Türkiye’nin bölünmesini istemeyenler ABD’nin PKK’ya karşı tavrını anlayamıyor.
ABD, terörle küresel savaş içinde olduğunu söylüyor. Bu söylem, aslında yeni dünya savaşının veya ‘Medeniyetler Çatışması’nın bir başka ifadesini oluşturuyor. ABD, Avrasya’nın enerji kaynaklarını kontrol etmek istiyor. Türkiye, Afganistan’a asker göndererek ‘Medeniyetler Çatışması’na dahil oluyor ve böylece ABD çıkarlarına katkı sağlıyor. Aynı süreçte, terörle savaştığını söyleyen ABD, Türkiye’nin PKK ile mücadelesine destek vermiyor ve durum ciddi bir çelişki gibi görünüyor.
Çelişkinin nedenini, Türkiye’nin güvenlik çıkarları ile ABD’nin bölgesel jeostratejik çıkarlarının artık Soğuk Savaş döneminde olduğu gibi çakışmamasında, hatta çoğu zaman çatışmasında aramak gerekiyor. ABD küresel enerji güvenliği için Ortadoğu coğrafyasını genişletmek, haritasını değiştirmek, bu coğrafyada yer alan 22 ülkeyi, bu amaca yetecek gücü olmasa da şekillendirmek istiyor. Türkiye de bu coğrafya içinde, su kaynaklarının zenginliği, enerji köprüsü oluşturma yeteneği, merkezi jeostratejik özelliği ve büyüklüğü nedenleriyle şekillendirilecek ülkeler içinde yer alıyor; işte bu nedenle de Türkiye’nin çıkarları ile ABD çıkarlarının uzlaşması mümkün olmuyor.
Türkiye’nin bölünmesini istemeyenler, PKK’nın ABD’nin stratejik manivelasına dönüştüğünü ve halen İran’ı distabilize etmek amacı ile kullanıldığını,Türkiye’nin bölünmesi istikametindeki gayretlerde de kullanılabildiğini, bu nedenle de ABD’nin PKK’ya karşı ciddi bir girişiminin olamayacağını görmek istemiyorlar.
ABD belki de, Türkiye’nin bölünmesini istemeyenlerin, Irak savaşı ile birlikte Kürtlerin ABD’nin sadık uydusuna, ABD’nin ise Kürtlerin hamisine dönüştüğünü, İsrail’in bundan memnun kaldığını, bu nedenlerle de ABD’nin Kürtleri karşısına almak istemeyeceğini; Irak’ta bundan sonraki gelişmeler içinde, Iraklı Kürtlere yakın coğrafyadan da bir hami gerekebileceğini, uzun süreçte bölünmesini daha da kolaylaştırsa bile, Türkiye’nin PKK’nın gayretlerini geçici bir süre de olsa dağıtabilmesi için PKK’nın İran’daki eylemlerini kolaylaştırırken, Irak’ın kuzeyinde hami görevini kabul etmesi gerektiğini görmelerini istiyor.
12.9.2005 / NEJAT ESLEN / RADİKAL