İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

İnsan Hakları Örgütü eleştirdi

Güncel
|

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Avrupa ve Orta Asya Direktörü Holly Carter, “Türkiye’nin uyguladığı başörtüsü yasağı dini pratik ve ifade hakkının açık bir ihlâlidir. Kararla AİHM, Türkiye üniversitelerinde eğitim hakları engellenen binlerce kadını çaresiz bırakmıştır” dedi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Avrupa ve Orta Asya Direktörü Holly Carter, “Türkiye’nin uyguladığı başörtüsü yasağı dini pratik ve ifade hakkının açık bir ihlâlidir. Kararla AİHM, Türkiye üniversitelerinde eğitim hakları engellenen binlerce kadını çaresiz bırakmıştır” dedi.


İnsan Hakları İzleme Örgütü, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) türban konusunda aldığı kararı eleştirerek, bu kararın Türkiye’de binlerce kadının yüksek öğrenim ve profesyonel hayata katılma hakkını reddettiğini açıkladı.

Merkezi New York’ta bulunan İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden yapılan açıklamada, AİHM Büyük Dairesi’nin Leyla Şahin’in temyiz davasında verdiği karara değinilerek, dava sahibi tıp öğrencisi Şahin’in türbanını çıkarmayı reddettiği için eğitimine yurtdışında devam etmek zorunda kaldığına dikkat çekildi.

Açıklamada, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün Avrupa ve Orta Asya Direktörü Holly Carter’ın görüşlerine de yer verildi. Carter, açıklamasında, “Türkiye’nin uyguladığı başörtüsü yasağı dini pratik ve ifade hakkının açık bir ihlalidir. Bu kararla AİHM, Türkiye üniversitelerinde eğitim hakları engellenen binlerce kadını çaresiz bırakmıştır” dedi.


Açıklamada, türban yasağından dolayı her yıl binlerce kız öğrencinin üniversite eğitimi almasının engellendiği ifade edildi. AİHM kararının yasağın diğer kurbanlarının başvuruları konusundaki umutlarını da karartığını kaydeden İnsan Hakları İzleme Örgütü, bu kararın binlerce kadının eğitimlerine kaldıkları yerden devam etme ve kamu sektöründeki işlerine iade edilme umutlarını da sona erdirdiğine dikkat çekti.

Türkiye’de aşırıcı siyasi hareketler bulunmasına rağmen, son 25 yıldır türban hakkını savunan kampanyanın hiçbir zaman şiddet içermediğinin de belirtildiği açıklamada, Carter’ın “AİHM, Türkiye’de temel özgürlüklerin genişletilmesinde güçlü bir unsur olabilirdi, ancak bu davadaki tutumuyla inanç ve düşünce özgürlüğü ve ayrımcılığa karşı önemli bir fırsatı kaçırmıştır” şeklindeki görüşlerine de yer verildi.


MİLLİ GAZETE  17.11.2005
AKRA