İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

'Karar kültürel ırkçılığın önünü açtı'

Güncel
|

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi’nin Leyla Şahin’in itiraz başvurusunu reddetmesine yönelik eleştiriler sürüyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi’nin Leyla Şahin’in itiraz başvurusunu reddetmesine yönelik eleştiriler sürüyor.  Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Anayasa ve uluslar arası İnsan Hakları Hukuku Uzmanı  Dr. Levent Korkut, AİHM’in bu son kararındaki yanlışlara dikkat çekti ve kararın içerisinde barındırdığı çelişkilere işaret etti. 


Kararın insan hakları savunucularının tepkisini çektiğini vurgulayan Korkut, “AİHM, Şahin kararı ile kendi geçmişine yakışmayan bir karar vermiştir. Avrupa’da “kültürel ırkçılığın” yükselişe geçtiği bir dönemde, AİHM’in oryantalist bir bakışa sahip olduğunu söylemek yetersiz kalacaktır. Mahkeme’nin tutumu günümüz koşullarında kültürel ırkçılığa malzeme sağlayacak bir nitelik arz etmektedir. Bu kararla sadece Leyla Şahin değil, Avrupa’daki tüm başörtülü kadınlar tehdit altına girmişlerdir” diyor.

Karar endişe verici

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin başörtüsü sorununu Türkiye’nin kendi iç hukuk yolları ile çözmesi gereğine işaret ettiğini anlatan Korkut, kararın gelecek açısından önemli tehlikeler içerdiğine de dikkat çekiyor: “Türkiye acilen bu sorunu kendi iç hukuk sisteminde çözmesi gerekiyor. Eğer Türkiye sorunu çözmezse, Avrupa’da bütün Müslümanların  dışlanmasına neden olacak bir süreci başlatacak uygulamaların önünü açmış olacaktır” Yani Dr. Levent Korkut’un yaptığı eleştiriye göre, Leyla Şahin davası tartışması kolay kolay bitmeyecek. Özellikle de özgürlükleri genişletici ve İnsan hakları’nı koruyan kararlar alması beklenen AİHM’in aldığı bu tartışmalı karar sonrasında Avrupa’da yaşanacak sorunlardan da Türkiye’nin sorumlu tutulması söz konusu.


Üniversiteler özgür kurumlardır

Kararın bu yöndeki uygulamaların önünü açacağı endişesini taşıyan Korkut, eleştirilerini sıralamaya devam ediyor: “Üniversitelerde özgürlüklerin kısıtlanması, demokrasiye darbe vurulması ile eşanlamlıdır. Üniversiteler, akademik özgürlüklere dayalı faaliyet gösteren, özgür ve özerk kurumlardır. Demokratik toplumlarda üniversite toplum içindeki tüm çeşitliliklerin yansımasını bulduğu, insanların hiçbir korkuya kapılmadan kendilerini serbestçe ifade edebilmesine olanak tanıyan bir kurum olmalıdır.”

Dr. Korkut, “AİHM, öğrencilerinin başörtüsü takmalarını çoğulculuğa, hoşgörüye ve demokratik toplumun gelişmesine aykırı bulmuş, neden olarak da başörtüsünün sosyal cinsiyet eşitliğini ortadan kaldırdığını, köktendinciliği temsil ettiğini ve okullarda barışcıl birlikteliği engellediğini ileri sürmüştür. Hemen belirtelim ki bu üç nedenden hiçbiri ispatlanamamıştır” görüşünü dile getirerek, kararın yanlışlığına bir kez daha vurgu yapıyor. 

MİLLİ GAZETE   21.11.2005
AKRA