İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Göç umut değil...

Türkiye
|

Uluslararası Göç Sempozyumu’nda dünya gündeminde yer etmeye başlayan göç ve insan kaçakçılığı ele alındı

Uluslararası Göç Sempozyumu’nda dünya gündeminde yer etmeye başlayan göç ve insan kaçakçılığı ele alındı. Dünyanın daha az gelişmiş bölgelerindekiler yoksulluğu aşabilmek için daha zengin ülkelere göç etmek istiyor ancak çoğunlukla bir yoksulluktan başka tür bir yoksulluğa taşınıyorlar.


İç ve dış süreçleri açısından çok zengin tarihsel, kültürel ve toplumsal deneyimlere sahip bir ülke olan Türkiye'de göç hareketleri ilk kez uluslararası bir sempozyumda masaya yatırıldı. Son dönemlerde Fransa'da başlayıp Almanya ve Belçika'ya sıçrayan karışıklıktan, Türkiye'de köyden kente devam eden ve içinden çıkılmaz bir hal alan göçlerin neden olduğu sorunlar yumağı ve çözüm önerilerinin paylaşılmasına kadar dünya dengelerini alt üst eden göçlerin ele alındığı sempozyuma Türkiye'den ve dünyadan tanınmış isimler konuşmacı olarak katıldı.

Egemen ülkeler göçü kullanıyor!

Sempozyumda konuşan Doç. Dr. Ayhan Kaya, güvenlik kavramının özellikle 11 Eylül'den bu yana günümüzün en çok öne çıkan kavramlarından biri olduğunu belirterek, “Artan toplumsal ve bireysel güvensizliği oluşturan kaynaklarla savaşmak için devletler birtakım tedbirler alıyorlar. Bu tür tedbirler genellikle yoksulluk, istikrarsızlık, terör ve güvensizlik durumlarında ortaya çıkan yabancı düşmanı, ırkçı ve milliyetçi toplumsal refleksin siyasal olarak da iktidar tarafından yeniden üretilmesi olarak kendini gösteriyor” dedi.

Küreselleşme ve beraberinde gelen toplumsal, siyasi ve ekonomik değişimlerin uluslararası göçü yeni kanallara yönelttiğini kaydeden Dr. İbrahim Sirkeci ise, son elli yılda uluslararası göç şekillerinde ciddi değişikliklerin olduğunu söyledi.

Bu değişikliklerin ilkinin göçmenlerin kökenlerinin ve varış noktalarının çeşitlenmesi olduğunu ileri süren Sirkeci, ikincisinin göç miktarının insan hareketliliği ve hareket maliyeti ile artmış olması, üçüncüsünün ise temel göç alan ülkelerde, göçü kontrol altına alma isteğinin artması olarak sıraladı.


Göç, umut mu çöküş mü?

Dünyanın daha az gelişmiş bölgelerindeki potansiyel göçmenlerin yaşadıkları yoksulluğu aşabilmek için daha zengin ülkelere göç etmek istediklerini ifade eden Sirkeci, ancak bu çabaların çoğunlukla onları bir yoksulluktan başka tür bir yoksulluğa taşıdığına dikkat çekerek, göçmenlerin genellikle göç ettikleri ülkenin az gelişmiş şehir, kasaba ve mahallelerine yerleşip, yerli iş gücünün istemediği işleri yaptıklarını belirtti.

Türkiye ve Irak örneklerinin göçün kompozisyonundaki ve göç rotalarındaki değişimleri gösteren iyi örnekler olduğunu ifade eden Sirkeci, şöyle konuştu: “Bugün dünyadaki çok önemli etmenlerden birisi göçtür ve göç küresel gündemdeki pek çok meselede de belirleyici unsur olma potansiyeli taşımaktadır. Terörizm de buna dahildir. Eğer, hakim devletler akıl dışı politikalara yönelmezlerse bu gerçek, bizi daha huzurlu ve anlayışlı bir dünyaya yöneltecektir. Dolayısıyla bugün uluslararası göç, sosyo-ekonomik yoksulluğu, etnik ve kültürel farklar- gerilimlerle birlikte küresel bütünlük yaklaşımı çerçevesinde anlaşılmak zorundadır."


Avrupa çıkmaz yolda!

Sempozyumun bir diğer konuğu olan Paris Sorbenne Üniversitesi Öğretim üyesi Dr. Selin Şenocak ise, Avrupa'nın tarihinin göç hareketleriyle şekillendiğine dikkat çekerek Fransa'nın iş gücü ihtiyacı sonucunda 20. yüzyılda çok büyük iki göç hareketini başlatarak, göç edilen ülke konumuna geldiğini belirtti.

Şenocak; “Fransa, düşen doğum oranlarına bir önlem olarak geliştirdiği göç alma politikası ile belli kriterlere göre göçmen seçiyordu. Bunun nedeni ekonomik olmaktan ziyade, politik nedenlere dayanmaktaydı. Seçilen göçmenler, kırsal kesimlerden ve belirli etnik gruplardan gelmekteydi. Bu seçim, hiç şüphesiz kendi çıkarları için çok iyi hesaplanmıştı” dedi.

Avrupa'nın çıkmaz bir yola girdiğini ileri süren Şenocak, halkı yaşlanmakta olan Avrupa'da geleceği garanti altına almak için, başta Fransa olmak üzere birçok Avrupa ülkesinin işgücüne ihtiyaç duyduğunu söyledi.


MİLLİ GAZETE  10.12.2005
AKRA