İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Gücünüzü farkedin

Güncel
|

Emperyalizmin Küresel entrikaları ile İslâm coğrafyası tarihi bir kırılmanın eşiğinde. 2 milyar ümmetin sözcüsü olması gereken, dünya enerji havzasının ev sahibi konumundaki İslâm Konferansı Örgütü’nün masaya yumruğunu vurma zamanı geldi de geçiyor.

Emperyalizmin Küresel entrikaları ile İslâm coğrafyası tarihi bir kırılmanın eşiğinde. 2 milyar ümmetin sözcüsü olması gereken, dünya enerji havzasının ev sahibi konumundaki İslâm Konferansı Örgütü’nün masaya yumruğunu vurma zamanı geldi de geçiyor.


Yeter artık!
Kuruluşundan bu yana, Müslümanların beklentilerine cevap veremeyen, İslâm dünyasının sorunlarına çare olacak politikalar üretemeyen İslâm Konferansı Örgütü yarın Mekke’de olağanüstü zirve başlığı ile toplanıyor. Küresel gücü elinde bulunduranların saldırgan politikalarının tırmanışa geçtiği bir dönemde düzenlenen İKÖ zirvesi bütün İslâm dünyasında bir “silkinişin” başlangıcına vesile olmalıdır. 11 Eylül’den bu yana hedef tahtası haline getirilen İslâm coğrafyası, Batı’ya uygarlık dersi verecek birikime sahip olduğunu göstermeli!

Dünyayı kurtaracak güç: İslâm!

Bugün Afganistan, Irak, Filistin ve Çeçenistan kan gölüne dönmüş durumda. Suriye ve İran sürekli ABD, İngiliz ve İsrail’in saldırı tehditlerine karşı koymaya çalışıyor. Türkiye, dört yanından terör ve işgalle şantajlara boyun eğdirilmek isteniyor. İKÖ ülkeleri ise Müslümanların sesi olma şansını artık iyi kullanmalıdır. Dinamik potansiyeli ile dünyanın kötü gidişatını, tersine çevirecek tek güç, Batı’nın düşman gördüğü Müslüman dünyanın, kendi gücünü farketmesidir.


Akil Adamlar’ın tavsiyeleri

Akil Adamlar Komisyonu, bu yıl içinde Malezya ve Pakistan'da düzenlediği iki toplantının sonucunda, İslam dünyasının karşı karşıya kaldığı sorunlar ve bunlara çözüm bulma gayretleriyle reform önerilerini içeren, ''21. Yüzyıl'da Karşı Karşıya Kalınan Güçlükler'',''Aydın Ilımlılık Kavramının Teşvik Edilmesi İçin Yürütülecek Siyaset  ve Programlar'' ve ''İKÖ'nün Yeniden Yapılanması ve Teşkilat Reformları'' başlıklarından oluşan 3 bölümlü kapsamlı bir rapor hazırladı.

Bu çerçevede, İslam dünyasının 21. yüzyılda karşı karşıya kaldığı problemler ve çözüm yolları, İslam'ın dünyadaki imajının pozitif hale getirilmesi ve ''aydın ılımlılık'' (enlightened moderation) kavramının teşvik edilmesi, İKÖ'nün yeniden yapılandırılması ve daha etkin hale getirilmesi, mali yapısının güçlendirilmesi, tüzüğünün ve isminin değiştirilmesi, İslam ülkelerinde yönetenlerle yönetilenler arasındaki farkın daraltılması, demokrasiyi teşvik, genel sekreterliğin yetkilerinin artırılması, Batı'da İslam dünyasına yönelik yanlış anlamaları gideren ve Müslüman toplumlar arasındaki anlaşmazlıklara çözüm yolları geliştiren yeni birim ve ''think-tank''ler kurulması ve kadınların sosyal yaşama katılımının artırılması gibi birçok reform hareketi gündemde bulunuyor.


Akil Adamlar Komitesi raporunda, Müslüman ülkelerin kendi eksiklerinin farkına vararak, bunların üzerine gitmesi ve reformları hayata geçirmesi gereği ortaya konuyor.

Komisyonun raporunda, Müslüman ülkeler arasındaki anlaşmazlık ve sürtüşmelere çözüm getirmek üzere İKÖ bünyesinde bir merkez (Centre for Conflict Resolution) kurulması fikri dile getirilirken, İKÖ'nün ''Müslüman dünyasının etkin bir sözcüsü'' konumuna getirilerek, yeniden yapılandırılması ve etkinliğinin artırılması faaliyetine tabi tutulması düşüncesi yer alıyor.

