Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, NSC’nin “Ilımlı İslam” ve bu projenin bütün Ortadoğu’da uygulanması için kendilerinden proje istediğini söyledi. Bu ülkede ABD Ulusal Güvenlik Konseyi ile görüşecek başka bir kurum yok mu?
Din adamlarının yetiştirilmesi ve eğitim müfredatı ABD’nin “yeni din inşası” olarak tanımlanan çalışmalarının en temel unsurlarından. İmamların eğitiminin aslında Büyük Ortadoğu Projesi’yle bağlantılı olduğunu biliyorum. Bu, bütün Müslüman ülkelerde böyle. Çünkü BOP, sadece siyasi ve askeri bir proje değil, dini, kültürel ve sosyal alanda derin dönüşümleri zorlayan bir proje.
26 Şubat 2004 tarihinde Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’nun ABD’de yaptığı görüşmeler, sivil toplum örgütlerinin yanı sıra Diyanet İşleri’nin de aslında projenin hiç de dışında olmadığını ortaya koyuyor.
ABD Dışişleri Bakanlığı ve ABD Ulusal Güvenlik Konseyi (NSC) yetkilileriyle bir araya gelen Bardakoğlu’nun gerek temas ettiği kurumların niteliği gerekse görüştüğü konuların özellikleri hiç de din hizmetleriyle sınırlı değildi.
Mesela, kimse bir Diyanet İşleri Başkanı’nın ABD Ulusal Güvenlik Konseyi ile hangi gerekçeyle, hangi yetkiyle ve hangi amaçla görüştüğünü sormadı. Bu Konsey’in özelliğini bilmeyen yok. O zaman Konsey’in Türkiye Diyanet İşleri Bakanlığı ile ne amaçla temaslarda bulunduğu da ayrı bir soru. Konsey’in İslam’la, Diyanet’in de güvenlikle ne işi var?..
Mısır’dan Endonezya’ya kadar Müslüman ülkelerde demokrasi ve özgürlük kavramları arasına sıkıştırılmış yakıcı tartışmalar, sorgulamalar yaşanıyor, projeler uygulanıyor. Liberal İslam, Ilımlı İslam ve başka ifadeler altında bambaşka bir gündem uygulanıyor…
Endonezya’da, Yemen’de aynı tartışmalar, Pakistan’da ve Bangladeş’te aynı tartışmalar, Malezya’da, Mısır’da, Orta Afrika ülkelerinde aynı tartışmalar. Türkiye, BOP kapsamında İslam’ın liberalleştirilmesi ve Müslümanların dönüştürülmesi için belirgin bir rol üsleniyor. Çünkü Türkiye, bu projeye modellik yapmak istiyor.
Peki sonuç ne olacak? Batı müdahalesinin önünü açacak belki ama bu müdahaleye karşı gelişecek direnci kıramayacak. Tam tersi, giderek bu direncin herkesin hesaplarını bozduğunu daha belirgin biçimde göreceğiz. İslam kendi içinde çatışacak tezi işte bu yolla gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Diyanet ve STK’ların BOP’un dışında olup olmadığını değil, neresinde ne kadar olduğu tartışılmalı.
30.8.2005 / İBRAHİM KARAGÜL / YENİ ŞAFAK