İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün Avrupa ve Orta Asya Direktörü Holly Carter, Türkiye'nin uyguladığı başörtüsü yasağının dini pratik ve ifade hakkının açık bir ihlali olduğunu belirtti.
Türk hükümetlerinin 1960'lı yıllardan bu yana dönem dönem üniversitelerdeki öğretim üyeleri ve öğrencilere başörtüsü yasağı uyguladığını hatırlatan örgüt, 1997'den itibaren bu uygulamanın yoğunlaştığını bildirdi.
Örgüte göre uygulamanın sonuçları:
AİHM kararının yasağın diğer 'kurbanları'nın başvuruları konusundaki umutları kararttığını kaydeden örgüt, AKP hükümetinin yasağı sona erdirmek istediğine dikkat çekti.
Örgüt, ''AİHM'nin Şahin'in şikayetine destek olması durumunda hükümet bu kısıtlamaları hafifletecek adımlar atabilecekti. Ancak bunun yerine bu kararla, şimdi görülebilir bir gelecek için Türk kadınları eğitim ve profesyonel hayatlarını sürdürebilmek için yurtdışına çıkmak zorunda kalacak'' denildi.
Açıklamada ayrıca, Türkiye'de aşırıcı siyasi hareketler bulunmasına rağmen, son 25 yıldır başörtüsü hakkını savunan kampanyanın hiçbir zaman şiddet içermediği vurgulandı.
Carter'ın ''AİHM, Türkiye'de temel özgürlüklerin genişletilmesinde güçlü bir unsur olabilirdi, ancak bu davadaki tutumuyla inanç ve düşünce özgürlüğü ve ayrımcılığa karşı önemli bir fırsatı kaçırmıştır'' şeklindeki görüşlerine de yer verildi.
AİHM kararı
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Leyla Şahin, 1998'de derslere başörtüsü takarak girdiği gerekçesiyle aldığı disiplin cezasının insan haklarına aykırı olduğunu savunarak, AİHM'ne başvurmuştu.
AİHM'nin 29 haziran 2004 tarihinde, Türkiye'nin insan hakları ihlalinde bulunmadığı kararını vermesi üzerine Şahin'in avukatları davanın temyiz niteliği taşıyan Büyük Daire'de görüşülmesini istemişti.
Temyizi görüşen Büyük Daire, 10 kasımda aldığı kararla yasağın onaylanmasına hükmetti. Büyük Daire, Türkiye'nin insan hakları ihlalinde bulunmadığı görüşüne vardı.
Daha önce ilgili dairenin verdiği gerekçeli kararın içeriğine katıldığı görülen Büyük Daire, üniversitelerdeki başörtüsü yasağının başvuruyu yapanın üniversiteye kayıt olmadan önce de var olduğu ve bu sınırlamanın başvuru sahibi tarafından bilinmesi gerektiğini belirtti.