Müslüman dünyasının siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel ve güvenlik alanlarında karşı karşıya kaldığı güçlükler tanımlanarak, bu güçlüklerin her biriyle mücadele etmeye yönelik kararlı stratejilerin  hayata geçirilmesi hedeflenirken, hukukun üstünlüğü, demokratik  reformlar ve güçler ayrılığı ilkesini öngören ''aydın ılımlılık'' kavramını teşvik etmek ve hayata geçirmek için de İKÖ bünyesinde ayrı bir birim oluşturulması planlanıyor.

Bu birimle, sadece Müslüman ülkelerin aydınlanması ve ılımlaşmasına yardımcı olma değil, aynı zamanda Müslüman toplumlar hakkında Batı'da var olan yanlış anlamaların ortadan kaldırılması tasarlanırken, İslam'da terörizme ve aşırılığa yer olmadığı gerçeğinden hareketle, İslam'ın ''ılımlı vizyonu'' adı altında bir takım yönler vurgulanıyor.


İslam ile Batı dünyası arasındaki yanlış anlamaları gidermek ve İslam karşıtı propagandalara karşı koymak üzere, Müslüman akademisyenlerden oluşacak stratejik araştırma ve düşünce kuruluşları oluşturulması, bu alanda medyaya da rol biçilerek, İslam medyasının güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Müslüman ülkelerde demokratik normlar ve değerler teşvik edilerek, yönetenlerle yönetilenler arasındaki boşluğun daraltılması, halklara  ve onların refahına öncelik verilmesi, halkların kendi kaderlerini belirleyebilmeleri ve yönetimde söz hakkına sahip olmaları gibi  prensiplerin de altı çiziliyor.

Ayrıca İKÖ bünyesinde, ihtiyaç duyulduğunda acil toplantılar yapacak, BM Güvenlik Konseyi'ne benzer bir daimi komitenin kurulması da planlanan reformlar arasında bulunuyor. Üye ülkelerin İKÖ daimi temsilcilerinden oluşan, AB'deki COREPER benzeri bir birimin kurulmasıda gündemde.


İKÖ'de isim ve  tüzük değişikliği

Akil Adamlar Komisyonu'nun raporunda, İKÖ'nün isminin ve tüzüğünün değiştirilmesi fikri de yer alıyor. İKÖ'ye yeni isim olarak, ''Müslüman Ülkeler Örgütü'' veya ''İslam Devletleri Örgütü'' gibi adlar düşünülürken, örgütün tüzüğü de değiştirilerek, tüm üyelerin İKÖ faaliyetlerine daha etkin biçimde katılımı ve sorumluluklarını yerine getirmesi hedefleniyor. 

İslam dünyasının ekonomik ve sosyal kalkınmasında kadınların katılımcı rol üstlenmesi hususuna da özel vurgu yapılırken, İKÖ bünyesinde bu konuyla ilgilenecek bir merkez kurulması öngörülüyor.

Komisyon raporu ışığında planlanan bir diğer önemli reform hamleside, İKÖ genel sekreterinin yetkilerinin artırılması yönünde. Bu sayede, genel sekreterin özel temsilciler atayabilmesi ve yapısal reformları bağımsız olarak hayata geçirebilecek güce sahip olması hedefleniyor.


Raporda, Müslüman ülkelerde demokrasi, iyi yönetim ve şeffaflığın teşvik edilmesi, eğitim kalitesinin artırılması, ekonomik atılımlar yapılması, yoksulluğu ortadan kaldırıcı tedbirlerin hayata geçirilmesi, bilimsel ve teknolojik araştırmalara daha fazla yer verilmesi gibi unsurların altı çiziliyor. 

BM ve uluslararası toplumla işbirliğinin artırılmasına özel vurgu yapılan raporda, sürtüşmelerden kaçınılması, Doğu-Batı işbirliğini kolaylaştırıcı bir atmosfer oluşturulması, ayrıca Müslüman ülkeler arasındaki etkileşimin ve birliğin güçlendirilmesi amaçlarının altı çiziliyor.

Eğitim konusunda da, Müslüman ülkelerdeki yüksek eğitim kurumlarını içeren bir eğitim konsorsiyumu oluşturulması ve bu yolla Müslüman öğrencilerin başvurabileceği eğitim olanaklarının artırılması öngörülüyor.


MİLLİ GAZETE  06.12.2005
AKRA