Çoğunluğunu Türkmenlerin meydana getirdiği Telafer'de, işgalci ABD'nin direnişçi bahanesiyle başlattığı saldırılarda, son bir haftada 200'den fazla sivil katledildi, çok sayıda sivil de tutuklandı.
Şehirde saldırılar sürerken, sivil halk çevre köylere ve Musul'a kaçıyor. Irak Türkmenleri Cephesi, Telafer'deki soykırımın durdurulması için başta Türkiye olmak üzere uluslararası camiayı göreve çağırdı.
Saldırıların sürdüğü Kadisiyye Mahallesi'nde oturduğunu söyleyen Azize Hüseyin, "Akşamdan bizi vurmaya başladılar. O kadar vurdular ki sabaha kadar uyuyamadık. Oturup ağladık. Sabah hemen arabamıza binip kaçtık ve Mahlabi'ye geldik" dedi. Fatma Muhammet isimli göçmen ise, "Uçak vurdu. Kıyamet koptu. 'O evde asla kalamayız' dedik. Deliye döndük. Yayan geldik" diye konuştu.
İşgalci ABD ordusunun Irak Ulusal Muhafızlarına bağlı birlikleriyle Suriye sınırı yakınlarındaki Türkmen şehri Telafer'e karşı başlattığı "soykırım" ve "kin operasyonu" sürüyor. İşgalci ABD'nin son bir haftada 200'den fazla sivili katletmesi, çok sayıda sivili de tutuklaması gözleri yine bu bölgeye çevirdi. Katliam ve saldırıların sürdüğü şehirde sivil halk çevre köylere ve Musul'a kaçıyor.
TELAFER'DEN KAÇAN KAÇANA
Telaferli göçmenler, yaya olarak terk ettikleri kasabanın birkaç kilometre yakınında bulunan Sincar ve Mahlabi gibi nahiyelere bağlı köylere sığındı. Irak Türkmenleri Cephesi'nin açıklamasına göre, kasabayı terk ederek çevre köylere ve Musul'a yerleşen aile sayısı 7 bini buldu. 10 bin kişilik Mahlabi nahiyesine, geçen yıl Ağustos ayında başlayan Telafer operasyonlarından bu yana 300'den fazla aile göçmen olarak geldi. Gelenler arasında bulunan Selma Muhammet, 5 Eylül gecesi şiddetlenen hava saldırıları üzerine çocuklarıyla birlikte Telafer'i terk ettiklerini söyledi. Eşinin evde kaldığını ve kendileriyle birlikte gelmediğini belirten Muhammet, "Çok kötüydü. Mahallemize 18 füze atıldı. Çoğu aileden ölenler oldu. Elektrikler gitti ve evler yıkıldı" diye konuştu.
BURADA KIYAMET KOPUYOR
Operasyonların sürdüğü Kadisiyye Mahallesi'nde oturduğunu söyleyen Azize Hüseyin, "Akşamdan bizi vurmaya başladılar. O kadar vurdular ki sabaha kadar uyuyamadık. Oturup ağladık. Sabah hemen arabamıza binip kaçtık ve Mahlabi'ye geldik" dedi. Fatma Muhammet isimli göçmen ise, "Uçak vurdu. Kıyamet koptu. 'O evde asla kalamayız' dedik. Deliye döndük. Yayan geldik" diye konuştu. Telaferli göçmenlerin ilk durağı olan Mahlabi'nin üç kilometre batısında yer alan Şeyh İbrahim köyü muhtarı Salim İsmail, göçmenlerin kayıtlarını alarak, onları uygun ailelerin yanına yerleştirdiğini belirtti. İsmail, "Onları karşılıyoruz. Irak Türkmenleri Cephesi'nin getirdiği yardımları dağıtıyoruz. Onlara ev arıyoruz, gerekirse ailelerimizle kalıyorlar. Boş ev bulursak oraya yerleştiriyoruz. Bu bizim görevimiz. Şimdiye kadar yaklaşık 250 aile geldi. Bunların toplam nüfusu 850 kadar olur" diye konuştu.
MÜLTECİLERE ÇADIR YETMEDİ
Telaferli göçmenler için hazırlanan geçici barınma alanlarına kurulan çadır sayısı ise 250'yi buldu. Türk Kızılayı'nın gönderdiği çadırlar tükenince kasabadan kaçan aileler, civardaki inşaatlara sığındı. Halk, hükümeti Telaferlileri ihmal etmekle suçluyor. Irak Kızılay'ı kasabanın Musul çıkışına kurduğu çadır kentte göçmenlerin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Türk Kızılayı'nın gönderdiği 250 adet çadırın tükenmesiyle, yeni gelen aileler çevredeki boş inşaatlara sığındı.
Türkmeneli İnsan Hakları Derneği Genel Başkan Yardımcısı Savaş Avcı da, "Terör bahanesi altında şehirde Türkmen varlığını yok etmek amacıyla Türkmenlerin şehri boşaltmasını hedefleyen askeri operasyon, hedefine ulaşmıştır" dedi.
Olaylar karşısında Türkiye'nin seyirci kalmamasını isteyen Avcı, "ABD'nin amacı, güney ve güneydoğu sınırlarımızı tamamıyla Peşmerge hakimiyet altına alarak, yardımları önlemektir" yorumunda bulundu.
VAKİT 09.09.2005