Vakit'e konuşan dini liderler, inanç konusu olan başörtüsüne getirilen yasağın bir an önce kaldırılması gerektiğini söylediler.
"YASAKÇI TUTUM BİR AN ÖNCE SON BULMALI"
Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob Mutafyan başta Türkiye olmak üzere bazı ülkelerin laiklik gerekçesiyle eğitim ve öğretim kurumlarında dinin emri olan başörtüsüne yasak getirmesini eleştirerek, "Din ve vicdan özgürlüğü en temel insan hakkı olduğuna göre, inanan kişiler her ortamda kendi seçimleri olan dini inanışlarını, geleneklerini özgürce yaşayabilmelidir diye düşünüyorum. Ülkemize gelince, bu konuların görüşülerek demokratik ve hoşgörü ortamında çözümleneceğini umuyorum. Yasakçı tutum bir an önce son bulmalıdır. Halkımızda art niyet aranmamalıdır. İnsanların kullandığı başörtüsü, siyasi bir simge olarak görülmemelidir" diye konuştu. Kime yapılırsa yapılsın, dini inancından dolayı hiç kimseye negatif ayrımcılık yapılmaması gerektiğini belirten Mutafyan, "Türkiye'nin gündemi yapay inatlaşmalarla meşgul edilmemelidir. Genç kuşaklara yazıktır" diyerek insanların ibadet ve inançlarına yapılan müdahalelerin hoş karşılanamayacağını kaydetti.
"SİYASAL SİMGEDİR DİYE LAİKLİK ADINA BAŞÖRTÜSÜ YASAKLANAMAZ"
Türkiye Süryani Katolik Patriği Yusuf Sağ da, "Siyasal simgedir diye laiklik adına yasaklanan dini semboller, ister haç olsun ister başörtüsü olsun, bunu kimse yasaklayamaz. Dinen yasaklanması gereken bir şey varsa bu yine dinin işidir. Buna din dışında kimse müdahale edemez. Namaza, oruca ve diğer ibatelerde olduğu gibi, dini bir gereklilik olan başörtüsüne de kimse bir yasak koyamaz. Avrupa'da Hıristiyanlara 'siz haç takamazsınız' denilse, bu da yanlıştır. Çünkü bu konu ruhanilerin, din adamlarının işidir. Bu açıdan Papa Jean Paul'un görüşü bellidir" dedi. Patrik Yusuf Sağ, Allah'ın koyduğu bir ilke konusunda hiç kimsenin bir tasarrufta bulunamayacağını ifade ederek şöyle konuştu: "Mesela, kimse zina mubahtır diyemez, katır helaldır diyemez. Katolik kilisesinde bir kimse haç mı takmak ister? Din mensubunun bu isteğine kesinlikle ve kesinlikle kimsenin müdahale etmemesi lazım. Başörtüsünü de bu şekilde değerlendiriyorum. Mesela Avrupa'da denildi ki boynunuza haç takamazsınız. Maalesef dini sembollere müdahale ediliyor."
VAKİT - 19 KASIM 2005 CUMARTESİ






