En fazla televizyon seyretmede ABD'den sonra ikinci sırada bulunan Türkiye'de, "dizi"lerin ardı arkası gelmiyor. Halen televizyon kanallarında 85 dizi gösterimde bulunuyor. Uzmanlar, özellikle toplum sağlığı açısından dizilerin etkilerine karşı vatandaşı uyarıyor
Televizyon kanalları yeni yayın döneminin başlamasıyla birlikte, "dizi" furyasını da başlatmış oldular. Televizyon seyretme sıralamasında ABD'den sonra ikinci sırada yer alan Türkiye'de, bir dönem "Pembe Dizi"lerle ekrana ısıtılan kitleler, şimdi de yerli dizilerle "kolik"leştiriliyor. Kanallarda gösterilen 85 diziyle her kesime hitap etmeye çalışan televizyonların sadece "reyting" kaygısı taşımadıklarını belirten uzmanlar, toplum sağlığı açısından dizilerin etkilerine karşı vatandaşı uyarıyor.
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Aycan, televizyon dizilerinin aile-çocuk ve halk sağlığı açısından iki önemli problemi beraberinde getirdiğini vurguladı. Televizyon ekranından yansıyan elektromanyetik dalgaların özellikle çocuk sağlığı açısından zararlarına değinen Aycan, "Ancak çok daha önemlisi dizilerde verilen mesajlar. Son zamanlarda yapılan bazı dizilerde özellikle Hıristiyanlık propagandası yapılmaktadır. Bu dinin mensuplarının çok daha insancıl, daha bilgili ve dürüst oldukları şeklinde etkili ve kitlesel misyonerlik faaliyetleri yapılmaktadır" dedi.
"TOPLUM PSİKOLOJİSİ TEHDİT ALTINDA"
Aycan, "Bu kadar farklı diziler arasında herkes kendisine uygun birisini seçiyor. Orada birtakım dünyalar oluşturuluyor. Sosyo-ekonomik durumu zayıf olanlar bu durum karşısında yeni arayışlara yönelebiliyor. İnsanlar kendi durumlarını ve konumlarını kabul etmiyorlar. Böylece toplumun psikolojisi ciddi anlamda bir tahribatla karşı karşıya kalıyor" diye konuştu.
Diziler tarafından verilen mesajların belirli zaman aralıklarında değiştiğini kaydeden Prof. Aycan, etnik kültürlerin seyirciye yozlaştırılarak verilmeye çalışıldığını söyledi. Kanallardaki dizi furyasının bir an önce kontrol altına alınması gerektiğini vurgulayan Sefer Aycan, "Özellikle aşırı şiddet unsurlarını bünyesinde bulunduran, etnik kültürleri yozlaştırarak vermeye çalışan ve Hıristiyanlık propagandası yapan dizi filmlerin mutlaka takip edilerek gerekli yasal işlemlerin başlatılması gerekir. Sistemden kaynaklanan eksiklikler giderilerek daha etkin ve daha caydırıcı tedbirler alınmalıdır" dedi.
VAKİT 24.09.2005