Mısır seçimlerinde sürpriz yaparak bir anda tüm dünya kamuoyunun dikkatini üzerine çeken Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin), kendilerine yapılan iftiraları reddediyor.
Mısır'da bu hafta sona eren üç aşamalı parlamento seçimlerinde 88 sandalye kazanarak tüm dünyanın dikkatlerini üzerine çeken Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) bir anda Mısır'ın gündemine oturdu.
Mısır, "İhvan sürprizinin" ardından Müslüman Kardeşler'le "nasıl yaşayacağını" konuşmaya devam ederken, Türkiye'dekine benzer tartışmalar da giderek kızışmaya başladı. "İhvan-ı Müslimin içkiyi yasaklayacak mı? Kadınlara zorla başörtüsü mü giydirecek? Demokrasiyi rafa mı kaldıracak?.." Mısır'a özgü bir başka durum da İsrail ile ilişkiler meselesi: Müslüman Kardeşler'in İsrail ile ilişkileri nasıl olacak? Bu ve benzeri sorulara, teşkilatın en tepedeki ismi, Müslüman Kardeşler lideri Muhammed Mehdi Akif cevap verdi.
“Hür iradeye saygı olacak”
Özellikle içki ve başörtüsü gibi konularda meclise herhangi bir yasa teklifleri olmayacağını, insanların hür iradesine saygı göstereceklerini vurgulayan Akif, Allah'ın insanları iman ve inkar konularında serbest bıraktığını belirtiyor.
Bu kuraldan dolayı kimsenin hür iradesine karışmalarının mümkün olmadığını kaydeden İhvan-ı Müslimin lideri Akif, "Tüm din ve inanç sistemlerinde içki haramdır. İsteyen bizim bu sözümüzü dinler, isteyen dinlemez, hesabını Allah'a verirler, bize değil." şeklinde konuşuyor.
“Despot olacağımız bir iftiradır”
Dünya basınının, Mısır'da hiçbir zaman sorun olmayan başörtüsü ve içki konusunu, kendilerinin yüksek oranda oy almalarından hemen sonra gündeme getirdiğini söyleyen Akif, amacın imajlarını bozmak olduğunu savunuyor. İslam ve demokrasi arasında uyumsuzluk olduğunu söyleyenlerin ne İslam'ı gerçek anlamda tanıdığını ne de demokrasi kelimesini gerçek anlamıyla kavrayabildiğini savunan Akif: “Her ülkenin kendine göre şartları var. Hiçbir ülkenin şartları diğer ülke ile örtüşmez. Biz Mısır'da Mısır modelini uygulayacağız. Üstelik İslam farklı şekillerde yorumlanmaz. İslam'ın tek bir yorumu vardır.”
Türkler, yeniden bayrağı eline almalı
Türk halkına karşı ayrı bir sevgisi olduğunu ifade eden Akif, Fatih Sultan Mehmet'ten son halifeye kadar bu büyük milletin dinin hizmetkarı olduğunu ifade ediyor. Müslüman Kardeşler lideri, Türkiye'nin iç işlerine karışmak istemediğini, tek isteğinin yüzyıllarca İslam'ın bayraktarlığını yapmış olan bu milletin bu mesajı taşımaya devam etmesi olduğunu ifade ediyor. Akif ayrıca, Mısır yönetiminin kendilerini yasadışı olarak sınıflandırdığını; ancak tüm icraatlarının açık ve şeffaf olduğunu belirterek, yeraltına inmek gibi bir niyetleri bulunmadığının altını çiziyor.
'İsrail, Ortadoğu'da kalıcı değil'
İsrail ile ilgili olarak kendilerine yöneltilen ithamlara sert tepki gösteren Akif, İsrail ile savaşmak gibi bir niyetlerinin bulunmadığını ifade ediyor. Fakat teşkilat olarak İsrail'i tanımadıklarını ve tanımayacaklarını da vurgulayan Akif, İsrail'in bölgeden gideceğini, bunu sadece Arapların değil, artık İsraillilerin de istediğini öne sürüyor.
İsrail vatandaşlarının artık 300 milyonluk Arap alemi arasında yaşamak istemediğini dile getirdiğini savunan Akif; ancak "İsraillilerin aralarında yaşamayacaklarını söylediği Araplar, şimdiki Araplar değil. Ekonomik, kültürel, ilmî ve teknolojik anlamda ilerlemiş Araplar arasında yaşamayacaklarını belirtiyorlar." diyor.
Araplar geliştikçe, İsrailliler bölgeden çıkmaya başlayacak
Akif, şöyle devam ediyor: "Mazlumlar her zaman daha fazla cihat fikrine sarılır, tıpkı bugün Irak ve Afganistan'da görüldüğü gibi. Cihat, vatanını, namusunu korumak adına herkese farzdır. Teröristle vatanını müdafaa eden arasında büyük bir fark vardır. Terörist için çocuk, yaşlı fark etmez. Herkesi öldürür. Vatanını müdafaa edenlerle teröristleri birbirine karıştıranlar Amerikan propagandasının etkisinde kalanlardır. Bu, kasıtlı olarak birbirine karıştırılıyor."
MİLLİ GAZETE 12.12.2005






