Uluslararası yardım kuruluşları, kıtada açlığın boyutlarıyla ilgili raporlarında sayıları 10 milyonlarla ifade ediyorlar. Örgütlere göre, yardımdan öte kalıcı çözümler üretmek gerekiyor.
Nijer'de ciddi boyutlarda yaşanan açlık krizi, gözlerin bir kez daha uzun yıllardır kıtlıkla boğuşan Afrika kıtasına çevrilmesine neden oldu. Uluslarararası kuruluşların raporları trajedinin boyutuyla ilgili farklı sayılar verse de hemen hepsi on milyonlarca kişinin yaşam savaşımı verdiğini kabul ediyor.
Uzmanlar kıtlığa karşı önümüzdeki 20 yıl içinde kalıcı önlemler alınmaması durumunda on milyonlarca insanın daha ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı uyarısında bulunuyor.
Afrika'yı kuşatan açlık krizinden en çok etkilenenler yine çocuklar. Washington merkezli Uluslararası Gıda Politikası Araştırmaları Enstitüsü'ne göre Sahra altı Afrika'da yaklaşık 33 milyon çocuk aç. Uzmanlara göre, hemen önlem alınmazsa nüfus artışıyla birlikte 2025 yılında bu sayı 39 milyona yükselecek.
HIV/AIDS dahil çeşitli etkenlerden dolayı yabancı yatırımlarda düşüş olması halinde ise bu sayının 55 milyonu geçmesinden korkuluyor.
Raporda Sahra altı bölgesindeki kıtlık sorununu çözmek için en az 300 milyar dolarlık yatırım yapılması gerektiğine dikkat çekiliyor.
Farklı yardım kuruluşlarının temsilcilerini bir araya getiren Açlık Erken Uyarı Sistemi Örgütü yayımladığı son raporda ise Nijer'den başlayıp Somali'nin Hint Okyanusu sahillerine kadar uzanan bölgede en az 20 milyon kişinin kıtlık riski altında yaşadığını açıkladı.
Raporda, Sahra çölünün kıyısında bulunan Nijer'in yanı sıra Çad, Sudan, Etiyopya, Eritre, Somali ve Zimbabve'nin de acilen yardıma ihtiyacı olduğu belirtildi.
Etiyopya ilk sıralarda
Krizin en ciddi boyutlarda olduğu ülkeler arasında ilk sıralarda, 10 milyon kişinin açlıkla savaştığı Etiyopya geliyor.
Nijer'de açlık ve kuraklık yüzünden 32 bini çocuk olmak üzere yaklaşık 3 milyon kişinin ölümle burun buruna olduğu yönündeki haberler, Devlet Başkanı Mamadou Tanja tarafından reddedildi. 12 milyon nüfuslu ülkenin lideri Tanja, Batı'nın Nijer'e 45 milyon dolarlık yardım sözü vermesine rağmen hükümetine şu ana kadar 2.5 milyon dolar gönderildiğine de dikkat çekti.
Sudan'da açlık sorunu en çok ülkenin güney bölgelerini etkisine almış durumda. Sudan'daki iç savaş sırasında evlerinden ayrılan mültecilerin, barışın ardından geri dönmeye başlamaları bu sorunun büyümesine yol açtı.
Reform gerekiyor
Afrika'da yaşanan kıtlığın sona erdirilmesi için bölge ülkelerinde ciddi tarımsal reformlara gidilmesi ve bu ülkelere ekonomik yatırımlar yapılması gerektiği belirtiliyor. Uzmanlara göre açlık kriziyle yüz yüze gelen insanların ortak sorunu, gıdalarını kanallarla düzenli sulama yapılabilen tarlalardan değil, yağmur suyuna ya da ırmakların mevsimden mevsime taşmasına dayalı biçimde ekim-dikim yapılan arazilerden elde ediyor olmaları.
Yağışların seyrinde bir değişiklik, milyonlarca kişi için felaket anlamına gelebiliyor. Tehlike altındaki ülkelerin Sahra çölünün eteklerinde yer alması da tesadüf değil. Bilim adamları çölün giderek yayıldığına ve ekilebilir topraklardaki erozyonun arttığına dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre uzun vadede Orta Afrika'nın açlık sorununa tek çare, sulama sistemlerine büyük miktarlarda yatırım yapmaktan ve Nijer yahut Nil gibi ırmakların tarımsal sulama olanaklarının arttırılmasından geçiyor. Yetkililer, bunun için düzenli bir yatırımın uzun yıllar istikrarlı politikalarla sürmesi gerektiğini söylüyor.
CUMHURİYET 12.08.2005