İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Strazburg'da hakimler yok!

Güncel
|

Hukukun Üstünlüğü Derneği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, Leyla Şahin hakkında verdiği kararın sadece

Hukukun Üstünlüğü Derneği,  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, Leyla  Şahin hakkında verdiği kararın sadece İstanbul Üniversitesi’nde uygulanan başörtüsü yasağına ilişkin olduğunu ancak bazı kesimlerin kararı, dini ve siyasi maksatlarla tüm ülkeye yaymaya çalıştığını açıkladı.


Hukukun Üstünlüğü Derneği Başkanı Av. Süleyman Arslan tarafından yapılan yazılı açıklamada şu görüşlere yer verildi:
 

"Leyla  Şahin’in davası hakkında  AİHM Büyük Dairesi tarafından  verilen  karar,  esas olarak  sadece İstanbul   Üniversitesi’nde   uygulanan  başörtüsü  yasağına ilişkindir. Buna rağmen, belirli kesimlerin  bu  kararı,  dini  ve  siyasi  maksatlarla  tüm  ülkeye,  hatta Avrupa’ya,  daha  da  ötesi tüm dünyaya şumullendirme çabası içinde olacağı açıktır.

Vazgeçilmez  bir  hak  ve özgürlük  olan örtünme ve bu bağlamda başörtüsü hak  ve  özgürlüğü;  kanun, yönetmelik gibi pozitif  kurallar, uluslararası  sözleşmeler   ve  mahkeme  kararı  ile  yasaklamaya  maruz bırakılamaz.  Nitekim ne BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde ve ne de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde başörtüsü yasağının dayanağı vardır.

Bu karar, uluslar arası sözleşmelere, temel haklara ve dini özgürlüklere aykırıdır. Aynı zamanda Avrupa tarafından uygulanan çifte standartın bir göstergesidir. Strazburg’da hakimlerin değil, siyasilerin olduğunu göstermektedir. Bu durum AB yetkililerinin “Uyum yasalarının çıkarılması yetmez,  önemli olan uygulamadır.” tarzındaki ifadeleri dikkate alındığında, onları Türkiye’deki hakimlere yaptıkları eleştirilerin aynısıyla karşı karşıya getirmiştir.

Şüphesiz  karşı  karşıya kalınan uygulama ve bu uygulamaya dayanak yapılmak istenilen   yönetmelik ve mahkeme kararları bir toplumun zorunlu kültür değişimine  tabi  tutulmaya  çalışılmasından  başka bir şey değildir. Ancak bu karar toplumsal  gerçeklikle bağdaşmamaktadır ve Türk toplumunun dinamikleri karşısında kadük kalmaya mahkumdur. .

Din   ve   vicdan   özgürlüklerinin   gereği  olarak  başını örten insanlarımız  açısından  yapılacak  olan  şey, başörtüsünden vazgeçmek veya kamu  hayatının  dışında  kalmaya  razı  olmak  değil, hukuki ve demokratik haklarını  kullanma  yanında iktidarları, Avrupa’yı ve Avrupa Birliği’ne katılmayı sorgulamak olacaktır. Hukukun  üstünlüğünü  tüm  insanlar  için  ve  her yerde sağlamayı  amaç edinen Derneğimiz de  halkımızın her zamankinden daha fazla bir  duyarlılıkla haklarına sahip çıkmalarını ve hukuki çerçevede haklarını sonuna kadar kullanmalarını tavsiye etmektedir."
AKRA