Yahudi devleti 3.6 milyon Filistinliye vatandaşlık veremeyeceğinden(!) öte yandan da ilelebed işgalci görünmeye can dayanmayacağından hareketle geliştirdi Şaron planını. Bush ‘yaşayabilir bir Filistin devleti’ derken, Şaron’un bu planına onay verdi. Gazze’den çekilme bir göz boyamadan ibaret.
İsrail devleti bugün yarın Gazze Şeridi’ndeki 21 Yahudi yerleşimindeki yaklaşık 8-9 bin yerleşimciyi tahliye edip 38 yıllık işgaline son verecek ya, herkes pek memnun. Pek yakında 45 km. uzunluğa, 6-10 km. genişliğindeki Gazze, 1.3 milyon yoksul Filistinliye kalacak. İsrail’in 250 bin yerleşimcinin yaşadığı Batı Şeria’daki dört yerleşimi de tahliye edeceğini zikretmek dahi anlamsız, çünkü ana yerleşim blokları yerli yerinde kalacak. Eh olsun, uluslararası toplum, Şaron yönetimini alkışlıyor. En vahimi de zannediliyor ki, bu adımla İsrail-Filistin çatışması sona erecek, ABD Başkanı Bush’un sözünü ettiği ‘yaşayabilir Filistin devleti’nin kurulmasının yolu açılacak...
Keşke öyle olsa! Ama kazın ayağı hiç böyle değil. Çünkü İsrail-Filistin çatışmasını analiz ederken yapılabilecek en vahim hata, siyonizmin zihniyetini kavramaksızın, Filistinlilerin kendilerine ait bir devlete sahip olabileceklerini zannetmek olur. İsrail hükümetleri yıllardır işgal topraklarında yüzlerce yerleşim inşa edip, bunları otoyol ağlarıyla birbirine boşuna bağlamadı. Ya da Filistin topraklarına öylesine el koyup ‘güvenlik duvarı’ inşa etmedi!
Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze’deki işgal toprakları bugün toplam toprakların yüzde 22’sine tekabül ediyor. Bu da İsrail 1967’de işgal ettiği tüm bölgeleri bıraksa da ülkenin yüzde 78’ini elde tutacağı anlamına geliyor…
Şaron, durduk yerde Gazze’den niye çekiliyor? Yanıt basit. Çünkü atsan atamayacağın, satsan satamayacağın Arap nüfusu varken ve İsrail’in yapıp ettikleri akıllara ‘apartheid’ rejimini getirirken, bir çıkış yolu lazımdı. Yahudi devleti 3.6 milyon Filistinliye vatandaşlık veremeyeceğinden(!) öte yandan da ilelebed işgalci görünmeye can dayanmayacağından hareketle geliştirdi Şaron planını. Gazze’de İsrail devletine hiç faydası olmayan bir toprak parçasını bırakmakta beis görmedi. Karşılığında Kudüs’ü Batı Şeria’daki devasa Ma’aleh Adumim yerleşim blokuna bağlayan 3 bin 500 konutun inşasını içeren E-1 koridoru planını devreye soktu. ‘Büyük Kudüs’ planının kilit unsuru. E-1 planıyla ‘yaşayabilir Filistin devleti’ olasılığı sonsuza dek ortadan kalkıyor. Batı Şeria ikiye bölünerek, diğer Filistin bölgelerinden tecrit ediliyor, kantonlara ayrılıyor. Oh ne âlâ! Ve ilerde Şaron, Batı Şeria’da kalan Filistinlileri de miniminnacık Gazze’ye sürmezse şükretmek gerek!
15.8.2005 / CEYDA KARAN / RADİKAL