Nijerya Müftüsü Şeyh İbrahim Salih, "Çirkin çıkışların ve çatışmaların arkasında asıl bir sebep var ki bu gizlenmeye çalışılıyor. Bu da Batılı şirketlerin, petrol ile ilgilenen istihbarat birimlerinin ve lobilerin aralarındaki çıkar çatışmalarıdır. Kabileler eliyle ülkemizde çıkarlarına hizmet edecek bir ortam tesis etmek istiyorlar. Bölge insanlarının fakirliklerini ve ekonomik sıkıntılarını bir fırsat bilerek Hıristiyan ve Müslümanları karşı karşıya getiriyorlar" dedi.
Mustafa Sabri Demirİslam Yüksek Kurulu Başkanı ve Nijerya Müftüsü Şeyh İbrahim Salih el- Hüseyni, El-İslam el-Yevm gazetesine yaptığı açıklamada, mevcut yönetimin Müslümanlar’a yönelik olarak başlattığı fişleme girişimlerini kınadı. El Hüseyni, Nijerya’da Hıristiyan ve Müslümanlar arasında yaşanan gerginliklerin ve çatışmaların sebebinin dine dayalı olmadığını söyledi. Nijerya Müftüsü El Huseyni, "çatışmaların nedeni, aşiretçilik ve ekonomik sebeplere dayanmaktadır" dedi.
El- Hüseyni, Nijerya'da Hıristiyanlaştırma faaliyetleri için milyonlarca dolarlık harcama yapıldığını ancak her türlü imkana rağmen bunda başarılı olamadıkları aksine hem Hıristiyan, hem de çeşitli ilkel inanca sahip olanların İslam dinini seçtiğini belirtti. Bush yönetiminin, Nijerya Müslümanlarını kimliklerinden soyutlamak için dini eğitim veren okulları hedef alarak kökünü kurutmak istediğinin altını çizen el Hüseyni, söyleşisine ülkesindeki Müslümanların durumunu anlatarak başladı.
Müslümanlar nüfusun çoğunluğunu oluşturuyor
Nijerya’nın yüzde 70'inden fazlasının Müslüman olduğuna, özellikle de Lagos, Eyban ve Muşu şehirlerinde Müslüman nüfusun fazlalığına dikkat çeken el-Hüseyni, Müslümanların ülke nüfusunun büyük bir kısmını oluşturmalarına rağmen, geri kalan yüzde 19'lık kesimin baskısı altında yaşadığını, özellikle güney bölgelerinde yaşayan Müslümanların kuzeyde bulunanlara nisbeten daha zor şartlarda bulunduğunu kaydetti.
Müftü el Hüseyni, "Ülkede Hıristiyanların hem ekonomik, hem de siyasi sahada nüfuzları var. Nijerya yönetiminin üst düzey yetkilileri Hıristiyanlar’dan oluşuyor. Devlet Başkanı da bunların başında geliyor" dedi.
"Dünya basınında yer alan Nijerya'daki Müslümanlar ve Hıristiyanlar arasın başgösteren çatışmaların asıl nedeni nedir?" şeklindeki soruya El-Huseyni , "Nijerya'da Müslümanlar ve Hıristiyanlar arasında çatışmalar olduğu doğrudur. Ancak bu çatışmalar dünya basının bir çoğunun konu edindiği gibi din temelli değildir. Çatışmalar ekonomik, kavmiyetçilik temelli sebeplerden dolayı çıkmaktadır. Çatışmalar özellikle ülkenin kuzeyinde bulunan Bılaşu bölgesinde meydana geliyor. Sözkonusu çatışmalarda her iki taraftan yüzlerce insanımızı kaybettik. Olanlardan çok üzüntü duyuyoruz. Bu bölgede uzun zamandan beri örfe dayalı bir hukuk uygulanıyor, yaşam sürdürülüyor. Hıristiyanların kışkırtıcı tavırları tartışmaları çatışmaya kadar vardırdı. Çirkin çıkışların ve çatışmaların arkasında asıl bir sebep var ki bu gizlenmeye çalışılıyor. Bu da Batılı şirketlerin, petrol ile ilgilenen istihbarat birimlerinin ve lobilerin aralarındaki çıkar çatışmalarıdır. Kabileler eliyle ülkemizde çıkarlarına hizmet edecek bir ortam tesis etmek istiyorlar. Bölge insanlarının fakirliklerini ve ekonomik sıkıntılarını bir fırsat bilerek Hıristiyan ve Müslümanları karşı karşıya getiriyorlar" şeklinde cevap verdi.
