CİHADLA GEÇEN BİR HAYAT
1925 yılında Bosna'nın Bosanski Samaç kentinde doğan Aliya'nın gençliği Nazi işgali altında geçti. 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Saraybosna Üniversitesi'nde hukuk eğitimi alan Aliya, anti-komünist mücadelenin de ön saflarında yer aldı. 1940'lı yıllarda "Genç Müslümanlar" örgütünün kurucusu olduğu için Tito yönetimi tarafından üç yıl hapse mahkûm edilen Bilge Kral, 1970 yılında yazdığı 'İslâm Deklarasyonu' ile Yugoslav yönetimine karşı bayrak açtı. Aliya'nın en büyük hayali Avrupa'nın ortasında bağımsız bir İslâm devleti kurmaktı.1983 yılında tekrar hapishanede yatmak zorunda kalan Aliya, 5 yıl boyunca İslâm düşmanlarının işkence ve zulümlerine karşı zindanda da olsa dik duruşunu sürdürdü. Cezaevinden çıktıktan sonra Bosna'nın cumhurbaşkanı olarak dünyanın karşısına çıkan Bilge Kral, Sırp ve Hırvat katillere karşı verilen destansı cihadı bizzat yönetti.
Saraybosna'nın efsanevi lideri Aliya, özellikle bilgisi, erdemli duruşu ve mücadeleci yönleriyle tanınıyor. 1992 yılında Sırp ve Hırvatların giriştiği katliamlara karşı Bosnalılara mücadele aşkı vererek tarihin akışını değiştiren Aliya'nın mücadelesi, dünyanın dört bir yanında ezilen Müslüman halklar için de büyük bir umut oldu. Aliya, entelektüel kişiliğiyle bir fikir adamı, cihadçı kişiliğiyle de bir İslâm savaşçısıydı. Bosnalı Müslümanlar onu "dedo-büyük baba" olarak anarken, bütün dünya da onu "Bilge Kral" olarak tanıdı.
1995 yılında imzalanan Dayton Barış Anlaşması'ndan sonra oluşturulan Boşnak-Hırvat-Sırp Federasyonu'nun devlet başkanı seçilen İzzetbegoviç, 2000 yılına kadar bu görevde kaldı.
Yıllarca Aliya İzzetbegoviç'in uluslararası danışmanlığını yapan Süleyman Gündüz, onu şu cümlelerle anlattı: "Lider, bir kitle heykeltıraşıdır. Onun görevi mermer bloktan heykel yontarcasına, kalabalıkları bir iman ordusuna dönüştürmektir. Bu söz Aliya'nın şahsında somutlaşmıştır. Aliya Avrupa'nın ortasında soykırıma uğrayan, tehcir edilen, tecavüz edilen ve aşağılanan bir toplumdan şuurlu, öfkeli, şahsiyetli ve özgürlük aşkına candan vazgeçebilecek bir toplum oluşturdu. Onun gözlerinde çaresiz toplumların kurtuluş ışığı vardı. Yeryüzünde yüreğinden başka zenginliği olmayan ve onu da halkıyla paylaşan Aliya; yazdıkları, konuştukları ve cihadıyla örnek alınacak bir Müslüman önderdir."
İstanbul Milletvekili Hüseyin Kansu
"Aliya, 20. yüzyılda İslâm dünyasının yetiştirdiği en büyük değerlerden biridir. Kafirler tarafından çepeçevre kuşatılmış Bosna'yı istiklale kavuşturmuş, ezilen bütün halklar için bir umut ışığı olmuştur. Aliya nezaketi, âlim kişiliği ve yiğitliğiyle Osmanlı'nın Avrupa'daki son kalesiydi. Yazdığı eserlerle İslâm'ın anlaşılması ve yaşanmasına büyük katkıları olan 'Bilge Kral', umut ediyorum ki yeni nesil tarafından daha iyi anlaşılacaktır."






