Kabardey-Balkar, Rusya Federasyonu içerisinde dilimlenmiş yedi Kuzey Kafkasya cumhuriyetinden biri. Düne kadar Kremlin'in gözünde Kaf Dağı'nın 'huzur' adacığıydı. Aslında bu bir tılsımdı ve 13 Ekim'de 130 kişinin yaşamına mal olan başkent Nalçik'teki gariplikler yumağı bir baskınla bozuldu. Ama kansere yakalanınca 14 yıldır hiç soğutmadan oturduğu koltuğuna 16 Eylül'de veda eden eski Devlet Başkanı Valeri Kokov'un Moskova'nın eline tutuşturduğu Demoklesin kılıcıyla herkesi sindirmiş olmasının bir sonucuydu bu 'huzur'. Aldatıcıydı. Nalçik sokakları işsizlikten canına tak demiş yumruğu sıkılı insanlarla doluydu. Etnik çatışmalarsa zaten istasyonda hareket emrini bekleyen tren misali...
Asıl kavga Ruslarla değil
Kabardey-Balkar tüm Kafkasya'da olduğu gibi her an bir etnik çatışmayı alevleyebilecek mayınlarla dolu. Bu mayınlar 'böl-parçala-yönet ve zamanı gelince birbirine kırdır'ın ruhuna uygun olarak Sovyet liderleri tarafından ustalıkla döşenmişti. Batı ve Osmanlı literatürüne 'Çerkesler' diye giren Adıgeler, en az 5-7 bin yıllık kadim vatanlarında Bolşevik ihtilali sonrası kurulan üç cumhuriyete yani Adıgey, Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkes'e pay edildi. Yine Adıgelerin bir boyu olup Karadeniz kıyılarında yaşayan Şapsığlar da Krasnodar-Kray sınırlarına hapsoldu. Şimdi Kabardeyler, yüzde 50'lik nüfuslarıyla Kabardey-Balkar'ın egemen etnik öğesi. Ve Çerkeslerin çoğunlukta olduğu tek cumhuriyet. Kabardey-Balkar'da 900 binlik nüfusun yüzde 30'unu oluşturan 'etkisiz' element Ruslar bir yana asıl etnik kırılma noktasında yüzde 10'la Balkarlar (ya da Balkarlılar var. Aslında Balkarların da kaderi Adıgelerden farklı değil. Onlar da milletler coğrafyasına neşter atıldığında kardeşleri Karaçaylılardan ayrı düştü. (Balkarların aksine Karaçaylılar, Karaçay-Çerkes'te çoğunlukta.)
Dağılmanın temelleri
Yalın bir saptama ile Kabardey-Balkar'daki potansiyel etnik kavga, bu ülkeyi 19. yüzyılda gasp etmiş Ruslarla yerliler arasında değil. (Özellikle Çerkes diasporasında hâlâ canlı olan Ruslarla beklenen tarihsel hesaplaşma, Çeçenya'daki vahşete rağmen Kabardey-Balkar'ın gündeminden çok uzak. Bu cumhuriyette her zaman çatışma, Kabardey ve Balkarlar arasında beklendi. Bunun tarihsel ve güncel nedenleri var. Kafkasya'da hemen tüm etnik grupların katılımıyla 1918'de Rusya'dan bağımsız kurulan Kuzey Kafkas Cumhuriyeti'nin kısa sürede dağıtılması sonrası bugünkü cumhuriyetlerin temelleri atıldı. 1922'de oluşturulan Kabardey-Balkar özerk bölgesi, 1936'da cumhuriyet statüsüne yükseldi. Balkarlar Nazilerle işbirliği yaptıkları gerekçesiyle 1944'te Çeçen ve İnguşlar gibi Orta Asya ve Sibirya'ya sürülmüş, cumhuriyetten Balkar ifadesi çıkartılmıştı. 1957'de Kruşçev sürgüne gönderilen halkların haklarını iade edince Balkarlar geri döndü ama dört köyleri iade edilmedi. Cumhuriyetin adı da eski haline döndü. O gün bugündür her hassas dönemde Balkarlar 'benim köyüm' diye tutturuyor. 14 yıllık sürgünden sonra Balkarların Moskova'ya karşı öfke birikiminin nedeni de bu. Öte yandan Prenses Maria'yı Çar Korkunç İvan'a eş olarak verip barışçıl yol seçseler de sürgünler yüzünden Kabardeylerin yüreklerinde üzeri küllenmiş acı olduğu da bir gerçek.
Balkarlardaki rahatsızlığın güncel boyutuna gelince; İktidardan dışlanmışlık, fırsatları paylaşmadaki eşitsizlik Balkarların Kabardeylere diş bilemesinde önemli etken. Tabii cumhuriyette işsizlik yüzde 20 civarında. Dağlık bölgelerde bu rakam yüzde 70'lere fırlıyor. Aylık gelir ortalaması 130 doları geçmiyor. Suç oranında ise federasyon genelinde dördüncü sırada. İşsizlik oranı Balkarlarda daha fazla. Ülke bütçesi Dağıstan ve İnguşetya kadar olmasa da Moskova'ya bağımlı. 226 milyon dolar olan 2005 bütçesinin 118 milyon dolarını merkez karşılıyor.
Yeni 'Çeçenizasyon'
Özetle Putin, Çeçenya sopasıyla Kafkas cumhuriyetlerini yeterince sindirdi. İki yıl içinde cumhuriyetlerin özerkliklerini perçinleyen yerel anayasalar tamamen budandı. Şiddet dalgasıyla Putin, SSCB dağılırken kaşıkla verilen hakları kepçeyle almayı daha da sürdürecek. Vahhabi damgası yiyen sıradan insanların evlerinin devlet tarafından havaya uçurulduğu bir şiddet saçmalığı almış başını giderken, kolay kolay kimse bu sürece dur deme cesaretini gösteremeyecek. Ve ayrıca Çarlık Rusyası'nın Kafkas halklarını birbirine düşürmeden Kafkasya'yı elde tutamayacağı aşikâr. Putin'in de dedeleri gibi Çerkes'e karşı Çerkes kamasını kullanıyor. Bu Çeçenya'da tuttu. Putin'in beslediği Ramzan Kadirov şimdi Çeçen direnişçilerle savaşı Ruslardan devraldı. Bunun adı 'Çeçenizasyon'. Yarmukvari grupların yerel yönetimleri hedef alması haliyle yeni 'Çeçenizasyonlar'ı akla getirmiyor. Velhasılı yüzyıllardır savaşların eksik olmadığı Kafkasya uğursuz talihiyle yine baş başa.
RADİKAL - 24 EKİM 2005 PAZARTESİ






