İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Ek protokole imza

Ek protokole imza
Güncel
|

Gümrük birliğini AB'ye üye 10 yeni ülkeye genişleten ek protokol dün akşam Türkiye'nin Brüksel'deki Daimi Temsilcisi Oğuz Demiralp tarafından imzalandı.

Dışişleri Bakanlığı'nın yayımladığı deklarasyonda imzanın Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tanınması anlamına gelmediği vurgulanarak "Türkiye, Kıbrıs'ta oluşacak yeni ortaklık devleti ile ilişkiler tesis etmeye hazır olduğunu beyan eder'' denildi. İngiltere'den yapılan karşı açıklamada ise "AB Konseyi deklarasyonu incelemeye alacaktır. Kıbrıs Cumhuriyeti AB tarafından tanınmaktadır" ifadesine yer verildi. Dışişleri Bakanlığı tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, Türkiye'nin 16-17 Aralık Brüksel zirvesinde, Ankara Anlaşması'nı tüm AB üyelerine genişleten uyum protokolünü gerekli müzakerelerin tamamlanmasından sonra 3 Ekim 2005 tarihinden önce imzalayacağını açıkladığı anımsatıldı. Açıklamada, hazırlanan resmi deklarasyonun da protokolle birlikte AB tarafına iletildiği belirtildi. İletilen deklarasyonda Türkiye'nin Kıbrıs sorununa siyasi bir çözüm bulunması yönündeki kararlılığını koruduğu belirtilirken, bu yöndeki tutumunu da açıkça ortaya koyduğu kaydedildi. Deklarasyonda ''Bu doğrultuda Türkiye, BM Genel Sekreteri'nin iki kesimli yeni bir ortaklık devleti kurulmasını hedefleyen kapsamlı çözüme ulaşma yönündeki çabalarını desteklemeyi sürdürecektir. Adil ve kalıcı bir çözüm, bölgede barışa, istikrara ve uyumlu ilişkilerin tesisine önemli bir katkıda bulunacaktır'' denildi. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1960'ta kurulan ortaklık devleti olmadığı kaydedilen deklarasyonda, ''Türkiye'nin bu nedenle Kıbrıs Rum makamlarının, halihazırda olduğu gibi, Kıbrıs'ta sadece ara bölgenin güneyinde otorite, denetim ve yetki icra ettiği ve Kıbrıs Türk halkını temsil etmediği şeklindeki tutumunu sürdüreceği ve anılan makamların tasarruflarını buna göre muameleye tabi tutacağı'' belirtildi. Türkiye'nin protokolü imzalaması, onaylaması ve uygulamasının, protokolde atıfta bulunulan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin herhangi bir biçimde tanınması anlamına gelmediği vurgulandı. Deklarasyonda şu tespitlere yer verildi: ''Türkiye'nin 1960 garanti, ittifak ve kuruluş anlaşmalarından kaynaklanan hak ve mükellefiyetlerini haleldar etmediğini beyan eder. Türkiye, işbu protokole taraf olmasının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile mevcut ilişkilerini değiştirmeyeceğini teyit eder. Kapsamlı bir çözüm bulununcaya değin, Türkiye'nin Kıbrıs'a ilişkin tutumu değişmeyecektir. Türkiye, Kıbrıs'ta kapsamlı bir çözüm sonucunda oluşacak yeni ortaklık devleti ile ilişkiler tesis etmeye hazır olduğunu beyan eder.'' İngiltere'den karşı deklarasyon: AB, Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanır Türkiye'nin Ankara Anlaşması ek protokolünü imzalamasına yönelik olarak AB Dönem Başkanı İngiltere de karşı deklarasyon yayımladı. Deklarasyonda "AB Dönem Başkanı İngiltere, Türkiye'nin Aralık 2004 AB Doruğu kararları uyarınca Ankara Anlaşması ek protokolünü imzalamasını memnuniyetle karşılar. Uzun süredir devam eden Kıbrıs politikası uyarınca Türkiye'nin bu yönde yaptığı açıklamayı not ediyoruz. AB Dönem Başkanlığı, Kıbrıs Cumhuriyeti Hükümeti'nin 16 Nisan 2003 tarihinde Katılım Anlaşması'nı imzaladığını ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1 Mayıs 2004'te AB üye ülkesi olduğunu ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin uluslararası hukuk uyarınca AB tarafından tanındığını hatırlatır. Dönem Başkanlığı Kıbrıs sorununa kalıcı çözüm konusunda Türkiye'nin BM Genel Sekreteri'nin çabalarına verdiği desteğin devam edeceği yönündeki açıklamasını memnuniyetle karşılar. Başkanlık Birlik ilkeleri çerçevesinde adil ve kalıcı bir çözümün bölgede barış, istikrar ve uyumlu ilişkilere katkıda bulunacağı konusunda hemfikirdir. AB Konseyi bu süreçte Türk tarafının yaptığı deklarasyonu AB'nin bundan sonraki yanıtına ilişkin olarak incelemeye alacaktır" denildi. CUMHURİYET 30.07.2005
AKRA