Yabancı dizilerde din adamları takdir edilirken, Türkiye’de imam ve öğretmenlerin aşağılanmasını eleştiren Gündoğdu, "Hiçbir dinin mensupları tarafından o dinin kıyafetler aşağılanmayıp hatta kutsanıyorken, bizde İslam’a has giyim kuşumla, sakalla nüfus kağıdında dini İslam yazan ve Müslümanım diyenler tarafından alay ediliyorsa, bunu dışımıza nasıl izah edebiliriz" dedi.
Burada en büyük sıkıntının laikliğin tanımında ve uygulanmasında yaşandığını kaydeden Gündoğdu, Papa’nın cenaze merasimine 200’ü aşkın devletin yöneticilerinin katılımıyla hiçbir şey olmayan laikliğin Kuran kursunda bile Kuran öğretimine engel olarak gösterilebilmesini eleştirdi. Gündoğdu, "Papa’nın yerine göreve başlayan, Benedic’in resmi törene sponsor olan laiklik biz de 12 yaşına gelmemiş çocukların yaz kursuna 15 yaşına gelmeyenlerin de Kuran kursuna gitmelerine engel oluyorsa laiklikte değil belki ama ona yapılan tanımda çifte standart var demektir" dedi.
Tanımı net olmayan, kişiden kişiye değişebilen laikliğin, inanç ya da inançsızlık hürriyeti kavramından Hıristiyanlık ve Yahudilik hürriyetine dönüşmesinin kimi memnun edeceğini soran Gündoğdu, laikliğin batıda dini yaşamak için hoşgörü olarak kullanılırken Türkiye’de dini yasaklamaya ve yasaklayanlara hoşgörüye dönüştürülmesinin ciddi bir problem oluşturduğunu kaydetti.
Laikliğin inanç özgürlüğünü sınırlama getiremeyeceğinin altını çizen Gündoğdu, "Bilakis laiklik, inananın inancını açıklama ve yaşamasının, inanmayanın da inanmamasının teminatı olmalıdır. Bunun dışında yapılacak her tanımın bir yönü eksik demektir" dedi.
Din eğitimi ve din adamı deyince sadece ölmüş dindara sığınan bazı siyasi parti mensuplarının dine karşı olan tavırlarını eleştiren Gündoğdu, " Dine karşı duruşlarını başörtüsü ya da din kültürü dersi üzerinden yapanlar kimlerin ekmeğine yağ sürüyorlar? Her fırsatta misyonerlik faaliyetlerinden rahatsızlık duyanlar, bazı sözcüleriyle din elden gidiyor diyenler, misyonerliğe karşı koymanın en etkili yolunun, kaynağından ve emin ellerden sağlıklı din eğitim ve öğretiminden geçtiğini bilmiyorlar mı?" dedi.
MİLLİ GAZETE 09.11.2005






