İslam dünyasının, gerçekleştirilen işgaller ve uygulanan ekonomik yaptırımlarla ciddi anlamda yıpratıldığı, kan ve gözyaşına mahkûm edildiği bir dönemde, tüm İslam dünyası, Mekke’de devam eden İKÖ zirvesinden somut çözümler ve projeler çıkmasını bekliyor.
Dışişleri Bakanları Cidde’de toplandı
İKÖ üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, bugün Mekke’de başlayacak Olağanüstü İKÖ Zirvesi’nin hazırlıkları için Cidde’de bir araya geldi. Toplantıda, Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Abdullah Gül temsil ediyor. İKÖ dışişleri bakanları, bugün başlayacak zirvenin gündemi ve sonuç bildirisi üzerinde çalışacak ve zirveye sunulacak “İKÖ 10 Yıllık Eylem Planı” tasarısına son şeklini verecekler.
Yine sözde “reform” gündemde
Son iki yıldır yapılan hemen tüm toplantılarının ana gündemini “reform” konusu oluşturuyordu. Ancak, bu öneri paketlerinin, birilerinin dayatması ile mi, yoksa İKÖ’nün kendi öz değerlerinden hareketle hazırlanmış ve İslam dünyasının çıkarlarını önceleyen paketler mi olduğu da endişe konusu. Zirvenin gündemini, İslam dünyasının karşı karşıya bulunduğu sorunlar ve çözüm önerileriyle İKÖ’nün yapısal konuları oluşturuyor.
Kısa adı İKÖ olan İslam Konferansı Örgütü’nün (İKÖ) 3’üncü Olağanüstü Zirvesi, 7–8 Aralık’ta Mekke’de yapılıyor. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in katılmadığı zirvede Türkiye’yi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Bülent Arınç temsil ediyor. Zirve öncesi yapılan, İKÖ Dışişleri Bakanları Zirve Hazırlık Toplantısına Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül’de iştirak etti. Zirvenin gündemini, İslam dünyasının karşı karşıya bulunduğu sorunlar ve çözüm önerileriyle İKÖ’nün yapısal konuları oluşturuyor.
Dışişleri Bakanları Cidde’de toplandı
İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, bugün Mekke’de başlayacak 3. olağanüstü İKÖ zirvesinin hazırlıkları için Cidde’de bir araya geldi.
Cidde Konferans Merkezi’nde yapılan toplantıda, Türkiye’yi Dışişleri Bakanı ve Başbakanı Yardımcısı Abdullah Gül temsil ediyor. İKÖ dışişleri bakanları, bugün başlayacak zirvenin gündemi ve sonuç bildirisi üzerinde çalışacaklar ve zirveye sunulacak “İKÖ 10 Yıllık Eylem Planı” tasarısına son şeklini verdi. İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki’nin, toplantıdan önce Türk gazetecilerle bir süre Türkçe olarak sohbet etmesi dikkat çekti.
İKÖ Zirvesi’nden yine sadece tavsiye ve kınamalar mı çıkacak?
İslam dünyasının gerçekleştirilen işgaller ve uygulanan ekonomik yaptırımlarla ciddi anlamda yıpratıldığı ve kan ve gözyaşına mahkûm edildiği bir dönemde, tüm İslam dünyası, Mekke’de devam eden İKÖ zirvesinden somut çözümler ve projeler çıkmasını bekliyor.
İslam dünyasının şu an içinde bulunduğu başlıca sorunlar, Afganistan ve Irak işgali başta olmak üzere, Flitsin sorunu, ekonomik geri bırakılmışlık, sömürü ve İslam dini üzerindeki baskılar. Ancak İslam dünyasının sorunları bunlarla da bitmiyor.
Özellikle Irak işgalinden sonra, ABD güçlerinin özelde Irak’taki Ebu Gureyb Cezaevi’nde, genelde ise dünyanın muhtelif yerlerindeki birçok İslam ülkesinde Müslümanlara yönelik sistematik bir işkence yürüttüğü ortaya çıktı. ABD’nin Cenevre Sözleşmesi’nde sivil halklara karşı kullanılması yasaklanan birçok zehirli gazı Irak’ta kullandığı Beyaz Saray Sözcüleri tarafından da resmen kabul edildi. Ancak İslam dünyasında bu konu ya üstünkörü geçiştirildi ya da gündeme hiç taşınmadı.
