördüğü adımları da şöyle sıraladı:
** KKTC liderleri 'Bağımsızlık istemiyoruz' görüntüsünden vazgeçmeli.
** Derhal, KKTC'deki iş dünyasına sıfır vergi uygulanmasına geçilmeli.
** Turgut Özal zamanında hazırlanan ve Ecevit döneminde rafa kaldırılan KKTC-TC Yatırımları Garanti Anlaşması yürürlüğe konulmalı. Bu olursa KKTC'ye yatırım riski İstanbul'a yatırım riskine eşitlenecek.
** Türkiye pazarlık edip ek protokole KKTC ile özel ekonomik ilişkisini müktesebat olarak koydurması lazım. Bunun kavgası verilmedi.
Rum portakalına sıfır Lefkoşa'nınkine %16
Kıbrıslı işadamı Bülent Şemiler'in değerlendirmeleri şöyle: ''Türkiye'nin ek protokolü imzalaması durumunda halkın neyle karşı karşıya kalacağı karanlıkta tutuluyor.
Kıbrıs Türk işadamına ticaret ile uğraşacaksa düşen tek seçenek, Güney'e geçip iş yapmasıdır. Ek protokol imzalandıktan sonra Limasol portakalı Türkiye'ye sıfır gümrükle girecek. Lefke portakalı da yüzde 16 vergi ödenerek Türkiye'ye sokulabilecek. Bu da Kuzey Kıbrıs malının Güney Kıbrıs malı karşısında rekabet edemeyeceğinin göstergesidir.''
KKTC'de yatırımlar için ortam kalmayacak
''Türkiye, ek protokolü AB'nin kabul ettiği mevcut Kıbrıs Cumhuriyeti ile imzalayacak. O cumhuriyetin içinde Kıbrıslı Türkler yok. Ek protokol bizi birleşik Kıbrıs'ta Maronitler gibi bir azınlık konumuna sokacak. Protokol ile Annan Planı ve 1960 anlaşmalarına geri dönülemeyecek. 17 Aralık'tan sonra yabancı sermaye için KKTC'de kabul edilebilir bir risk ortamı doğmuştu. KKTC'ye yapılan yatırımlar ek protokolün imzalanmasıyla ortadan kalkacak. Gelinen noktada Türkiye'den daha şahsiyetli ve Rumlara karşı daha mesafeli bir duruş bekleniliyor.''
'Bekle gör' politikasının acı sonucunu yaşıyoruz
''Referandum sonrası Kıbrıs Türk Devleti'nin Türkiye'nin 17 Aralık sürecine zarar verilmemesi için ilan edilmediği bilinen bir gerçek. Kıbrıs Türk Devleti'nin ilanı veya yatırımların garanti altına alınması gibi ciddi işler yapılacağına üç beş Amerikalıyı getirtip şov yaparak boşu boşuna zaman geçirildi. 17 Aralık'a kadar izlenen bekle-gör politikasının acı sonucunu yaşamakla baş başayız. Kıbrıslı Türk liderler tarihi fırsatı kullanmadılar. Çıkıp bu tedbirleri aldık diyerek halkı rahatlatan yok. Şimdi ortaya koyacakları alternatifi bekliyoruz.''
CUMHURİYET 28.07.2005