Çözümü reddeden kazandı
Kıbrıs'ta 24 Nisan 2004 tarihi gündü. Adanın her iki tarafında Annan Planı için referandum yapıldı. KKTC halkı büyük çoğunlukla çözüme evet derken, Rumlar "hayır" dedi. Referandum sonrası, planın kabulünü isteyen Avrupa Birliği de KKTC'ye "doğrudan ticaret yapma" sözü verdi. Ancak Kıbrıs Türk halkı için hayati önem taşıyan bu proje şimdi rafa kalkmak üzere.
Çünkü Rumlar ısrarla, ticaret tüzüğünün hayata geçmesi için "Maraş'ın kendilerine verilmesini ve Kuzey'de mal-mülk alımının engellenmesini" istiyor. Avrupa Birliği de, 1.5 yıl önce verdiği sözü unutarak bu baskıya boyun eğiyor. Avrupa Birliği, 120 milyonu kullanılamayacak olan, 259 milyon euroluk mali yardım paketine onay vererek göz boyamaya çalışıyor.
"AB acz içinde"
Diplomatik kaynaklar, KKTC'nin ihtiyacı olanın "259 milyon euro"luk yardım olmadığını, bu sembolik rakamın "izolasyonun kaldırılması yönünde bir adım" olarak gösterilmeye çalışılmasının, "AB'nin Rumlar karşısında içine düştüğü durumun ve aczinin göstergesi" olarak yorumluyorlar.
Başından bu yana tüzüklerin ayrılması için çaba harcayan Rum Kesimi'nin, "KKTC ile doğrudan ticaret" konusunu Türkiye ve KKTC'nin kabul etmeyeceğini bildiği koşullar öne sürerek engellemeye çalışma politikası meyvesini verdi. AB, doğrudan ticaretle ilgili tüzüğü "şimdilik unutturma" eğilimine girdi.
KKTC yeni şartlara karşı
Konu COREPER'de
Bu noktada devreye giren AB Komisyonu bu atıfları içeren açıklamayı kendisinin yapmasını önerdi. KKTC yeni koşul anlamına gelen bu talebe net bir şekilde karşı çıkıyor. AB Konseyi'nin de mali yardım tüzüğünü onaylarken bu yönde bir deklarasyon yayımlayıp yayımlamayacağı, ya da Komisyon'a bu konuda yeşil ışık yakıp yakmayacağı ise henüz kesinleşmedi. Konunun bu hafta AB Daimi Temsilciler Komitesi'ne (COREPER) gelme ihtimali var.
MİLLİYET 05.12.2005