Avrupa, Amerika, Asya ve Afrika’da Müslüman azınlıklar temel haklarından mahrum. Avrupa’da neredeyse her gün Müslüman mültecilere yönelik ırkçı saldırılar yapılıyor ve Avrupalı devletler bu saldırılara karşı somut önlemler almaya henüz devlet nezdinde eğilmiş değil. Temel dini ve sosyal haklardan mahrum bırakılan ve bu ülkelerde yaşayan Müslüman mülteciler çifte standarda tabi tutuluyor.
Başta ABD olmak üzere, birçok Avrupa ülkesinin de müdahalesiyle, Müslüman ülkelerin eğitim müfredatına doğrudan müdahalenin yapılması, İslam dünyasında özgün bir eğitim sisteminin oluşmasını engelliyor.
Türkiye, Tunus ve Özbekistan’da başörtülülerin eğitim hakkı engellenerek, başörtülülerin dini inançları üzerinde ciddi baskılar kuruluyor ve başörtülü öğrenciler eğitim veya başörtüsü arasında bir tercih yapmaya zorlanıyor. Müslüman ülkelerin tümüne aynı anda haber akışı sağlayacak düzeyde bir haber ajansı olmadığından dolayı, Müslüman ülkeler, aralarındaki haberleşmeyi ve İslam dünyasında meydana gelen gelişmeleri batılı büyük medya ajanslarıyla sağlamak zorunda kalıyor. Batılı ajanslara mahkûm edilen Müslümanlar, çoğunlukla eksik veya yanlış bilgilendirilmiş oluyor.
Afrika ve Asya’da bulunan birçok İslam ülkesi açlık ve sefaletten kırılıyor. Müslüman ülkeler arasında ekonomik işbirliğini ve yardımlaşmayı sağlayacak somut ve etkin bir birim yok.
Amerika ve Avrupa’da İslam’ın imajını zedelemeye yönelik ciddi kampanyalar yürütülüyor. Fakat İslam dünyasında buna karşı yürütülen ciddi kampanyalar ve işbirliği mevcut değil.
Müslüman ülkeler arasında kültürel işbirliği, kara, deniz, havayolları ve turizm konularında yok denecek kadar düşük düzeyli bir işbirliği söz konusu.
İslam dünyasının içinde bulunduğu tüm bu olumsuz durumlara dolayısıyla, Mekke’de gerçekleştirilmekte olan İKÖ zirvesi öncekilere oranla çok daha fazla önem taşıyor. Müslümanlar bu zirveden somut çözümler ve önlemlerin çıkmasını bekliyor. Ancak, şu ana kadar gerçekleştirilmiş olan İKÖ zirveleri, genellikle sadece tavsiye veya kınamalarla sonuçlandı. Bu zirvelerde ABD’nin ve İsrail’in kırmızı hatlarının dışına çıkılamadı.
Türkiye kilit rol üstlenebilir!
Türkiye’de hükümetler politikalarını batıya göre şekillendirip bu yönde politikalarını geliştirdiklerinden dolayı, Türkiye, geçmişte düzenlenen zirvelere yeteri kadar önem vermedi. Yetmiş yıldan beridir Batıcılığı ve Batılılaşmayı resmi devlet politikası olarak benimseyen Türkiye, bu politikasıyla İslam âleminden büyük ölçüde kopmayı tercih etti. Oysa Türkiye için, İslam âlemi önemli bir potansiyeldir. İslam dünyası Türkiye’nin öncülüğünde ciddi bir alternatif blok olmayı gerçekleştirebilir. Türkiye’nin bu yönde atacağı adımlar da İslam dünyasında ciddi yankılar uyandıracaktır. Geçmişinde İslam âlemini neredeyse tek devlet çatısı altında toplamış olan Türkiye, İslam ülkeleri arasında liderlik rolünü üstlenebilecek alternatifsiz ülke konumunda.
İslam âleminin gelecekte çok önemli bir güç olacağını söylemek mümkün. Türkiye’nin kendini bu âlemden tecrit etmesi, ileride daha büyük zorluklar ve sıkıntılarla karşı karşıya gelinmesine yol açabilir.
MİLLİ GAZETE 07.12.2005






