Cha'are Sholom ve Tsedek Fransa'ya karşı
27417/95 sayılı ve 27 Haziran 2000 karar tarihli davada, aşırı dindar bir Musevi örgütüne mensup Yahudiler, koşer (helal gıda) kurallarına uygun olarak bütün Fransa mezbahalarında kesim yapma izni isterler. Buna izin vermediği için Fransız devleti aleyhine dava açarlar. İç hukuk yollarını tükettikten sonra konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşırlar.
AİHM, FETVA KURUMU'NA SORUYOR
AİHM, Fransa Hahambaşısı J. Struk'tan ve ACİP (Jewish Consistorial Association of Paris-Paris Yahudi Fetva Kurumu) Başkanı Rabbi David Bitton'dan görüş ister. Yahudilerin genel ibadet kuralları, hayvan kesim usulleri, hayvan kesimine ilişkin ritüeller, Yahudi şeriatının bu konudaki hükümleri, kurbanlık hayvanların alınış ve satışına ilişkin şeriat usulleri, tüketime uygun olan ve olmayan hayvanların kıstasları, Torah (Tevrat)'taki meseleye ilişkin hükümler, akredite ulemadan istenir.
Başrahip J. Struk ve ACİP Başkanı Davit Bitton'dan alınan bilgiler, karar tutanaklarında 'procedure-facts' başlığı altında sıralanır. Bu bölümde, koşerin tanımı, Fetva Kurumu'nun kayıtlarına dayanılarak yapılır. Torah (Tevrat)'ta koşere ilişkin kurallar, emirler sıralanır:
'Tevrat, kanın tüketimini kesinlikle yasaklar. Kanı tamamen çıkmamış ve temiz suyla yıkanmamış yiyeceklerin yenmesini de yasaklar'
Bu bölümde ayrıca, yenmesi helal olan ve olmayan hayvanlar da, Fetva Kurulu'nun verdiği bilgilere atıfta bulunulmak suretiyle sıralanıyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin davayla ilgili kararında, Yahudi Fetva Kurumu'nun katkılarından övgüyle bahsedilmesi de dikkat çekiyor.
Bir başka dava. 10180/82 Sayılı davanın 6 aralık 1982 tarihli karar metni de, benzeri bir duruma işaret ediyor. Fransız Medeni Hukuku'na uygun olarak sahip olduğu kadınlardan birinden boşanan bir Musevi, dinî boşanmanın şekli şartını oluşturan ve bir tür talak mektubu olan Guett belgesini, karısına vermekten kaçınır. Bu belge olmaksızın başkasıyla evlenme imkanının bulunmadığını belirten Yahudi kadın, kocası aleyhine manevi tazminat davası açar ve süreç sonucunda davayı kazanarak, kocasını tazminat ödemeye mahkum ettirir.
Bu durumdan dolayı mağdur edildiğini düşünen Yahudi Koca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurur. AİHM'e başvuru dilekçesinde kendisinin bağlı bulunduğu Kohen kabilesinin mensuplarının boşanmış bir kadınla ebediyen evlenemeyeceklerini belirtir, 'Bu boşanma belgesini (Guett) verdiğim takdirde aynı kadınla yeniden evlenmem mümkün olmayacak, bu durumda ben Fransa tarafından mahkum edilmiş oluyorum? der.
Mahkeme, bu davada da, Fransa'daki Hahambaşılıktan görüş ister. Karar da bu görüş çerçevesinde şekillenir.
'ULUSLARARASI HUKUKTA İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ' KİTABININ YAZARI
ÖKTEM: 'AİHM, ÇOK HUKUKLULUĞU KABUL ETMİŞ GİBİ GÖRÜNMEKTEDİR'
Bu davalara, 'Uluslararası Hukukta İnanç Özgürlüğü' adlı kitapta da yer veriliyor.
Kitabın yazarı, Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Akif Emre Öktem, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin farklı durumlarda nasıl tutum değişikliğine gittiğini şu ifadelerle dile getiriyor:
'AİHM çok açık görülüyor ki, zaman zaman dini kurallara ve yetkililere itibar etmektedir. Dini hukuka özerk bir alan tanıyan Komisyon, bazı durumlarda adeta çok hukuklu bir düzeni kabul eder gibi görünmektedir. Nitekim, sizin üzerinizde durduğunuz davalarda da (Yahudilerle ilgili davalar) adeta çok hukuklu bir düzeni kabullenir görülmektedir. Oysa Mahkeme Refah Partisi ve ve diğerleri, Türkiye'ye karşı, davasında çok hukuklu bir düzenin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ve özellikle de ayrımcılık yasağı ilkesine aykırılığı üzerinde duracaktır."
VAKİT 24.11.2005






