Belirlenecek bor politikası, dünyanın diğer yörelerindeki bor madenlerinin kapatılmasını, Türkiye dışındaki tüm bor ürünü fabrikalarının Türkiye'ye taşınmalarını sağlamayı hedeflemelidir. Bor madenleri millileştirilmeli, devlet tarafından işletilmelidir. Eti Maden ve Türkiye'deki bor ürünü üreticileri hep birlikte bir ''Bor Kurulu'' oluşturmalıdır. Bor madenlerinin Türkiye'deki satış fiyatı, Türkiye dışındaki bor madeni işletmelerinin ekonomik değerini ortadan kaldıracak seviyeye kadar düşürülmelidir. Amacın gerçekleştirilmesi için Türk sanayicisine güvenilmelidir. US Borax'ın karşısına özel sektörün dinamizmi çıkarılmalıdır.
US Borax, Türkiye'deki madenlerin ardından Şili'deki Ascotan bor madenini satın aldı. Maden, o sıralarda Deutsche Bank tarafından finanse edilen ''Alman Birliği'' karteli tarafından işletiliyor, Avrupalı üreticiler Türkiye'nin yanında Güney Amerika'dan da ithal ettikleri bor madenini işleyerek, ABD pazarına satıyorlardı. Ascotan bor madenini satın almakla, US Borax rakiplerinin en önemli hammadde kaynaklarından birini daha ele geçirmiş oldu. Sonra kartelin kapsamı genişletildi. Türkiye'deki bor madenlerini kullanan boraks ve borik asit fabrikaları da Ascotan karteline katıldı. Böylece US Borax, Ascotan kartel anlaşmasıyla, Türkiye ve Güney Amerika'daki, bir bakıma dünyadaki tüm bor madenlerini denetimi altına almış oldu.
TÜRK BORUNU BİR ÇOBAN BULDU
US Borax bu ortam içinde 1950'li yıllara kadar yaşadı. 1950'li yıllarla birlikte Türkiye'nin çok geniş bor madeni yataklarına sahip olduğu anlaşıldı. ''Her yerde bor var'' dı. Ascotan ile oluşturulan denge sarsılıyordu. Eti Maden'in ve Maden Tetkik Arama'nın kuruluşunun üzerinden 12 yıl geçmişti. Ancak 1947 yılında bor madenini bulmak bu kuruluşlara değil, Çamköylü bir çobana, bulunan madenleri işletmek de bir kimya doktoruna kalmıştı...(6) Çamköylü çoban İbrahim 'in kolemaniti (bor madenini) bulması, Uzun Mehmet 'in kömürü bulmasını andırıyordu. İbrahim bulduğu kristal örneklerini Faraşköylü Muharrem Girgin 'e gösterdi. Girgin de o sırada Aleaddin Yakal Paşa'nın yanında askerlik yapan oğlu Selami 'ye... Yakal Paşa da İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi'ndeki kardeşi Dr. Hüsamettin Yakal 'a... Analiz sonuçları, gönderilen kristalin kolemanit olduğunu gösterdi. Ardından 1956'da Emet'te, 1959 yılında da Kırka'da bor bulundu.
US BORAX'IN TEZGÂHI BOZUYOR
Türkiye'de bor madenciliğinin başlamasıyla birlikte, US Borax dünya bor piyasasında zorlanmaya başladı. Türk borlarının Avrupa piyasasına yakınlığı ve kalitesi, US Borax'ın oluşturduğu fiyatları düşürüyor, ABD'deki madenciliği baltalıyordu. Türkiye'de o kadar çok madenci vardı ki, US Borax bu madencileri denetleyemiyor, yıllar önce Ascotan karteliyle oluşturduğu yüksek satış fiyatlarına dayalı dengeler altüst oluyordu. US Borax'ın buna ilk tepkisi fiyatları daha da düşürerek Türkiye'deki madenciliği daha doğarken yok etmek şeklinde oldu. O dönemdeki gelişmeleri, Eti Maden eski genel müdürlerinden Tahsin Yalabık 'tan dinleyelim: ''Fiyatlar düşmeye başlayınca her memlekette rafineri kurulmaya başladı. Çünkü küçük çaptaki rafineriler dahi rantabl olmaya başladı bu düşük fiyatlar karşısında. Fakat bizim cevherlerimiz o kadar temiz ve çıkarılmaları o kadar kolay ki 21, 22, 23 dolara satışta dahi kârlı oluyordu. Neticede (US Borax'ın) bu fiyat düşürme politikası tersine tepen bir silah oldu. Onların maksadı Türkiye'den cevher çıkartmamaktı. Çünkü Türkiye'den her çıkan ton Kaliforniya'dan gelecek cevherin yerine kullanılıyordu. Bu defa geldiler. 'Fiyatları arttıralım' teklifinde bulundular... Tabii böyle bir anlaşma olmadı.'' (7) Sonra, US Borax yerine ABD'nin kendisi borcuların önüne önemli bir engel olarak ortaya çıktı. Hem de NATO şapkasıyla.
