İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

AİHM'nin kararı siyasi

Güncel
|

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin danışmanlık desteği aldığı kurumların önde gelenlerinden Avrupa Avukatlar Birliği Başkanı-European Lawyers' Union (UAE) Joe Lemmer, AİHM'in Leyla Şahin kararını değerlendirirken, "AİHM politikacılardan değil, hakimlerden müteşekkil olmalıdır!.. AİHM, yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkenin hassasiyetlerini gözetmeliydi. Başörtüsü konusu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin danışmanlık desteği aldığı kurumların önde gelenlerinden Avrupa Avukatlar Birliği Başkanı-European Lawyers' Union (UAE) Joe Lemmer, AİHM'in Leyla Şahin kararını değerlendirirken, "AİHM politikacılardan değil, hakimlerden müteşekkil olmalıdır!.. AİHM, yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkenin hassasiyetlerini gözetmeliydi. Başörtüsü konusunda en azından bir gelenek oluşmuş. Bu bağlamda, Leyla Şahin, en azından geleneğin yansıması olan bir kıyafetle eğitimine devam etmek istiyor. AİHM'in yasaktan yana tavır alması, hukuk ve özgürlükler adına endişe verici bir durumdur" dedi.
Başkan Lemmer şöyle devam etti:
"AİHM'in kendi kararlarına saygı duyulmasını beklerken, güçlü ve büyük Türk milletinin hassasiyetlerine de saygı duymak durumundadır. Türkiye'nin duruş olarak, Mahkemenin herhangi bir ülkenin lehinde veya aleyhinde olmadığını inanarak AİHM kararlarına olan saygısını vurgulaması, AB ile ilişkiler açısından da ehemmiyet arz etmektedir. Ancak, Leyla Şahin davasıyla ilgili mahkeme kararının siyaset koktuğunu görmekteyiz."

AİHM'E GÜVEN SARSILDI!..
Lemmer, kararın tamamen bir kişisel olaya dayandığını ve bu kararı "AİHM böyle istedi, Türkiye yasağı kaldıramaz" şeklinde yorumlamanın doğru olmadığını belirttikten sonra şunları söyledi:"Türkiye laik bir ülkedir. Laikliğin gereklerinden biri de, din ve vicdan hürriyetini teminat altına almaktır. Türkiye'nin bu meseleye kendi içinde bir çözüm yolu bulacağına inanıyorum. Türk halkının verilen bu siyasi karardan sonra AİHM'e olan güveni sarsılmıştır. AİHM böyle yanlış kararlar aldığında, bunda ısrarlı olmamalıdır. Bu bir kişinin problemiymiş gibi görünse de, aslında kendilerini mağdur hisseden insanlardan oluşmuş büyük kitlelerin problemidir. Bu tür problemlerde, 'dediğim dedik' tavrı doğru olmaz."

VAKİT - 21 ARALIK 2005 CUMA
AKRA