ABD, Şam'a verilecek cevabı ele almak üzere Konsey'i haftaya dışişleri bakanları düzeyinde toplamaya çalışıyor. Fransa Dışişleri Bakanı Philippe Douste-Blazy, Konsey'den beklentilerini, 'Suriye'ye tam işbirliği çağrısı yapan bir kararın oybirliği ile kabulü' olarak açıklarken, yaptırım önerileri için soruşturmanın bitmesini beklemek gerektiğini vurguladı. Veto hakkına sahip Çin ve Rusya'nın yanı sıra Konsey'in geçici üyesi Cezayir'in Suriye'yi cezalandırmak için erken olduğunu belirterek, Şam'a zaman verilmesinde ısrar ettiği kaydediliyor. Çin'in BM Temsilcisi Büyükelçi Wang Guangyang, zorlayıcı önleme ihtiyaç duymadıklarını açıklarken, Rus Temsilci Yardımcısı Alexander Konuzin tavırlarının netleşmediğini belirtti.
ABD'nin BM Temsilcisi John Bolton, gelinen noktayı "Ayrıntılar konusunda henüz karara varmadık" diye aktarırken, suikasta karıştıkları zannedilen kişilere seyahat yasağı ya da malvarlıklarının dondurulması gibi öneriler gündemde olduğu söyleniyor. Konsey'in 15 Aralık'a dek Şam'ın tam işbirliğinden kaçınması halinde Esad'a yönelik tehdit içeren bir karar alabileceği öngörülüyor. Dünya liderleri de gözdağını ihmal etmiyor. ABD Başkanı George W. Bush, "Suriye, uluslararası taleplere uymazsa tecrit edileceğini öğrendi" derken saldırı ihtimalini, "Askeri güç son seçenektir" sözleriyle değerlendirdi. Britanya Başbakanı Tony Blair de, yaptırımların göz ardı edilemeyeceğini söyledi.
Köşeye sıkışan Şam ise, Konsey'e, raporu adil biçimde görüşmesi çağrısı yaptı. Hükümete bağlı El Baas gazetesinin başyazısında, Konsey'in rapordaki 'kanıttan yoksun suçlamaların farkına varacağı' umudu dile getirildi. Siyasi baskılara boğun eğmeyip adaletten yana olup olmadığını göstermesi açısından Konsey'in sınavdan geçeceği yorumu yapıldı






