İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

"Türkiye'nin bilimsel ağırlığı yok"

Türkiye
|

Türkiye'deki üniversitelerde kalitenin giderek düşmesi ve üniversitelerin bilimsel çalışmalar yerine, ideolojik ayrım ve yolsuzluk merkezleri haline gelmelerine öğretim üyeleri de tepki gösteriyor.

Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ortaş, Türkiye'deki üniversitelerin neden dünyadaki ilk 500 üniversite içine dahi giremedikleri ve Türk akademi hayatının bilimsel kaliteden yoksun olduğuna ilişkin Vakit'e çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ortaş, üniversitelerde öğrenciler ve öğretim üyeleri arasında ideolojik ayrım yapılmaması ve üniversite yönetimlerinin tam bir hoşgörü ortamı tesis etmesi gerektiğini kaydetti. AKADEMİK YÜKSELME Ülkede bilimsel yayınların çoğunlukla akademik yükselme amacıyla yapıldığını ifade eden Ortaş, "Batıdaki gelişmiş ülkeler ile karşılaştırıldığımızda alınan patent sayısı ve üretilen bilimsel makalelerdeki bilginin teknolojiye dönüşmesi yönünden arada yüzlerce defa fark bulunuyor" dedi. Birkaç üniversitede son birkaç yılda yapılan yayınların isim listelerinde hep belirli isimlerin yer aldığını söyleyen Prof. Dr. İbrahim Ortaş, bütün göstergelerde öğretim üyelerinin önemli bir kısmının yayın yapmadıklarını, yapanların da genelde benzer ve aynı kişiler olduğunu söyledi. Ortaş, üniversitelerin bugün içinde bulunduğu bu verimsizliğin bir gelenek haline geldiği ve gelecek kuşaklara da yanlış örnek teşkil ettiğini kaydetti. TÜRKİYE'NİN BİLİMSEL AĞIRLIĞI YOK Türkiye'de 10 bin profesör, 6 bin doçent ve 12 bin dolayındaki yardımcı doçent ve 30 binin üzerinde yardımcı eleman ve diğer araştırma kurumlarındaki araştırıcıları dikkate alındığında bu sayının yetersiz olduğunu kaydeden Ortaş, "Türkiye nüfus yoğunluğu itibarı ile dünyanın yüzde 1.1'ni oluşturuyor, fakat buna karşılık dünyadaki bilimsel ağırlığı yönünden yüzde 0.86, ekonomik ağırlık yönünden ise yüzde 0.6 düzeyinde olup açığı kapatmaktan uzak görülüyor" dedi. PROFESÖRLERİMİZ İNGİLİZCE BİLMİYOR Türkiye'de yakın geçmişe kadar profesör makamına yükselmiş birçok bilim adamının, "Uluslararası Bilimsel Yayınlar" kapsamındaki dergilerde yayınlanmış bir tek makalesinin bile bulunmadığını kaydeden Ortaş, "Bunların büyük çoğunluğu İngilizce bir cümle bile okuyacak düzeyde yabancı dil bilmiyor. Ülkemiz, 200 milyar dolar borç, gelir dağılımındaki dengesizlik ve bir türlü 'hukuk devleti' olamama eleştirileriyle, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Mahkemesi'nden 3 bin mahkumiyet almış, 'yaşam kalitesi' sıralamasında 86. basamağa düşmüş durumdadır. Dünya çapındaki yaklaşık 8 bin patent buluştan hiçbir tanesini ülkesi adına dünyaya kazandırmamıştır" diye konuştu. ÜNİVERSİTELER HOŞGÖRÜ MEKANI OLMALI Üniversitelerdeki mevcut yönetim yapılarına da değinen Prof. Ortaş, "üniversitelerin hoşgörü mekanları olduğunu, üniversite hocalarının her öğrenciye evladı olarak bakması gerektiğini" söyledi. Ortaş, "Ülkemizde başörtüsü, kılık kıyafet gibi maalesef öteden beri var olagelen problemler mevcut. Ancak hocalar, öğrencileri arasında her hangi bir ayrım yapmadan onları farklı ideoloji ve dünya görüşlerinden dolayı yargılayamazlar, onlara eşit derecede yaklaşmalıdırlar" dedi. Ortaş, şunları söyledi: "Üniversitelerde farklı düşünce yapıları olması gayet doğaldır ve olması da gereklidir. Eleştirel yaklaşımlar bilimsel bakış açısı için vazgeçilmezdir. Bu durum, düşünce açısından bir zenginlik olarak değerlendirilmelidir." VAKİT 24.08.2005
AKRA