Irak Hükümeti, Sünnilere karşı adeta intikam siyaseti uyguluyor. Sadece Sünni oldukları için işkenceler yapılıyor, suikasta hedef oluyor, ya da tutuklandıktan birkaç saat sonra, ruhları bedenlerinden çıkarılıyor. Irak'ın içindeki hapishanelerde Iraklı sünnilere yapılan işkenceler, Caferi Hükümeti'nin büyük tepki almasına sebep oldu. Hükümetin gizli ajandasında, Iraklı Sünnilerin, ana hedef olduğu ortaya çıktı. Bu, Iraklı Sünnilerin, Irak kuvvetleri tarafından resmî kimlik altında, ilk hedef seçilişi, ilk işkence görüşü değil. Iraklı Sünnilerin her gün feda edilmesi, her gün şehit olmaları ve şahsi problemlerden kaynaklanmıyor. Aksine, hükümet tarafından düzenli olarak Sünnilere karşı yapılan devlet terörü söz konusudur. Irak İçişleri Bakanlığı'na bağlı hapishanede Sünni 176 tutukluya işkence yapıldığı ortaya çıktı. Aynı şekilde Sünnilerin yoğunluğunun az olduğu Basra, Necef, Kerbela ve diğerlerinde de bunun benzeri işkenceler yapılıyor. Bağdat'ın Amerikan işgalcilerinin eline geçmesinden sonra, Bedir örgütü silahlı eylemcilere dönüştü ve Irak topraklarında bozgunculuk yapmaya, Sünni camileri basıp, âlimleri öldürmeye, Sünnileri temsil eden şahıslara suikast düzenlemeye başladı.
SADR DA BEDİR GÜÇLERİ'NE KARŞI
Aralarında Sadr'ın, Şeyh Abdulhadi el-Deraci'nin, Cevad Halis'in yer aldığı Şii akımlar da, Bedir eylemcilerini, Irak'taki iç savaştan, şiddetten direkt sorumlu tutmaktalar. Müslüman Alimler Heyeti, emin bir dille Genel Sekreteri Şeyh Haris el-Dari'nin ağzından Bedir eylemcilerinin bu suçlardan sorumlu olduğunu açıkladı. Bu sırada da Irak İçişleri Bakanı, Bedir eylemcileri ile bilgi toplamak için ilişki kurduğunu belirtti. Eski Irak Savunma Bakanı Hazım Şulan da, Bedir Güçleri'ni Iraklı âlimlerin suikastından direkt sorumlu tuttu ve Irak'ın seçkin ilim sahibi, dahi kişilerinin ilim ve değişik araştırma alanlarında saf dışı bırakıldıklarını belirtti.
Human Rights'ın raporunda; Bedir Tugayları'nın intikam operasyonlarına kalkıştığı, Irak İçişleri Bakanı'nın Bedir örgütü ile ilgisinin olduğu, bu eylemcilerin Nisan 2005'te Caferi Hükümeti tarafından görevlendirildiği belirtilmişti.
IRAK'TA DEVLET TERÖRÜ VAR
Irak emniyet güçleri, aylardır Sünni bölgelerde evleri, camileri basıyor, vatandaşları tutukluyor. Saatler sonra tutukladıkları kişiler, ceset haline dönüşüyor. Sonuç olarak, Iraklı Sünnilerin ödedikleri bu verginin 3 sebebi bulunuyor. İlki; Irak'ta şerefli direnişçi konumunda bulunmaları. İkincisi; işgal altında siyasi hayata katılmayı reddetmeleri. Üçüncüsü; Irak'ta hükümet tarafından güdülen, devlet terörünün varlığı.
Tarık Dilovani El-Moslim sitesi, 26.11.2005
VAKİT 28.11.2005






