Geçtiğimiz birkaç gün içinde yaşananlar büyük ölçüde bekleniyordu. Barzani-Talabani koalisyonu ile El Hakim-Caferi veya dışarıdan gelen Şiiler arasında anlaşmaya varıldı. Bu anlaşma oldukça iğrenti vermekte olup, bizlerin işgal güçlerinin Irak'ı cehenneme çevirmek için verdiği ganimeti paylaşmak amacıyla oturan siyaset tacirleri karşısında olduğumuzu doğruluyor.
Oyunu gözle görülür bir kıvraklıkla idare eden Celal Talabani, George Bush'un ve yeni muhafazakarların Amerikan sokaklarındaki savaş karşıtları halkasının genişlemesi sonrası anayasanın hızlı şekilde geçmesi yönündeki ihtiyacını iyi kullandı. Dışarıdaki Şiiler de Irak'tan ve Saddam Hüseyin'e çalışan Arap Sünnilerden intikam almak için Bush'un bu durumunu kullandılar. Sonuçta ise hiç ümit vaat etmeyen bir anayasa çıktı ortaya.
Parlamentodaki Sünni yokluğu gerekçesi ise zayıf bir gerekçe. Zira Sünnilerin seçimleri boykotu olmasaydı uzlaşma daha sıkıntılı olacaktı ve şu süreçte uzlaşmadan bahsedilemeyecekti. Sünni Arapların katılımı geçen seçimlerin yapıldığı şartların gölgesinde olduğu için çok mütevazi bir oran elde etmelerine yol açtı. Şu anki uzlaşma dışarıdaki Şiiler ile Kürtler arasında. Sünni Araplar ve tıpkı Sadr, Halisi, Bağdadi ve diğer Şii sahasında işgale direnen güçler gibi Irak'ın bütünlüğünde ısrarlı Şiiler bu uzlaşmada yoklar.
Irak'ı parçalanma yoluna koyan bu uzlaşma sonrası Sünni Arapların önünde Allah'tan sonra direnişe tutunmaktan başka çare kalmadı. Bunun yanı sıra parçalanma sürecinde bulunmayan Arap ve bölgesel verileri destek almaları gerekmekte. Direnişin sürmesi ve yükselmesi sadece işgal hastalığı, Irak'ın gerçek bağımsızlığı ve egemenliğinin yokluğu için değil, yeni anayasaya virüslerini yayan mezhepçilik ve parçalanma hastalığının ilacıdır. Hiç şüphesiz bütün Sünni Arap güçlere ve Irak'ın bütünlüğünde kararlı Şii güçlere düşen, parlamentoda destekçilerinin oranına dikkat etmeksizin bu anayasadan uzak durduklarını ilan etmeleridir. Zaten parlamento üyelerinin çoğunluğu oylama öncesi taslaktaki maddeleri okumuyorlar bile! Belki de Irak'ın bütünlüğüyle ilgilenen siyasi güçlerin önümüzdeki seçimlere girmesi uygun düşer. Fakat bu katılımın direniş programının aleyhine olmaması gerekli. Irak bugün ister işgalci olsun ister onlarla koalisyon kurup tankları sırtında ülkeye girenler olsun hırsızların ve dışarıdan gelen paralı askerlerin hegemonyası altında bulunuyor. Direnişin azameti olmasaydı işler yolunda gidecek ve George Bush bugün gözünü Arap dünyasına dikerek zaferinin zirvesinde olacaktı.
(Ürdün'de yayınlanan El Düstur gazetesi, 25 Ağustos 2005)
VAKİT 26.08.2005