mahkeme katili temize çıkardı
Askeri mahkeme subaya öldürme suçlamasında bulunmadı. Silahı yasal olmayan şekilde kullanması ve komutası altında bulunan askeri birlikteki arkadaşlarından şahitliklerini değiştirmeleri ve ayrıntıları olduğu gibi anlatmamalarını isteyerek adaletin işleyişini engelleme girişimi dışında bütün suçlardan temize çıkardı.
Subayın avukatları öldürmek kastıyla ateş açılmasının terör tehditlerini engellemek için İsrail askeri inancının temel parçası olduğunu ve müvekkillerinin İsrail ordusunda izlenen uygulamalara aykırı davranmadığını ifade ettiler.
İsrail gazetelerinin ayrıntılarını yayınladığı subay ile askerleri arasındaki konuşma kayıtları, askerlerin, kız çocuğunun hiçbir tehlike oluşturmadığını ve kendi okul yolunda gittiğini belirttiklerini kaydediyor. Zira çocuk küçüktü ve askerleri görmesiyle birlikte ölünceye kadar hep korku içindeydi. Yakınına ateş açtıkları vakit çantası yere düştü. Askerler patlayıcı içerip içermediğini teyit etmek için çantaya kurşunlar yağdırdılar. İman çantasını bırakarak süratle bölgeden uzaklaştı ancak subay bahsi geçen iğrenç yöntemle kız çocuğunu öldürmekte ısrar etti.
İSRAİL'İN NAZİ ADALETİ!
Görgü şahitleri sanık subayın İman'ın başına iki el ateş ettiğini ve birkaç dakika sonra tekrar dönüp bütün mermileri kız çocuğunun bedenine boşalttığını gördüklerini ifade ettiler.
İsrail'in bu askeri 'adaleti' faşist Nazi eğilimlerini yansıtıyor ve İsrailli askerleri savunmasız masumlara ve çocuklara yönelik daha fazla katliam ve suçlar işleme noktasında cesaretlendiriyor. İroni, bu mücrim askeri adaletin Ortadoğu bölgesinin tek demokrasisi olduğunu ifade eden bir ülkeyi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, zayıfların ve mazlumların zaferine saygı noktasındaki Batı medeniyetini ve değerlerini temsil etmesi. Masum çocuk İman El Hums İsrail suçlarının ilk şehidi değildi ve son şehidi de olmayacak. Toprakları ve hakları gasp edilen, bugünü yerle bir edilen ve geleceği müsadere edilen savunmasız bir halka karşı Nazi kurbanlarının evlat ve torunlarının yaptığı terörün boyutunun kanıtı olarak kalacaktır.
(Londra'da yayınlanan El Kuds El Arabi gazetesi, 17 Kasım 2005) Arapça'dan çeviri: Halil Çelik
VAKİT - 19 KASIM 2005 CUMARTESİ