Türk sanayici bordan uzak tutuldu
US Borax Türk sanayicisine verilmeyen fiyatlardan Eti Maden'den bor madeni almaya devam etti. 1987 yılında İngiltere ve İspanya'daki fabrikalarını da kapattı. Avrupa'ya kendi hammaddesiyle, kendi ülkesinde ürettiği borik asiti ve boraksı satmaya başladı. Eti Maden'in borlarını yurtdışında pazarlamak için 1982 yılında kurulan Etimine, kısa sürede US Borax'ın Türk borları içindeki Truva Atı'na dönüştü. Etimine'nin ortaklarından Minerais, US Borax'ın denetimindeydi. Etimine, Minerais şirketinin bürolarından yönetiliyor, hesapları Minerais tarafından tutuluyordu. Etimine'nin bir başka ortağı, Eti Maden'in eski pazarlama Müdürü Turhan Ardalı 'nın ortak olduğu Ultracrest'ti. Görünürde çok az iş yapmış olan Ultracrest'in nereden para bulup da Etimine'ye ortak olduğu merak ediliyordu. Kısaca, Eti Maden'in borlarını US Borax ve Ardalı pazarlıyordu... Eti Maden'in kendisinin bile ortak olmadığı bir şirkete, pazarlama eski müdürü ortaktı!(11) Bu ilişkileri 1986 yılında Nokta kamuoyuna duyurmuştu. Bu ilişkiler, Türk borlarının yabancı birkaç şirket için kullandırılması sonucunu doğurdu. Türk sanayicisi bor'dan uzak tutuldu, yerli işletmeler kapanmaya zorlandı, kamuoyunun bu ilişkileri duyması engellendi. Sonunda bor madenleri, devletleştirildiği sıradaki fiyatların da altında ihraç edilir oldu.
BOR YAKITI
US Borax yelkenlerini şişirecek rüzgârı, 20'nci yüzyılın sonunda petrol yerine kullanılabilecek, yakıt pili projeleriyle yakaladı. Böylece, kendi müşterilerinden biri olan borhidrür üreticisi Rohm&Haas, dünyanın önemli yakıt pili üreticilerinden Ballard Power Systems ve bu pilleri arabalarında kullanacak olan Chrysler'le birlikte Millennium Cell'i kurdu, borhidrürle çalışan yakıt pilini geliştirip patent aldı. ABD de US Borax'ın Millennium Cell projesini canla başla destekliyor. ABD, geleceğin yakıtı bor olacağı için bor yakıtına yatırım yapmıyor. Tersine, ABD kendisinde tükenmez bor kaynağı bulunduğu için, bor yakıtını geleceğin yakıtı yapmak istiyor.
Scientific American'a göre, ''Amerika'da tüm otomobiller gelecek 20 yıl boyunca boraksla çalışsa bile, rezervlerin sadece yüzde 5'i tüketilmiş olacak''. Kaldı ki ABD'nin boru bitmez. Günümüzde ABD'deki bor, hemen tümüyle cam ve temizlik maddesi üretiminde kullanılıyor. Bu tüketim yelpazesinin değişmeden devam etmesi durumunda bile, ABD'deki rezervler dünyaya 53 yıl yetiyor. Türkiye'den ihraç edilen bor madenlerinin yüzde 40-50'sini ABD'li şirketler alıyor. Eti Maden, Türk sanayicisine bor madeni satmıyor. ''Yakıt pillerinin yaygınlaşmasıyla Türkiye de bor minerallerini değerlendirme olanağı bulacak'' görüşü yanlış. Yakıt pilleri kullanılmaya başlandığında, bor madenine olan talep artışı ''devede kulak'' kadar olacak. Kimse Türkiye'ye bağlı kalmayacak. Hidrojen enerjisini yaşama geçirmeye yetecek kadar bor, hemen her yerde var. Japonya daha şimdiden deniz suyundan bor elde etmek için kolları sıvadı.
Bor politikası, ''karşılaştırmalı üstünlük'' e sahip olduğumuz bor madenlerinin ulusal bilinçle değerlendirilmesini amaçlamalıdır. Belirlenecek bor politikası, dünyanın diğer yörelerindeki bor madenlerinin kapatılmasını, Türkiye dışındaki tüm bor ürünü fabrikalarının Türkiye'ye taşınmalarını sağlamayı hedeflemelidir.
Bor madenleri devlet tarafından işletilmelidir. Eti Maden ve Türkiye'deki bor ürünü üreticileri hep birlikte bir ''Bor Kurulu'' oluşturmalıdır. Bor madenlerinin Türkiye'deki satış fiyatı, Türkiye dışındaki bor madeni işletmelerinin ekonomik değerini ortadan kaldıracak seviyeye kadar düşürülmelidir.
Amacın gerçekleştirilmesi için Türk sanayicisine güvenilmelidir. US Borax'ın karşısına özel sektörün dinamizmi çıkarılmalıdır. Halen, Türk sanayicisinin bor madenini işleyememesinin önünde yasal değil, Eti Maden'in sudan gerekçelere dayandırdığı bir engel var. Eti Maden'in eski genel müdürlerinden Ziya Gözler 'in yasayı yorumuna göre ''Bor madenleri Yunanistan'a satılabilir ama Türk sanayicisine satılamaz'' mış. (13)
Bor madenleri millileştirilmelidir.
(5) The Tincal Trail, A History of Borax - 1984 - Travis, s. 218 (6) Werner Bühler, Borasit The Story of The Turkish Boron Mines and Their Impact on the Boron Industry, Mayıs 1996, Vebier, İsviçre (7) Abdi İpekçi'nin Etibank Genel Müdürü Tahsin Yalabık ile yaptığı görüşme: 11 Mayıs 1970, Milliyet (8) 3 Şubat 1967 tarihli Senato konuşmasından. (9) İlhan Selçuk, 12 Şubat 2002 Cumhuriyet (10) Bühler s. 164 (11) Bühler, s. 93 vs. (12) 2000 yılı TBMM'yi açış konuşması. (13) 21 Ocak 2001 Ekonomist (14) İsmail Hakkı Arslan, Eti Holding Eski Genel Müdürü.






