İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Seçim sonrası ABD planları

Dünya
|

Washington'un Bağdat'taki güçlü elçisi Zalmay Halilzad'ın belirlediği bu seçimler sonrası beklenen Amerikan politikası, Kürt koalisyonunun yanı sıra laik, Şii ve Sünni güçleri içeren İyad Allavi başkanlığında bir hükümet oluşturulmasını öngörüyor.

Washington'un Bağdat'taki güçlü elçisi Zalmay Halilzad'ın belirlediği bu seçimler sonrası beklenen Amerikan politikası, Kürt koalisyonunun yanı sıra laik, Şii ve Sünni güçleri içeren İyad Allavi başkanlığında bir hükümet oluşturulmasını öngörüyor.
 
Bu siyasî hatta sonraki süreçte askerî olabilecek gerginliğin gölgesinde Irak'ta İran nüfuzunu reddeden ve İran'la savaşında ABD'nin yanında savaşan güçlü bir laik hükümetin bulunması gerekiyor. Allavi başkanlığındaki hükümet bu sıfatların hepsini taşıyor.
BAŞYAZI
Irak'taki seçimler iki temel konuyla belirginlik kazanmakta. İlki Sünnilerin seçimlere geniş katılımı, ikincisi ise bu seçimlerin daimi parlamentoyu seçecek olması. Bu yılın başlarında yapılan önceki seçimde zirveye vuran Sünni boykotunun gerilemiş olması dikkat çekici.
Başta İslâm Partisi olmak üzere bazı Sünni partiler ve cemaatler, seçimlere katılımın boykottan daha hayırlı olacağı düşüncesinde. Çünkü seçimler Sünnilere hali hazırdaki siyasî çalışmada, devlet işlerinin ve temel kaynaklarının idaresinde rol verecek.
Buna karşın ortada Müslüman Alimler Heyeti gibi hali hazırdaki siyasî çalışmaya katılmama düşüncesine tutunan esaslı İslâmî güçler de var. Bu güçlere göre seçimler işgalden beslenmekte ve herhangi bir katılım, işgalden neşet etmiş kurumlara meşruiyet verilmesine sebebiyet verebilir.
Çoğunluğu temsil etmese de bu Sünni katılım karşısında en fazla mutlu olan taraf ise ABD yönetimi. Çünkü bu katılım ABD'nin omuzlarından ağır bir yükü almış olmakta, işgale ve işgalin siyasî çalışmasına karşı çıkan cephede gedikler meydana getirmektedir. Ana çizgilerini Washington'un Bağdat'taki güçlü elçisi Zalmay Halilzad'ın belirlediği bu seçimler sonrası beklenen Amerikan politikası, Kürt koalisyonunun yanı sıra laik, Şii ve Sünni güçleri içeren İyad Allavi başkanlığında bir hükümet oluşturulmasını öngörüyor. ABD, komşu İran'la savaşının oldukça yakın olduğunu idrak etmeye başladı. Zira İran'ın muhafazakâr Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, nükleer programını geliştirmeyi, uranyumu zenginleştirmeyi ve bu husustaki bütün uluslararası baskılara boyun eğmemeyi sürdürmekte ısrarlı. Bu siyasî hatta sonraki süreçte askerî olabilecek gerginliğin gölgesinde Irak'ta İran nüfuzunu reddeden ve İran'la savaşında ABD'nin yanında savaşan güçlü bir laik hükümetin bulunması gerekiyor. Allavi başkanlığındaki hükümet bu sıfatların hepsini taşıyor. Zira bu adam, dinî kurumun Şii merci Ali Sistani kanalıyla siyasî hayatta hegemonya kurmasına karşı çıkan eski bir Baasçı. Kendisini, başkanlığını İslâm Devrimi Yüksek Konseyi Başkanı Abdulaziz el Hakim'in yaptığı ve geçici parlamentoda çoğunluğu elinde bulunduran Şii koalisyondan tamamen uzak tuttu.
Allavi, Irak'taki İran nüfuzuna karşı çıkarak ABD ve Arap kredisini güçlendirdi.
Allavi ve genel olarak Amerikan işgali üzerindeki tehlikenin kaynağı; Şii koalisyonun veya en azından bazı gruplarının iktidardan kolay şekilde çıkmayı ve demokratik çağdaş bir yolla muhalefet saflarına geçmeyi, yani sportif ruhla seçimlerdeki yenilgiyi kabul etmemesi. Hatta yenilgiyi kabul etse dahi süratle kısa süre içinde İran-Amerikan gerginliğinin yükselmesi ve İran nükleer dosyasının Güvenlik Konseyi'ne geçişi durumunda silahlı muhalefete dönüşecektir. Bu tehlikelerle dolu bir seçim ve sonuçları daha fazla bölünme ve gerginliğe yol açabilir. İran, bu seçimler sonrası huzur ve istikrar vahasına dönüşmeyecek kesinlikle. Toprak üzerinde güvenlik şartlarını iyileştirmesi de beklenmiyor. Hatta daha da kötüleştirebilir. Bu yüzden Başkan Bush'un Irak'ı, komşu ülkelere örnek olacak demokratik bir modele dönüştürme temennilerinin gerçekleşmesi zor. Bu seçimlerin en belirgin olumlu yönü, gazetelerin bahsini ettiği çıkış stratejisini hayata geçirmek için ABD yönetiminin kendine gerekçeler bulması bağlamında gelmesi. Başkan Bush, seçimler sonrası demokrasinin Irak'ta sağlandığını ve güçlerinin misyonunun tam olarak yerine getirildiğini ifade edebilecek. Yalanlar serisine eklenecek bir başka yalan... Amerikan güçleri, kitle imha silahları yalanı altında Irak'a girdikleri gibi, demokrasiyi gerçekleştirdikleri yalanı altında yakın gelecekte Irak'tan çıkacaktır.
(Londra'da yayımlanan El Kuds El Arabi gazetesi 15 Aralık 2005)
Arapça'dan çeviri Halil Çelik.
VAKİT - 16 ARALIK 2005 CUMA
AKRA