İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

İmamların kovulması

Dünya
|

Fransa hiçbir terör saldırısına veya canlı bomba eylemine maruz kalmamasına rağmen bu türden eylemlerin avı olmamak için krize uygun gördüğü önlemler almayı tercih etti ancak Fransa'nın bu türden dini-ideolojik bir çatışma içine girmesi, gelecekte kendisine pahalıya patlayabilir. Özellikle de sonuçları Batıda nefret duygularını körüklemekle suçladığı imamlarda görülen yeni siyasi yöntem izlemeye başladıktan sonra...

Aslında bu durum yeni bir olay değil. Okullarda kız öğrencilerin başörtü takmaları yasaklanmış ve Fransa'da örtülülere karşı birçoklarının işlerinden ayrılmasına sebebiyet veren çılgın kampanya başlatılmıştı zaten. Arap ve Arap olmayan farklı uyruklardaki Müslümanları içeren Fransız toplumundaki bu ilginç olgu, ılımlısı veya aşırısı fark etmez İslâm dininin veya dini düşünce sahiplerinin girmesi muhtemel yeni birçok çatışmaya kapı aralamaktadır. Fakat birkaç gündür birçok cami imamının sınır dışı edilmesi ve bazı Müslümanların izinin sürülmesi suretiyle hayata geçirilmeye başlanılan uygulamanın Müslüman çoğunluğun duygularını etkileyeceği kesin. Müslüman çoğunluk bu uygulamayı, Fransa'nın korumasıyla nam saldığı insan haklarının ihlali ve bütün geleneklerin çiğnenmesi olarak görmekte. Burada Fransa'nın hayata geçirilmesi için yolunda olduğu sebeplerden kurtulma yaklaşımı, sadece Avrupa'nın değil bütün dünyanın yaşadığı teröre olası gerçekçi çözüm sunamaz. Zira imamlar bugün Fransa'nın endişelenmesi gerekli tehlike değil. Çünkü onlar topraklarında onlarca yıldır bulunmaktalar ve içlerinden hiçbiri her hangi biri kargaşa çıkarmadı hatta şiddet eylemlerine aracı olmadı. Resmi otoritelere göre Fransa'da çoğunluğu faaliyetlerini hukuki şekilde mescitlerde yürüten 1100 civarı imam var. Bu imamların hiçbir olaya karışmadığını çok iyi biliyorlar. Çoğunluğu ise Faslı, Cezayirli ve Türk. Kendi açıkladıkları istatistiklere göre yüzde kırkından azı Selefi akımın etkisi altında ve Fransız haber ajansına göre güvenlik için tehlike oluşturuyormuş. Irkçı nefrete veya cihada teşvik eden klasik köktenci ve şiddet içeren düşüncelere sahipmiş. Bu gerçekler bizi hayretler içinde bırakıyor ve yeni Fransız politikasını sonraları krizlere yol açacak şekilde daha sert bir tutum içine koyuyor. Hiç kimse Fransız otoritelerinin her hangi bir suçluyu veya kargaşa eylemlerine karışmış kişileri dahi ülkeden sürme hakkı olmadığını ifade edemiyor. Oysa imamlar konusu yüzde yüz yanlış bir politika ve tersi sonuçlarını verecek. İmamlar din adamı olup askerler gibi görevlerini yapıyorlar. Hiç kimse bu imamlara karışmamalı aksine Müslümanlar ile Batı arasındaki istikrar ve diyaloğun gerçekçi destekçileri olması sebebiyle korunmaları gerekir. Maalesef Fransa bu destekten kurtulmaya çalışıyor. Bu durum kendisini müsebbibi olacağı krize maruz bırakacak ve sonuçlarını yükletecek. (Katar'da yayımlanan El Vatan gazetesi, 2 Ağustos 2005) İmamın sınırdışı edilmesi durduruldu Nefret ve şiddeti tahrik ettiği iddiasıyla sınırdışı edilmek istenen imamın sınırdışı işlemleri durduruldu. Fransız İmamlar Kurulu, İçişleri Bakanlığı tarafından kara listeye alınan Tunuslu Fransız imamın sınırdışı işlemlerini durdurttu. Kurul yetkilileri, Paris'in kuzeyindeki bir camiinin imamı olan Zuhir Rizkullah'ın, Fransız yetkililer tarafından, nefret ve şiddete teşvik ettiği suçlamalarıyla itham edildiğini belirtti. Kurul Genel Sekreteri Daw Meskine "Bu haksız suçlamalara müdahale ettik ve Fransız polisini imamın sınırdışı ve vatandaşlık haklarından mahrum edilmesi işlemlerini durdurması yönünde ikna etmeyi başardık" dedi. Yoğun çabalarından dolayı Kurul'a minnettarlığını belirten imam Rizkullah, "Fransız gözetleme listesine alındım çünkü gözetimimdeki camii bölgedeki birçok gencin akınına uğruyor. Yeni genç nesillerin bu yöndeki eğilimi de Fransız yetkilileri gerçekten çok rahatsız ediyor" dedi. Fransız yetkililer, vaazları şiddet içerdiği gerekçesiyle! Temmuz ayında iki Cezayirli imam Reda Ameuroud ve Abdelhamid Aissaoui da sınırdışı etmişti. VAKİT 10.08.2005
AKRA