Zirvenin en önemli sonucu ABD'nin 1994'ten beri sürüncemede olan FTAA önerisinin yine başarısız kalmasıydı. Liderler zirveyi nihai bildiriye bile imza koyamadan terk ederken, üst düzey yetkililerin sekiz saat gecikmeli yayımladığı ortak belgeye FTAA'ya karşıt görüşler yansıdı. ABD, Meksika ile Orta Amerika'dakiler dahil 29 ülke, FTAA görüşmelerinin nisanda başlatılmasına destek çıktı. Ancak kıtanın nüfusları ve etkileri en yoğun ülkeleri olan Brezilya, Arjantin, Paraguay ve Uruguay'ın oluşturduğu Mercosur bloku ile petrol zengini Venezüella'nın direnişi kırılamadı.
ABD, FTAA'nın kıtada yeni pazar ve iş alanları yaratacağını, sol liderler ise insanları 'köleleştireceğini' savundu. Beş ülke, Dünya Ticaret Örgütü'nün aralıkta Hong Kong'da yapılacak ve gümrük tarifelerinin indirilmesi ile serbest ticaretin sınırlarını çizecek toplantısını beklemekte diretti.
Cuma günü ABD karşıtı miting düzenleyip "FTAA'yı gömeceğiz" diyen Chavez, zirve sonrası direnişlerini "Kaya gibi sert durduk" sözüyle aktardı. Direnişçi ülkeleri 'beş silahşorlar' diye niteleyen Chavez, "Bugünün en büyük mağlubu bay Bush'tur" dedi. ABD Başkanı'nı konuk eden Arjantin lideri Nestor Kirchner de, ülkesinin ve kıtanın sorunlarının arkasında Amerikan ekonomi politikaları ve IMF'nin bulunduğunu söylemekten kaçınmadı. Zirvede Chavez'le açıkça karşılaşmaktan kaçınan Bush, daha sonra geçtiği Brezilya'da Devlet Başkanı Lula da Silva'yla görüşmesine dair, "Serbest ticaret bölgesinin önemine iknaiçin büyük çaba sarf ettim. Amerikan halkları kadar Silva'nın da ikna olması gerek" dedi.
FTAA'yla ilgili başarısızlık, zirveyi barikatların ötesinden Amerikan karşıtı gösterileriyle sallayan kitlelerde de adeta bayram havası estirdi.