Müslümanların yoğunlukla yaşadıkları bölgelerde misyonerlik faaliyetlerinin çatışmaların çıkmasında etkisinin olduğunu söyleyen el-Hüseyni, açıklamalarına devamla şunları kaydetti: "Nijerya'da misyonerlik faaliyetleri son zamanlarda daha da arttı. Hıristiyanlaştırma faaliyetlerini yürüten teşkilatlar Amerika ve bir çok Avrupa ülkesinde uzantısı olan teşkilatlar. Bunlar arasında en faal ve etkin olan misyonerler ise Yahova şahidleridir. Bunların yanında Protestanlar da etkin konumda. Sayıları hakkında bir sayım yapılamadığı için rakam kullanarak bunlar şu kadardır, diyemiyorum. Ancak şu müjdeyi veriyim, bu misyoner teşkilatlar, büyük meblağlarda harcamalarda bulunarak faaliyet yapmalarına rağmen kazandıklarından çok kaybetmektedirler. Çabaları hedeflediklerinin tam aksi yönde karşılık buluyor. Müslüman Nijeryalıları Hıristiyanlaştırmayı başaramadıkları gibi, Hıristiyanların İslam'ı seçmelerinin önünü de alamıyorlar. Bütün bunlar ekonomik sıkıntı yaşayan Nijerya'da oluyor. Ki, böyle ortam misyonerlerin başarılı çalışma yapmaları için aradıkları bir ortamdır."
Sözkonusu İslam olunca aynı özgürlükler tanınmıyor
Nijerya'da misyonerlik faaliyetlerine ülke yönetiminin tam özgürlük tanımasını kınayan El- Hüseyni sözkonusu şey, İslami faaliyetler olunca benzer özgürlüklerin tanınmadığını belirterek konuyla ilgili serzenişini şöyle dile getirdi: "Devletin görevi milletinin inanma ve inancının gereği gibi yaşama özgürlüğünü sağlamaktır. Ancak ne yazık ki bu özgürlük ülke nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Müslümanlar için tanınmıyor. Bu haksız uygulamalardan dolayı da devlet yönetimi ile Nijerya halkı arasında bir uyumsuzluk ve anlaşmazlık var. Zaman zaman da bu anlaşmazlık tartışmalar şeklinde kendini gösteriyor."
Malum çevrelerin dini eğitime müdahale girişimlerinin Nijerya'da başarıya ulaşmadığının gerekçesini el-Hüseyni "Çünkü Nijerya'da dini eğitim veren kurumlarımız istikrarlı bir eğitim programı takip ediyorlar. Önerilen eğitim programları, gönderilen kitaplar halkımız tarafından reddedildi. Amerika'nın bu alanda planları Allah'a hamd olsun başarısızlıkla neticelendi. Yeni eğitim programları, sadece misyonerlerin açtığı okullarda uygulanıyor. ... Buralarla sınırlı kaldı." şeklinde açıkladı.
El-Hüseyni, Nijerya'nın bazı bölgelerinde İslam kanunlarının uygulandığını, bu uygulamalardan da geri adım atılmadan devam edileceğinin altını çizerek, her şeyin istenildiği gibi yürümediğini, taassup ve geri kalmışlık gibi nedenlerden dolayı İslami kanunların istenilen şekilde tatbik edilemediğini belirtti. Bütün olumsuzluklara rağmen İslam kanunlarının uygulanmasından vazgeçilmesinin söz konusu olmadığını vurgulayan El- Huseyni, İslam kanunlarının uygulandığı vilayet sayısının da 11'e çıktığını bildirdi.
MİLLİ GAZETE 17.11.2005






