İngiliz basınının haber ve yorum köşelerinde, daha ziyade “Irak’tan ayrılma vakti artık geldi mi?” sorusu yöneltildi.
İngiltere basınında dünkü manşetlerde en çok Irak sorunu ele alındı. Arap kıyafeti giyen 2 İngiliz casusunun Irak polisine ateş açmaları üzerine gözaltına alınması ve sonrasında İngiliz işgal güçlerinin terör eylemleri ele alındı
Yaşanan bu olaylar, Basra’da konuşlanan İngiliz güçleri ile Iraklı Şiiler arasında gerginliği aniden tırmandırıverdi. İngiliz basınının haber ve yorum köşelerinde kaleme sarılanlar daha ziyade “Irak’tan ayrılma vakti artık geldi mi?” sorusunu yöneltti.
Times gazetesinin dış haberler editörünün ifadesiyle, “Basra’da yaşananlar hafife alınamaz.” Yazıda Başbakan Tony Blair’a yöneltilen soru ise: “Ne zaman?”
Times’ın satırlarına göre, “İngiliz askerlerinin kazasız belasız Irak’tan geri çekme hayalleri, gerçeklere tosladı.” Gazete “İngiliz askerlerin hala Güney Irak’ta bulunma nedenlerinden birinin Irak polisini ve güvenlik birimlerini eğitmek olduğu söylenmiyor muydu? Eğer eğittiğiniz polis sizin askerlerinizi tutuklar, geri vermeyi reddeder ve siz de karakol duvarlarını yıkmak zorunda kalırsanız, hangi nedenle orada bulunduğunuzu yeniden düşünmeniz gerekir” ifadesini kullandı.
“İngilter’nin çıkış yolu var mı?”
Independent gazetesi, askerlerin geri çekilişi için bir tarih belirlenmesini isteyenlerin Başbakan Blair’ın üzerinde baskıyı artırdığını yazdı. Independent dün sabah ön sayfasında, “Bu keşmekeşten bir çıkış yolu var mı?” sorusuyla Irak konusuna yaklaşımını bütün açıklığıyla gözler önüne serdi.
“İngiltere’nin kendi kendini bir kördüğümün içine soktuğu” yorumunu yapan gazete, “Askerler derhal geri çekilsin diye panik içinde bağırıp çağıracak bir durum yok. Ama ‘Bu iş nasıl bitecek’ diye şimdiden sorup düşünmenin vakti çoktan geldi” ifadesine yer verdi.
Independent’a göre Amerika da, İngiltere de kendilerinin oluşturdukları bir ikilemin içine düştü.
“Irak’ı Iraklılara bırakın”
Fakat Guardian gazetesinin yorum köşesindeki bir yazıda, “neden olmasın” sorusu yöneltiliyor. Amerika’nın, Vietnam’ı ve Lübnan’ı kendi kaderine terk edip gittiğini ve her iki ülkenin de ayakta kalmasını bildiğini kaydeden Guardian yazarı, “İngilizler de kolonilerini bir gün geldi terk etti. Kimilerinde, örneğin Kıbrıs’ta, bölünmeler yaşandı, kan aktı. Fakat İngiltere haklı olarak, ‘bu onların bileceği iş’ dedi” değerlendirmesini yaptı. Guardian Irak için de aynı şeyin geçerli olduğunu belirterek, “Irak’ı da Iraklılara bırakıp gidelim, çünkü her şeyi elimize yüzümüze yeterince bulaştırdık” diye yazdı.
MİLLİ GAZETE 22.09.2005